“Kutsal Gerçek” ve “Kamusal Alanda Siyasi Simge”

FST Mayıs 9th, 2005

Anayasa Mahkemesi başkanının başörtüsü ile ilgili yaptığı çıkışa bir destek de YÖK başkanından gelmiş. Olabilir de, YÖK başkanının kullandığı ifade kafamı karıştırdı:

Bumin’in, türban konusunda yaptığı konuşması, mahkeme kararlarıyla tespit edilmiş hususlardır. Bumin, başörtüsü konusundaki kutsal gerçeği dile getirdi. Onun için bu bir hatırlatmaydı.

Başörtüsü konusundaki gerçek neden kutsal olsun? Laik bir ülkede, Genelkurmay başkanımızın ifadesiyle ılımlısı dahi kabul edilemeyecek düzeyde “islam”kelimesi içinde geçmesi hoş görülmeyen bir memlekette “kutsal gerçek” de ne ola ki? Acaba karşıt bir din, bir metafizik durum mu var? Bir şey anlamadım. Muhtemelen bu sırrı çözmek için hristiyanların kutsal kasesi gibi bizim araştırmacılarmızın da kutsal gerçeğin izini sürmesi gerekecek galiba.

Bu arada, ilgili sitedeki haberin son kısmında şöyle bir ifade de dikkatimi çekti. Belki de kutsal gerçeğe yaklaşmış olabilirim, kimbilir:

…Teziç, başörtüsüyle ilgili konunun hukuki anlamda çözümlenmiş bir konu olduğunu, Danıştay’ın, Anayasa Mahkemesi’nin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararları dayanağında da kamusal alanda simge haline gelmiş giysi biçimlerinin kullanılamayacağının belirtildiğini ifade etti….

“Kamusal alanda simge haline gelmiş giysi giymemek” sözünü tam algılayamadım. Gerçi başörtüsü meselesinde artık “kutsal gerçek” haline gelmiş bir çok şeyi artık kimse anlayamaz halde ama, bir giysinin siyasi simge olması biraz muğlak. Mesela, kamusal alan olan devlet okuluna (ve nedense Türkiye’de özel okula da) tişörtle, takım elbiseyle ve yeşil renkli kabanla gelen bir öğrenciye şunu söylemek bu kapsamda mümkün değil midir?

1-”Tişörtler özgürlük, rahatlığın dolayısıyla liberalizmin yahut daha da ileri gidersek anarşizmin simgesidir, binaenaleyh bu simgeyle kamusal alana giremezsiniz”2-”Ciddi bir takım elbise ve kravatla kamusal alana giremezsiniz, zira bu devlet ciddiyetinin simgesidir. Devlet ciddiyeti de özünde Kemalizm ideolojisiyle bağlantılıdır. Dolayısıyla kamusal alana bu simgeyle giremezsiniz.”

3-”Yeşil renkli parka, mont vs. ile kamusal alana girilmez, zira bu fi tarihinde sol ideolojileri temsil ederdi, binaenaleyh siz komünistsiniz, simgenizle diğer görüşlere baskı yapma ihtimaliniz var” vs.

Yine kamusal alan olan okul bahçesine beyaz bir atla giriş de, “Kır at demokrat parti ve DYP görüşünü simgeler, binaenaleyh yasaktır, bundan sonra kamusal alana girilirken at boyanacaktır” denerek engellenemez mi? Bu örnekleri sonsuz sayıda her çeşit kılık ve kıyafet için uzatabilirsiniz. Ne de olsa elastik bir yorum aracı var elinizde. “Kamusal alanda simge haline gelmiş giysi”. Ha, şu kastediliyorsa (ki galiba öyle) mesele yok, açıkça söylensin, bir sürü laf kalabalığından da tasarruf edilmiş olur: “Kardeşim, ılımlı veya ılımsız islamı çağrıştıracak herhangi bir şekille asla sizi görmek istemiyoruz.” Bakın mesele çözülmüş oldu, değil mi.

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

Kapat
E-posta ile paylaş