“Çağdaşlığa Gönül Verenler”

FST Ağustos 13th, 2005

Atatürk, Cengiz Han, Atilla ve Hitler’den sonra “Liderlik Sırları” tezlere, kitaplara konu olan Süleyman Demirel’in medya turu Tercüman Gazetesinde devam etmiş. Röportajda artık gelenekselleşenler yanında her zaman olduğu gibi ilginç şeyler de göze çarpıyor. Bu büyük liderin hepimize yol gösteren mülakatını mutlaka okuyun. Ben kafama takılan birkaç bölümü aktarmak istiyorum:

[…] Alın siz yönetin dendiği zaman halk yönetenlere bir hak bir emanet veriyor. Ve emanet ehliyetle kullanılmalıdır, keyfiliğe kaçmadan kullanılmalıdır, vicdan ve adaletle kullanılmalıdır

[…] Dün kadınların elinden çantalarını kapanlar bugün erkeklerin elinden çantaları kapmaya yönelmişlerdir. Hırsızlık ise fevkalade yaygın hale gelmiştir

[…] Cumhuriyet geleneklerinde ne başı bağlı bir cumhurbaşkanı hanımı var ne de başı bağlı bir cumhurbaşkanı var. İkisi de cumhuriyet geleneklerinde yok. Geleneğe rağmen olmamasına rağmen başı bağlı birisi oraya çıkarsa yadırganır. Kim yadırgar? Türkiye’de çağdaşlığa gönül vermiş birçok insan var yadırgarlar.

Ortalığı pisliğin götürdüğü bir skandalda kendisine yöneltilen soruya kameraların gözüne bakarak “verdimse ben verdim” gibi ancak sorumluluk sahibi liderin söyleyebileceği bir lafın sahibinin “… emanet ehliyetle kullanılmalıdır, keyfiliğe kaçmadan kullanılmalıdır” demesinin sırrını çözebilen var mı? Kendisi “emaneti kullanırken” öz yeğeni, yine kameraların önünde, bildiğimiz şeker çuvallarına paraları basmış, bunları nasıl olsa vergi verenlerin cebinden ödeycek diyerek adamlarıyla çuvalı sürüyüp götürürken “emanet, ehliyet” gibi laflar aklında mıydı acaba liderimizin? Bu tür hırsızlıklar o zaman “fevkalade” yaygın değil miydi?

Öte yandan kadınların elinden çanta kapmakla “erkeklerin elinden çantaları kapmaya yönelme” arasındaki fark nedir? Erkekler kadınlar kadar yaygın çanta taşımaz ki. Erkeklerin arka ceplerinden cüzdan aşırılabilir. Sırrına vakıf olamadığımız 50 yıllık liderimiz bu konuyu biraz daha açarsa hem hayrete düşen kapkaçı camiası, hem de bizler aydınlanmış oluruz.

Gelelim “başı bağlılara”. Cumhuriyet gelenekleri denen şey neyin nesidir biraz açılsa iyi olur. Bu gelenekler her ne ise, Atatürk ve Tek Parti dönemine mi aittir, Demokrat Parti ve AP dönemleri dahil midir, darbeler birer Cumhuriyet geleneği midir bilelim. Cumhuriyet geleneklerinde “başı bağlı” cumhurbaşkanı eşi yoksa, başı bağlı başbakan eşi de yoktu. “Türkiye’de çağdaşlığa gönül vermiş insanlar” kimlerdir? “Çağdaşlığa gönül vermek” yasalardan üstün olmayı gerektirir mi? Yani cumhurbaşkanlığı adaylığı için eşinin kıyafetiyle ilgili bir şart olmamasına rağmen, kim oldukları meçhul “çağdaşlığa gönül vermiş” kişiler bunu yadırgayacak diye tedirgin olunmalı mıdır?

