“Emlak Bankasında Müdürdüm”

FST 22 Ağustos 2005

Malum ünlü tarihçi profesörlerimizden İlber Ortaylı kısa süre önce Topkapı Sarayına müdür tayin edilmişti. Akşam gazetesinde İsmail Küçükkaya hoca ile görüşmüş, anlattığı bazı olaylar hakikaten ilginç. Mesela geçenlerde ziyarete gelen Milano belediye başkanıyla kapıdaki bekçi kız İtalyanca konuşmuşlar. Kızın lisanı son derece akıcıymış. Hoca da şaşırıp “yahu İngilizce dahi bilmeyen bir sürü müdür, İtalyancayı şakıyan bekçi, bu nasıl iştir” diyesiymiş. Yine, İlber hoca atandıktan sonra personelle tanışırken beyefendi biri “ben Emlak Bankasında müdürdüm, banka kapanınca Topkapı Sarayına atandım” demiş. Hoca bir de Topkapı Sarayına dadanan 3 çingene kızdan bahsediyor. Zırt pırt Saraya gelen çocuklar hırsızlıktan yakalanıp yaşlarının küçüklüğü sebebiyle serbest bırakılıyorlarmış.

Mülakatı köşesine taşıyan Küçükkaya “liyakat değil sadakat esasına göre atama” yapıldığını söylüyor, evet, isabet etmiş. Ancak yazının sonunda “[…] galiba akademisyenleri ve sıra dışı insanları bazen böyle kamu görevlerine getirmek gerekiyor. En azından bir başka gözle olup bitenleri fark edebiliriz.” demiş ki, bence burada yanılıyor. Kamuda üst kademe yöneticiliğe getirilen profesörün “başka gözle olup biteni fark etmesi” diye bir şey olmadığı gibi, fark etse de zaten yapacağı şey de yoktur. İlber Ortaylı fark etmiş de ne olacak, bekçi kızı alıp müdür, herhangi bir torpili sebebiyle idareci yapılmış müdürü bekçi yapacak hali yok ya. Dolayısıyla bunlar boşa temenniden ibarettir.

Yalnız, Emlak Bankası müdürü için İlber Bey niye şaşırmış, hayret. Sarayın hazine bölümünde istihdam edecek birini buldum diye sevinmesi gerekirdi. Böylece yabancılara akıcı bir İtalyancayla “bakın, sarayın hazine dairesi için koca bir banka müdürü istihdam ediyoruz” şeklinde hava da atılabilir. Bu fikrimin değerlendirilmesi dileğiyle, İtalyanca bilen bekçiye, dil bilmez torpilli müdürlere, Topkapı Sarayına tayin edilen banka müdürüne, üç çingene kıza ve şahıslarında yüce Türk kamu bürokrasisine, bize sağladıkları mizah malzemesinden dolayı teşekkür eder hayırlı mesailer dilerim.

Popularity: 9% [?]

3 Yorum

  1. postitler - 23 Ağu 2005 - 9:59 pm

    Karakuş’un hükümleri geldi aklıma nedense… Hani Karakuş davalarda o kadar alakasız kararlar verirde, davalı ile davacı mahkemeden kaçar gidermiş ya işte o hesap. Ne arar banka müdürü Topkapı’da ?

    İlber Ortaylı’nın Topkapı’ da olması şanstır. Ama yönetici olarak değil, uzman olarak… Yöneticilik ayrı bir iş…

  2. nazar - 25 Ağu 2005 - 1:24 am

    Turkiye’de muhendisten bankaci, mankenden sunucu olurken banka mudurunun Topkapi’da calismasi o kadar da yadirganmamali.

  3. izlenimler - 25 Ağu 2005 - 9:36 am

    Zaten ben de İlber Ortaylı’nın bu işe şaşırmasına şaşırdım. Hoca herhalde başka bir gezegenden inmiş.

Geri bildirim | Yorumlar için RSS

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş