Kamusal Kule II: “Bir Arap turist geldiği zaman içeri alınmayacak mı”

FST 9 Mayıs 2005


Hatırlanacağı üzere bu sitede 2 Aralık 2004 tarihli yazımda, İstanbul Üniversitesi “sınırları” dahilindeki Beyazıt kulesinin turizme açılması ile ilgili bir yorum yapmış ve başörtülülerin otoparka dahi sokulmadığı kampüs alanına girmek isteyen Malezyalı, Arap vs. turistlerin problem oluşturacağından bahsetmiştim.

Bugün Tercüman gazetesinde aynı konuyla ilgili (ve benim beklentimi doğrulayacak yönde) bir haberle karşılaştım. Habere göre 2005 yılı Türkiyesinde şöyle bir “sorunsala” çözüm aranıyor:

“İÜ Rektörü Prof. Mesut Parlak, “Üniversite arazisine, başörtüyle girilmez” derken, Kültür Müdürlüğü “Eğer Müslüman turistlere izin verilirse, başörtülü Türk vatandaşları neden bu haktan yararlanamasın?” sorusuna cevap arıyor.”

Ne problem değil mi? Ya “müslüman” bir “Türk” yanlışlıkla, veyahut hile ile “müslüman” Arap, Malezyalı, Endonezyalı turist kılığında kuleye çıkmaya kalkarsa? Neler olacağını tahmin dahi edemezsiniz.

Bu arada, Büyükşehir Belediyesi Turizm Atölyesi Müdürü Tülin Ersöz ise şu açıklamayı yapmış:

“Sayın Parlak bize bu konuda herhangi bir şey söylemedi. Bu haberler medyada çıkıyor. Anlaşma sağlandı. Turizmde türban sorunu mu olurmuş? Bir Arap turist geldiği zaman içeri alınmayacak mı? Kulenin mülkiyeti İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’ndadır. Zemin etüdü yapılacak, statik incelemelerde bulunulacak. Araştırmalar sonucunda keşif bedeli belirlenerek, şartname hazırlanacak ve ihaleye çıkılacak. Herkes buranın turizme açılması konusunda mutabık.”

Ben Tülin Ersöz’ü pek iyi niyetli gördüm. Daha geçenlerde İstanbul Üniversitesi otoparkında yaşlı bir kadının arabada oturmasına dahi izin verilmeyip kovulduğuna şahit olmadık mı? Geçen yıl da kendi çağırdıkları müslüman bir akademisyen bildiri sunmak için ta bilmem nereden Türkiye’ye geldiğinde “kusura bakma başörtüsüyle alamayız, biz sizi erkek sanıp çağırmıştık” dememişler miydi? Sayın rektörün çağdaş, laik, demokratik yapıdan “ödün” vermeyeceği ortada. “Turizmde türban sorunu mu olurmuş” gibi lafları ise kendisinin iyi niyetli saflığına veriyorum. Bu ülkede hiçbir şey hibir yerde sorun olmasa bile türban heryerde sorun olabilir. Özellikle de İstanbul Üniversitesi kampüs alanı içinde.

Bu kamusal kule bize daha malzeme çıkaracak gibi görünüyor, bu vesileyle aklıma gelen bir öneriyi iki gruba da söyleyeyim: Kamusal olmayan Beyazıt Meydanından kamusal olan İ.Ü. Kampüs alanına girişte müslüman turistlere aynı camilerde gayri müslimlere başörtüsü dağıtıldığı gibi peruk taktırılarak kuleye intikal etmeleri sağlanır. Bu şekilde laiklik korunduktan sonra dönüş yolunda yine peruklu geçiş ile tören tamamlanır. Hatta peruk kirası olarak 1 YTL de alınırsa, ciddi bir gelir kapısı da olabilir. Bu fikir karşılığı telif istemiyorum. Ülkeyi meşgul eden böylesine önemli (!) bir meselenin çözümünde payım olmuşsa ne mutlu…

Popularity: 10% [?]

Bir yorum

  1. BirBilgi - 27 Ara 2007 - 5:31 am

    Sitede emegi gecen herkese tesekkurler

    http://www.1bilgi.com

    Sizleride sitemize bekliyoruz

    Nice yillara…

Geri bildirim | Yorumlar için RSS

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş