“Orhan Kişot”: Dünyamızın 40 yılı kaldı
FST 7 Haziran 2005
Çevre konularıyla misyoner misali ilgilenen bir profesör var, Orhan Kural. Bahçelievler Belediyesi tarafından tertip edilen konferansta Orhan Bey dünyanın felakete doğru ilerlediğinden bahsetmiş. Buzullar eriyor, sıcaklık artıyor, Hollanda sular altında kalacak vs. Bunlarda ne ölçüde gerçeklik payı var tabii bilemiyorum.
Ben ilkokula giderken de aynı şeyleri duyduğumu hatırlıyorum, 1997′de petrol bitecek, ozon tabakası bilmem ne olacak, dünyanın şu kadar ömrü kaldı gibi. 2005 oldu petrolün bırakın bitmesini, yeni kuyularla ilelebet bitmeyeceği, bitse bile çoktan onu ikame edecek kaynakların geliştirileceği anlaşıldı. Çevreye zarar veren gaz ve atıklarla mücadelede önemli yollar alındı. Çevre, yeşil, çiçek, böcek, tamam önemlidir ama sayın Profesörün endişelerinin arkaplanına biraz daha sağlıklı bakmakta fayda olduğunu düşünüyorum.
Bu konuları sıkça gündeme getiren yeşil örgütler, bazı araştırmacı ve akademisyenler, birtakım bürokratlar gibi çevrelerin ortalığa bir korku havası yayarak oluşan iklimden maddi anlamda menfaat elde ettiklerini hissedebiliyorum. Bu anlayış kabaca fosil yakıt kullanan fabrikaların, sömürü getiren üretim ilişkilerinden oluşan sanayinin, rekabeti ve tüketimi tetikleyen teknolojinin olmadığı, insanların sadece rüzgar, güneş, metan gazı gibi alternatif enerji kaynaklarıyla, mutlu bir şekilde komünal hayat süreceği bir düzeni öngörüyor. Ben konunun uzmanı değilim ama işin ardındaki bazı tipleri görünce burnuma metan gibi kokular da gelmiyor değil.
Orhan Kural’a dönersek, sayın profesör dinleyicilere ve bizlere bir de müjde veriyor: “Yakında hayatımın anlatıldığı “Don Kişot, Orhan Kişot��? ismiyle sahnelenecek olan müzikal oyunla da karşınıza çıkacağım��?. İsmi pek başarılı bulmadım ama kendi bilir. Muhtemelen Orhan Kişot yeldeğirmeni misali çevre düşmanı sanayi tesislerine saldırmayı düşünüyor ama ümit ederim bir garip Şanso Panza kendisine uyarılarda bulunur, hocamız bir tarafını sakata getirmez. Kendisine davasında başarılar dilerim.
- Diğer
- Yorum(2)
- Bu Yazıyı Paylaşın
- PDF olarak kaydedin
orhan kural’ın bahsettiği dünyanın son 40 yılı orhan beyin işkembesinden uydurduğu bişey değil. geçen sene bütün haber bültenlerinde bas bas bağrılan, üzerinde amerika dahil bütün avrupa ülkelerinin konuştuğu bir pentagon raporundan çıkma bir mevzudur bu. hatta pentagon amerikan hükümetine bu mevzunun siyasi öncelikli olarak gündeme alınması ve hemen acil önlem planlarının uygulanmaya başlamasını da istemiştir. sonra bu gündeme alma mevzularından geri adım atmışlardır ve kendi hazırladıkları raporu spekülatif olarak değerlendirdiler. “spekülatif” dedikleri halde raporu doğrulayan pentagon, rapor her ne kadar doğru olsa da ülkeleri nükleer silahlanmaya teşvik edeceğini düşünüyor. böyle de ilginç bir mevzu yani. okumak iyidir. işkembeden atıp tutmamak lazım.
Soylediklerinizde hakısınız. Sadece bu işin bazen asıl ekseninden kayıp bazı çevreci örgütlerce manipüle edilmesi ihtimaline vurgu yapmak istedim. Bazen insanların (özellikle çocukların) aşırı şekilde korkutulmaya çalışıldığını düşünüyorum. Neticede sadeceçevre meselesi değil, mesela fakirlere yardım amaçlı sivil toplum örgütlerinde de bunlara rastlanabilir.
Sonuçta çevre kirlenmsi ve diğer sorunlara göz kapatılması gerektiğini söylemek için insanın akılsız olması gerekir.
Katkınız için teşekkürler.