FST 1 Mayıs 2005
Hamdolsun son Kurban Bayramını kazasız belasız idrak ettik. Uzak diyarlardan gelen kardeÅŸimle görüşüp hasret giderme fırsatı da buldum bu bayramda, iyi oldu. Bayram önce ve sonrası için bir çok izlenimlerim var ama bunların ancak bir kaçına deÄŸinebileceÄŸim. Bunların başında “deri” meselesi geliyor. Kurban derisi ile ilgili olarak ulusal çapta aklımda kalan iki olay Ankara’da THK’nun bir kuran kursunun derilerine devlet gücüyle el koyma merasiminde okunan duaya amin diyen polis ile ulusalcı kanat önderlerinden DoÄŸu Perinçek’in de bir zamanlar “davaya hizmet” için kurban derisi toplama projesi oldu. Gün Zileli’nin hatıralarında bu konu ele alınmış.
Kurban kesmek İslam dininin çeşitli mezheplerine göre sünnet-vacip aralığında yerine getirilen bir ibadet. Konuyla ilgili bir sürü yorum var. Kurban kesilmeli mi yoksa parası bir yere verilse daha mı iyi olur vs. bunları ilahiyatçılara bırakarak daha somut konulara eğilmek istiyorum. Mesela ortalığın kan gölüne dönmesi, hijyen edebiyatıyla ekranlarda veya sohbet ortamlarında çok bilmiş tavırlarla konuşan tipler vardır. Bunlar genelde dinle alakası olmayan ama hem kel hem fodul misali dinle ilgili fetva vermeye (dindarları aşağılık cahiller kabul ettiğinden olsa gerek) yetkili olduğunu düşünen kişilerdir. Daha cahilleri kurban kesmekle vahşet arasında bağlantı kurarak kurban bayramı dışında hiç hayvan kesilmiyormuş sanan tiplerdir. Bunların çoğunluğu normal zamanlarda yedikleri beyaz ve kırmızı etlerin kesilmiş halde gökten indiğini filan zannederler. Neticede bu tür insanlar kurban kesen klasik kesim yanında sayıca pek fazla yer tutmazlar.
Öte yandan, hijyen ve vahşetle ilgili bir takım düzenlemelerin yıllar itibariyle düzelmeye başlaması da elbette gözden kaçırılmamalı. Bence burada bizim kurban kesen vatandaşın 3-5 kuruş kesim parası vermemek için katlandığı cambazlıkların azalmasının da etkisi var. Gidip bir mezbahada adam gibi uzman kasaplara hayvanı rahatça kestirmek varken, eline kör bir bıçak getiren vatandaşımız sevap kazanacağım kanaatiyle çıktığı yolda İspanya festivallerine rahmet okutacak görüntülerin ortaya çıkmasına sebep oluyor. Ama zaman içinde paradan kaçmakla rezillik çekmek arasında tercih yapma noktasında rezillikten kaçma güdüsü ağır basmaya başladığını gözlemliyorum. Benim yaşadığım yerde küçük baş hayvan 9 Milyona, Büyük baş 100 milyona tertemiz kesilip teslim ediliyordu. Büyük baş hayvan hisselere bölündüğünde kişi başına pek önemli olmayan bir meblağ düşmüş oluyor vs. Zaman içinde profesyonellere iş yaptırma eğilimi arttıkça bu tartışmalar da azalacaktır.
Kurban Derisi
Kurban Derisi konusuna gelince, deri ekonomik açıdan önemli bir gelir kaynağı. Dini cemaatler tarikatler ve (Gün Zileli’nin beyanına göre İşçi Partisi dahil) bazı diÄŸer sivil ve resmi kuruluÅŸlar bu büyük pastayı paylaÅŸmaya çalışıyorlar. Pasta paylaşımı serbest rekabet ortamında olsa pek sıkıntı çıkmayacak, isteyen gider toplar hesabı. Ancak, problem ÅŸu, Türkiye’de dini ve kiÅŸisel bir ibadet olan kurban kesimine devlet müdahalesi söz konusudur. Din ve devlet iÅŸlerinin birbirinden ayrılması sakızını çiÄŸneyen devlet dini bir ibadetin önemli bir kısmına yasa yoluyla müdahale etmektedir. Türk gençlerine planör uçurma konusunda destek olan ve bunun dışında ne yaptığını anlamadığım, yarın kapatılsa Türk halkından kimsenin ardından gözyaşı dökmeyeceÄŸi bir kuruluÅŸ olan Türk Hava Kurumu yasa ve TV’de izlediÄŸimiz kadarıyla sopa zoruyla vatandaşın canının istediÄŸi yere verdiÄŸi kurban derilerini alma hakkını elinde bulundurmaktadır.
Elbette THK’nun bu icraatında bazı ilginç noktalar var. Bir defa deriyi THK’nun yerel yetkilileri ve muhtarlar devletin kolluk güçleri desteÄŸiyle topluyorlar. THK’nın en küçük ilçelere kadar büroları mevcut. Buraları hiçbir faaliyette bulunmaz ve tüm yıl boyunca, Kurban Bayramı hariç kapalıdır. Bölgede toplanan derilerden elde edilen getirilerin yaÄŸlı bir kısmı toplamaya yardımcı olan mahalle muhtarlarına bırakılır. Böylece muhtarlar iÅŸtahla bu süreçte rol alırlar. Bunun yanında dini kurumlara da pay veriyoruz mesajı içersin diye Türkiye’nin en zengin teÅŸkilatı Diyanet Vakfına da hisse ayrılır. Burada bir taÅŸla iki kuÅŸ mantığı vardır. Yani, “bakın biz de dine saygılıyız, diyanete pay veriyoruz” mesajının yanında, parsadan pay almak isteyen Diyaneti de yanlarına çekmiÅŸ olma gerçeÄŸi. Bir miktar Çocuk Esirgeme kurumuna filan derken kalan büyük dilim planör ve paraşüt cemiyetinin hesabına yatıyor.