Kendi çapımda ben de çağdaşlığa gönül vermiş bir insan sayılırım. Sakalım bıyığım yok, yumurta gibi yüzüm var, yerine göre kravat takarım, (bu yazıdan da anlaşılacağı üzere) bilgisayar kullanırım, çağdaş eğitim sistemimizin tüm aşamalarından, hem de kalburüstü olanlarından başarıyla geçtim, eski püskü de olsa bir otomobilim var, eşeğe binmiyorum, az buçuk yabancı dil bilirim (Oray Eğin’e duyurayım). Çağdaşlığımı ispatladığıma göre, ben eşi başörtülü birinin cumhurbaşkanı adayı ya da cumhurbaşkanı olmasına nasıl bakarım? Vız gelir tırıs gider. Cumhurbaşkanlığı makamı gereksiz birşey zaten. Yok yere iki başlılık yaratıyor. Eşinin başı bağlı mı, çuvala mı girmiş, açık mı bana ne?

Sonra, devletin başına sola sempatisi olan bir cumhurbaşkanı geçmesini (bkz. sayın cumhurbaşkanımızın yetkisiyle affedilen ve dağlarda silahlı çatışmalarda yakalanan teröristler) “çağdaşlığa gönül verenler” yadırgamıyorsa, dincinin geçmesini niye yadırgasınlar? Çağdaşlığa gönül vermek sosyalizme, komünizme gönül vermekse, Demirel’in çağdaş sayılmaması gerekir. Kaldı ki dinci biri cumhurbaşkanı olursa en fazla o da İBDA-C’cileri affeder, ödeşirler. Sonra rahmetli Özal fiilen “dinci” bir cumhurbaşkanıydı. Çağdaşlığa gönül verenlerce yadırgandı, “alışılamadı” filan ama bal gibi o makamda oturdu, bir şey de olmadı. Bunlar boş laflar ve korkulardır. Zaten Ecevit dururken Tayyip Erdoğan’ın halife olmasını bekleyen varsa boşa hayal kuruyor demektir.

Boşver sayın Demirel, milletin kafasını karıştırma, çok sıkıldıysan gel şu DYP’nin başına geç, Kıratı şahlandır. MehmetAğar’ı çok pasif görüyorum, hayvanı sütçü beygirine çevirdi. Hem gazete gazete dolaşmak sana yakışmıyor.

5 Responses to ““Çağdaşlığa Gönül Verenler””

  1. Demirel laftan ibaret. Demirel’ in bu zamana kadar yapılmış tek bir “yazılı” beyanatı var mıdır akılda kalan. O yazmaz, konuşur. İyi de konuşur. En azından kendine istedikleri yönünde çevirir konuşmaları. “Sözde” hiç altta kalmaz. Mantığı olmasa da cevabı hazırdır konuşmaların.

    Eğer sırsa tabi, sır budur. Sözlü ileşimi çok iyi kullanması.

  2. Anonymous 15 Ağu 2005 - 10:12:00

    Avazeyi su aleme Davud gibi sal:
    Baki kalan su alemde hos bir sada imis…

  3. Anonymous 17 Ağu 2005 - 11:35:00

    “verdimse ben verdim” gibi ancak sorumluluk sahibi liderin söyleyebileceği bir lafın sahibinin ”

    Aslinda yanlis hatirlamiyorsam, bu tur bir laf SSD’nin hayatinda soyledigi belki de en direkt ve kestirme cevaptir ve bunun ardindan kimse daha cikip ILKSAN meselesini desmedi.

    Bu, da bu operasyonun bir cesit devlet operasyonu olduug anlamina geliyor galiba. Nitekim, SSD de onu ancak boyle ifade etmisti.

    “Öte yandan kadınların elinden çanta kapmakla “erkeklerin elinden çantaları kapmaya yönelme” arasındaki fark nedir?”

    Erkekler genellikle kurye/mutemed olduklarinda canta tasirlar..

    “Sırrına vakıf olamadığımız 50 yıllık liderimiz”in yerine bunu da ben aciklamis olayim :-) Kapkacci camiasina da siz aktarirsniz artik.. :-)
    Sizin cagdasliginiza gelince: Azizim, cagdas olunmaz; cagdas dogulur!

    Bunu da size ben mi soylemek zorundayim ;-)

  4. Niye, 9. Senfoni dinleyince olunmuyor mu, “binaenaleyh” İşte Çağdaş Türkiye Bu değilmidir?

  5. Anonymous 17 Ağu 2005 - 20:27:00

    Yok, olunmuyor.. Oyle kestirmeden gitmek olmaz.

    Ilk sekizini de dinlemeden olmaz. :-)

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

Kapat
E-posta ile paylaş