Archive for Temmuz 3rd, 2005

“Ayyıldız konusunda pazarlık olmaz” ise bu neyin nesidir?

FST Temmuz 3rd, 2005

Son haftada futbol camiamızda “Fatih Terim” Rüzgarı esiyor. Eski bir futbol ilgilisi olarak kafama takılan bir konuyu açmak isterim. Ermanhoca.com sitesinde gözüme çarpan haberde şöyle bir ifade var:

Fatih Terim, yönetim kurulu üyelerine “Ben ortada milli takım varsa bir liranın lafını etmem. Para asla konuşmam. Bu tamamen yönetimin konusudur” ifadesini kullandı. Ay - Yıldızlı hocanın, Başkan Levent Bıçakcı ile Bodrum’da yaptığı toplantıda da aynı yanıtı verdiği bildirildi. Levent Bıçakcı yönetiminin ilk buluşmada hocanın alacağı ücreti belirleyeceği, ancak 110 milyar lira aylıkla birlikte, 5 yıl için kendisine 4.1 trilyon lira ödenmesinin düşünüldüğü öğrenildi.

Ben mi yanılıyorum, yoksa Ersun Yanal’a 70 Milyar ödendiği için “Ooo, eşşek yüküyle para alıyor” denmiyor muydu? Hatta daha önceki teknik direktör Şenol Güneş daha düşük bir paraya çalışmıyor muydu? Bu nasıl bir perhizdir ki, 110 Milyarlık lahana turşusu söz konusu olsun. Fatih Terim’in “bir liranın lafını etmem” demesine mukabil federasyonun yüzde 50′den fazla maaş artışı yapması makul bir şey gibi gelmiyor bana. Ne ala memleket, “istemem yan cebime koy” hesabı.

Fatih Terim’in ne getireceği de belli değil, büyük ihtimalle başarısız olup “enkaz devraldık, 2008 bilmem ne kupasına hazırlanacağız” diyecek. 3 yıl boyunca 3-4 Trilyon para ödenecek. Bir alay da yardımcı almış, benim gençliğimin futbolcu eskilerinin tamamını teknik ekibe doldurmuş. İşin açığı ben kendisini biraz balon görüyorum. Fatih Terim’in Avrupa Şampiyonasında gol atamadan geri getirdiği günleri unutmadım. Milan’da başarısız olup kovulduktan sonra Avrupa dışında çalışmam ayağı yapıp, fırsat çıkar çıkmaz “15 saniyede” teklifi kabul edip “Milli görev, ne yapalım mecburuz” gibi laflar etmesi de Türkiye’de hiç yabancısı olmadığımız bir anlayışın göstergesidir.

Bir de Hakan Şükür meselesi var tabii. Ben nedense bu zatı görünce merhum Kemal Sunal’ın tiplemelerini hatırlarım. İlaveten Torinolu Şaban geyiği vardı 5-6 sene evvel, evlere şenlik. Bu tür profesyonellikten uzak tiplerin asla istikrarlı bir başarıyı yakalayamaması sürpriz değildir. İşin Fethullah Hoca boyutu da gereksiz bir ayrıntıdan ibarettir, reklamdır. Hasılı, Fatih Terim’e ödenen para ve konunun abartılmasında bize özgü gereksiz heyecanların etkili olduğu ortada. Elbette bu hercümerç içinde birileri yolunu buluyor, onlara da helal olsun.

Barışın Simgesi

FST Temmuz 3rd, 2005

Daha önce “Demirellerin çanağı ortaktır” dediği rivayet edilen, biraderi Şevket Demirel’in mallarına oğlu vesilesiyle el konduğunda “bu bir gasptır” diye feryat eden ve satır arasından darbe çağrısı yapan Süleymen Demirel’e Zonguldak Ereğlisinde ‘12. Uluslararası Sevgi, Barış, Dostluk Kültür ve Sanat Festivali” etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen törende, ”Uluslararası Sevgi, Barış, Dostluk Ödülü” ve ”Fahri Hemşehrilik Beratı” ve beratın yanı sıra Ereğli’nin sembolik altın anahtarı “takdim edilmiş”. Belediye başkanı da “Türk siyaseti ve ekonomisine hizmetleri ile barışa olan inancı dolayısıyla” söz konusu ödülü ve beratı, Demirel’e vermekten mutluluk duyduğunu kaydetmiş.

Ben belediye başkanının ödül verme gerekçelerini tam çözemedim. Demirelli dönemler Türkiye’de ekonominin belinin doğrulmadığı, büyük sermaye çevrelerinin semirdiği, siyasi istikrarsızlığın had safhaya çıktığı darbeli yıllardır. (Bkz. 1980 öncesi ve 1991 sonrası.) “Barışa olan inancı” da büyük ihtimalle belediye başkanının yağcılık yapıyoruz diyemediği için uydurduğu bir şey olsa gerek. Benim de barışa inancım var, ekonomiyi de tepetaklak hale getirmedim. Bakarsınız kıymetimi bilenler bir kasaba kiraz festivalinde “dostluk, ahbaplık” ödülünü bana “takdim ederler”, kimbilir. Yalnız anatarı uyduruk değil 24 ayar altından isterim, dar zamanda bozdurmak gerekebilir.

Kapat
E-posta ile paylaş