Peki bunda ne var? THK, tamam lüzumsuz bir cemiyet ama varsın toplasın, ne olur, diyebilirsiniz. Problem sadece devlet zoru ile olmasında yatıyor. Yani vatandaşı bırakırsanız, THK’nın ne iÅŸ yaptığını bilmeyen bir kaç saf ve ÅŸeriatçılık gereÄŸi olan kurban ibadetini yaptığı halde, ideolojik olarak kestiÄŸi kurbanın derisini ÅŸeriatçılara vermeme gayretiyle hareket eden garip ÅŸahsiyetler dışında THK deri alamaz. Adı üstünde “dinin emri” olan bir iÅŸte kurbanı kesen niye gidip THK’ya deri verecekmiÅŸ? Mahalle camisi, bir fakir komÅŸu, muhabbet duyulan bir tarikat, cemaat dururken kim ekonomik deÄŸeri olan bir ÅŸeyi devlete ait özel bütçe ve gelir kalemleri olan kurumlara versin? Yani, kanun zoru olmasa THK deri yerine en iyi ihtimalle biraz sakatat alır ve bir çok taÅŸra bürosunu da kapatmak zorunda kalır. Hasılı THK’nın Türkiye genel garabet manzarası içinde pek tuhaf kaçmasa da, akil insanlarca anlaşılması imkansız bir rolü var. Solcu geçinen ve kendini “çaÄŸdaÅŸ” olarak vasıflandıran çoÄŸu küçük memur, bir kısmı kelli felli akademisyen, öğretmen, cahil bazı esnaf ve öğrencilerin bu konuya biraz daha dikkat etmeleri gerekiyor.
Geçenlerde TV kanallarında haber olarak verilen olay bu garabete iyi bir örnek. Kuran kursu mu, cami mi tam hatırlamadığım bir yerde toplanan 40-50 kadar deriye THK polis eÅŸliÄŸinde el koyuyordu. THK yetkilisi de, nedense aklımda kalmış, entel görüntülü, teke sakallı bir tipti. Yukarıdan sakallı bir kuran kursu yetkilisi adama bir ÅŸeyler sayıyordu. Zannedersem derilerin bir kısmının verilmesine, ister istemez fit olundu ve ekipler olay mahallini terkederken en yetkili olduÄŸunu düşündüğüm hoca bir de dua yaptı. TV kanallarının olaylara uzaklığından olsa gerek hocanın duası “çocuklarına beddua ettiler” diye verildi. Halbuki ben duayı dinledim, “Allah islah etsin, onlar da doÄŸru yolu bulsun” türünden bayağı iyi niyetli bir duaydı. Hatta gariban bir polis memuru da duaya ellerini açıp iÅŸtirak ediyordu. Beddua ile karıştırılan, daha saldırgan bir baÅŸka yetkilinin teke sakallı THK yetkilisine bağırırken kullandığı ifadeler olabilir. Kanal D olduÄŸunu tahmin ettiÄŸim bir kanal ise olayı “Åžok, polis de duaya katıldı” gibi garip bir ifadeyle sundu.
Bu tiplerin ultra cahilce hareketleri bana artık birer darbı mesel haline gelmiÅŸ Cumhuriyet gazetesinin “Bu sene de Hac kurban bayramına tesadüf etti” haberini hatırlatır. Bir zamanlar da Milliyette Melih Aşık’ın köşesiydi galiba “Bir bürokratı saat 14.00′te telefonla aradık, namazda olduÄŸunu söylediler. Takvimde namaz vaktine baktık 12.30 yazıyordu. Bu neyin namazı” mealinde bir haber vardı. Güya gerici bürokratı dini istismar ederken yakalamış oluyorlardı. Ertesi günkü köşede şöyle bir özür yazılmıştı: “MeÄŸer öğlen namazı ikindiye kadar kılınabiliyormuÅŸ…”. Hasılı, bizim memlekette islam dininin alfabesi düzeyindeki basit ÅŸeyleri bile bilmeyen insanlar manasız bir ÅŸekilde müslüman düşmanlığı yaptıklarında komik hallere düşmekten kurtulamıyorlar. Bu ruh halinin ayrıyeten analizi de gerekir.
Kurban derisi bahsinde THK hegemonyası hariç, öğrenci yurdu ve pansiyon ismiyle yeraltı faaliyeti sürdüren dini tarikat ve cemaatler arasında adil bir rekabet yaÅŸanır. Eskiden Süleymancı olarak adlandırılan cemaat bu konunun kompedanı sayılırdı. Åžimdi artık herkes bu rantı öğrendiÄŸi için rekabet kızışmış galiba. Hatta bu konuda şöyle bir nükte de duyup hayli gülmüştüm, sizinle paylaÅŸayım. Bir sohbet sırasında nüktedan bir hocaya “Hocam, Hz. İbrahim Hz. İsmail için gelen koçu kesti orasını anladık. Muhtemelen sonra bir de kavurma yapıp yemiÅŸlerdir ama koçun derisi ne oldu acaba” demiÅŸler. Hoca bir müddet sakalını sıvazlayıp düşündükten sonra “Ey cemaat bu mesele derin, beni aÅŸar, gidip Süleymancılara sorun” demiÅŸ.
Herkesin geçmiş bayramını kutlarım
Popularity: 15% [?]