Makineler Sökülüyor, SEKA İşçileri Nerede?

FST 29 Temmuz 2005

Bugün bir haber gördüm, SEKA’nın makineleri parça parça ihaleyle satılıyormuş. Anlaşıldığı kadarıyla pek rağbet yok. Daha önce iki ihale açılmış ama makinelere talipli çıkmamış. Son ihalede sadece bir makineye Suriyeli bir firma teklif vermiş ve malı sırtlayıp gitmiş. Ne garip durum. Geçtiğimiz aylarda “SEKA’yı kapattırmayız, sattırmayız, bırakın özelleştirmeyin en güzel şekilde işletiriz, milli servettir” vaveylası vardı hatırlarsanız. SEKA İşçileri bebeklerini kucaklarına alıp zorla ağlatarak duygu sömürüsü yapıyor, peşkeş edebiyatı gırla gidiyordu. Bir sürü ODTÜ’lü, SBF’li marksist genç de “yaşasın SEKA direnişimiz” gibi sloganlarla nostalji yaşıyor, işçilere destek oluyordu. Sonra ne oldu, ne bitti bilinmez, bütün SEKA işçileri İzmit belediyesine 1.2 Milyar minimum maaş garantisiyle işçi yazılınca ortalık sütliman oldu. Ne “SEKA satılamaz” diyen kaldı, ne de “biz burayı işletiriz” diyen.

Demek ki hepsi yalanmış, madem öyle bir alay küzumsuz laf edeceğinize, “kardeşim bizim SEKA ile filan bir derdimiz yok, ister satın ister kapatın, yeterki paramızı ödeyin” deseydiniz ya? Sendika ağalarıyla tüm toplumu budalama yerine koyan eski SEKA yeni belediye işçilerine sesleniyorum. Bakın “Milli Servetimiz” stratejik kağıt fabrikasının bir makinesini (hem de) Suriyelilere satmışlar. Alsa diğerlerini de satacaklarmış ama müşteri bulamamışlar. Neredesiniz, gidiyor, peşkeş çekiliyor makineler. Sinan Aygün bey, işçi ve komünist gençlerden ümit yok bari siz kulak verin feryadıma…

Popularity: 7% [?]

Bir yorum

  1. Anonymous - 12 Mar 2006 - 12:51 am

    SEKA’nın makinalarının satılmasını büyük bir üzüntüyle takip ettik. 51 gün boyunca bizleri ziyaret edenler gibi siz de laftan başka bir şey üretmiyorsunuz.
    Ben 20 yılımı SEKA arazisinde çalışarak geçirdim. SEKA’da evimden daha çok zaman harcadım. Ben ve arkadaşlarım bu milletin SEKA’ya halen ihtiyacı olduğunu bütün yolları kullanarak anlatmaya çalıştı(k). Ailelerimizle birlikte 51 gün boyunca kendimizi fabrikamıza kapattık insanlar “Orada neler oluyor” desinler, kendilerine gelsinler diye. Baktık ki bu milletten ne köy olur ne kasaba. Biraz daha uzatırsak ya cezaevi gözüküyor, ya kapı önü. Bir ihtimal de olsa ölmek te var sonunda. Toplandık ve karar verdik. Bu millet adam olmaz. Kahraman istiyorlarsa başka yerde arasınlar. Biz gücümüzün yettiği kadarını yaptık. 51 gündür bir arpa boyu yol alamadıysak, bu millete bir şeyler anlatamadıysak bundan sonra ne yapsak nafile. Ve direnişe nokta koyduk. Şimdi sıcacık evinde oturan bir kişi kalkmış bizim hakkımızda ahkam kesiyor. Bize iftiralar atıyor. Ben orada yaşadığım hiç bir olayı sizin anlattığınız gibi yaşamadım. Her söylediğmi inanarak söyledim. Maaş için için değil SEKA hayatta kalsın diye çabaladım. Tüm SEKA’lılar da öyle. Bize özür borçlusunuz. Yazdıklarınız için. İftiralarınız için. Biz SEKA için yıllarca mücadele verdik. Siz ne yaptınız bizleri eleştirmekten başka.

Geri bildirim | Yorumlar için RSS

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş