Bir başka açıdan “Türkiye Gerçeği” Kurtlar Vadisi
FST Haziran 10th, 2005
Önce bir itiraf: Bu diziyi bir kaç dakikalık “zap” rastlantısı haricinde “hiç” izlemedim. Sadece bir kaç yerde 3-5 dakika kadar çeşitli sahnelere şahit oldum. Aklımda kalan, bir kaç yapmacık çatışma ve takip sahnesi yanında, koyu renk takım elbise giymiş, lisede çift dikiş gitmekten kartlaşmış izlenimi veren, tertemiz mavi ve beyaz gömlekli ancak kirli sakallı tiplerin birbirine garip espriler yaptığı bir iki sahne ile adının Polat olduğunu öğrendiğim gençten bebek yüzlü birinin duvarda bir yerlere gözleri sabitlenmiş, vesikalık resim çektirecek gibi hareketsiz otururken, yavaş sesle yanında boynuna fular takmış tıslar gibi genizden konuşan yaşlı biriyle yaptığı sohbetti. Hatırlayabildiğim kadarıyla aralarında şöyle bir diyalog geçiyordu:
- (Polat, gizemli) Kim bunlar, tapınakçılar mı?
-(Fularlı, genizden) Hayır….
-Masonlar mı?
-Hayır…
-O zaman daha yukarıdan mı?
-Ben de bilmiyorum…
Herhalde “derin” ülke mevzularında iç ve dış güçler üzerine bir tartışmaya rastlamıştım. Zaten medyaya yansıdığı kadarıyla da dizi “Türkiye’nin gerçeklerinden” bahsediyormuş. Her neyse, duyduğuma göre dizi bitmiş, ilgililer yaz sezonunda biraz dinlenir, senaristler de sonbahara yeni “Türkiye gerçekleri” temelinde bölümler çekerler.
Elbette diziyi izlemeyen biri olarak içerikle ilgili söz söylemek haddim değil. Tercih meselesi olduğu için de izleyenlere saygı duyarım. Ancak, Kurtlar Vadisi üzerinde sağda solda “çok kanlı, gençleri mafya olmaya özendiriyor, yasaklansın” türü şikayetler duyduğumdan, bugün Ayvaz Özel’in yazdığı bir yazıya atıfta bulunmak istedim. Genel yaklaşımların tersine Ayvaz Özel Kurtlar Vadisi “gerçeğine” farklı bir noktadan bakmış. Liberal Hareket sitesindeki yazıyı alıntılıyorum, özellikle dizi hayranlarının ilgisini çekebilir:
Kurtlar Vadisi’nin faydası ve zararı
Kurtlar Vadisi dün final bölümüyle sezonu kapattı. Bu diziye bende bir eleştiri yapmak istiyorum.Ama gençleri mafyaya,çete kurmaya özendirdiği için değil. Tabii ki özendirmeli.Özendirecek ki yapısal sorunlarımızı daha iyi görelim.
Şimdi ne demektir bu?
Örneğin birisinin birisini Kurtlar Vadisinden esinlenerek bıçaklaması her nekadar dizi onu etkilemiş olsa da aslında üzerini örttüğümüz bir gerçeğe işaret etmektedir ; adaleti tesis etmedeki başarısızlığımız.
Ahmet Mehmet’i diziden esinlenerek vurdu da kardeşim bizim hukuk sistemimizin hiç mi suçu yok? Ahmet’in Mehmet’i vurmasında etken olgu dizi değil hapishanelerin okadar da kötü bir yer olmadığı imajıdır.Ayrıca Ahmet Mehmet’i vururken çok fazla ceza almayacağını da bilmektedir.Mutlaka birsürü indirimler eşliğinde en fazla 8-9 sene yatar hatta bu arada af da çıkabilir değil mi?
Bir tv yapımcısının dediği gibi Formula 1 hız yapmayı özendiriyorsa onu da yasaklayalım o halde? Bir insanın hız yaparak kazaya sebebiyet vermesi Formula 1′in suçu değildir.Suç yine doğru dürüst trafik-ceza sistemini tesis edemeyenlerdedir.A.B.D.’de dönmeden 300 metre önce sinyal vermezsen çok ağır yaptırımlar vardır.Bizde ise bırakın 300 metre önceden sinyal vermeyi , adamın biri kırmızı ışıkta 10 kere geçse bir yaptırımla karşılaşma ihtimali karşılaşmama ihtimalinden düşüktür.
Fenerbahçe’nin , Galatasaray’ın karşı takım taraftarlarını tahrik edici t-shirt’ler bastırması da oldukça sakıncalı bir durum arz ettiğinden onları da yasaklamak mı gerekir? Yoksa insanların kafasına ” Ulan ben bu adamla kavga edersem , bıçaklarsam hücre tipi bir odada ömrümün geri kalan kısmını geçirebilirim. ” korkusunu mu kazımak gerekir?
Herneyse…Demek ki “özendirme” iyi birşey.Yapısal sorunlarını daha net görmende faydalı oluyor.Düşünsenize Kurtlar Vadisi olmasa herkes adaletin-hukukun çok süper işlediği,suçluların cezalarını çektiği bir yer sanacak Türkiye’yi.Veya Formula 1 hızı özendirmese sanacağız ki trafik sistemimiz gayet güzel çalışıyor.
Ben asıl Kurtlar Vadisi’ne eleştiri yapmak istediğim noktaya gelmek istiyorum.
Kurtlar Vadisi’nin asıl en sakıncalı tarafı geçmiş hükümetleri aklamasıdır.Bunu nasıl yapıyor? Dizide sürekli vurgulanan mesaj şu ; “Aslında seni başbakan değil gizli güçler yönetiyor.Bu hale geldiysek bu gizli güçlerin yüzünden geldik”.
İşte bu mesaj kitlelerin beyinlerine hemen her hafta yerleştiriliyor.Ama böyle yaparak aslında Süleyman Demirel’i , Bülent Ecevit’i , Tansu Çiller’i , Necmettin Erbakan’ı…vs’yi aklamış oluyoruz. Nasıl olsa onlar masum , bizi aslında gizli güçler yönetiyor değil mi?
- Diğer
- Comments(1)
sonunda sansürlediler.