Engin Ardıç Aç Kalmaz
FST 31 Ağustos 2005
Engin Ardıç bugün “Atatürkçülük Öküzlük Değildir” başlıklı yazısında kendisiyle ilgili bir değerlendirme yapmış. Okumanızı öneririm. Benim dikkatimi çeken Engin Ardıç’ın şu cümleleri oldu:
[…] Benim bir Türk olarak, bir vatandaş olarak, bir gazeteci olarak, bir yazar olarak, bir aydın olarak görevlerimden biri de, Atatürkçülük adına yapılan yanlışları eleştirmektir. İşim de budur, bana bunun için para verirler. […] Ne kadar üçüncü sınıf çapsız ve yeteneksiz varsa (hemen her alanda), bugüne kadar çoğunlukla olduğu gibi, kendi yetersizliğine, kendi sefilliğine Atatürkçülük kavramını kılıf olarak kullanmaya çalışıyor. […] Çok kötü romanlar yazılıyor örneğin… Bunları yazanlar, sırf ideoloji uğruna göklere çıkarılıyorlar […] Hödüklere laf anlatmaya çalışmaktan hem yoruldum hem sıkıldım.
Engin Bey adına sevindim. Bizdeki neo-Kemalist harekete baktıkça “Atatürkçülük adına yapılan yanlışları eleştirerek para kazanan” biri olarak ekmeğinin hiç kesilmeyeceğini, Allah gecinden versin, ölene kadar müreffeh bir hayat yaşayacağını garanti edebilirim. İzlenimler sitesinin bekası da önce aynı kesim, sonra Süleyman Demirel’e bağlıdır. Hernekadar bizim hizmetimiz Engin Ardıç gibi para karşılığı değil meccanen olsa da, bu sitenin de malzeme kıtlığı çekmeyeceğini herhalde takdir edersiniz.
Popularity: 9% [?]
- Medya , Siyaset
- Yorum(4)
- Bu Yazıyı Paylaşın
- PDF olarak kaydedin
Yalcin Kucuk’u okuyor musunuz?
Guzel bir aciklamasi vardi bu ‘neo-X’ lafi uzerinde. Mesela, eskiden Osmanali’da, hala daha da Iranlilarda ‘nev-muslim’ aslinda daha yeni Islam’a donmus olan, inanclarinin dogrulugundan suphe edilebilen insnalara atfen soyleniyormus. Ayni sey batida da var. ‘new-Christian’ da ayni sekilde anlasiliyor…
Simdi, bu ‘neo-Kemalizm’ de biraz bana oyle gorunuyor. Daha da otesi ‘ne o Kemalizm, ne de oburu’ gibi duruyor..
Ote yandan, agzimdan yel alsin diyerek soyluyorum ki, artik ikinci Cumhuriyet’teyiz ve Kemalizm hatta MKA da tasfiye edilecek. Bunun bir suru isaretini goruyorum.
Imi mi, kotu mu?
Bilemem, surec icindeyken hukum vermek kolay degil.
Bunlara bugün ulusalcı deniyor. Atatürk’ün tasfiyesini belki aklından geçiren vardır ama bunun mümkün olmadığını söyleyebilirim. Atatürk’e karşı olmakla Atatürk’ü istismar edenlerden hoşlanmamak farklı şeyler.
Mesela Atatürk’ü ben dönemi şartlarında değerlendirdiğimde başarılı buluyorum, bugün olumsuz görünen bir takım olayların daha sağlıklı bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum.
Ancak, Atatürk ismi ardında gerçekleştiilen istismar furyası bugün artık adi bir hırsıza da sirayet etmişse, Atatürk’ün değil ama Atatürk isminin ardına saklanıp soygunculuk yapanların deşifre edilip tasfiyesi gerekmektedir.
Bu noktada Engin Ardıç’la paralel fikirlerim var.
Atatürk’ün tasfiyesini belki aklından geçiren vardır ama bunun mümkün olmadığını söyleyebilirim.
Sizinle ayni fikide olaydim, simdi buraya bir seyler yazmak ihtiyaci hissetezdim
Ama, degilim, ve yazmak zorundayim…
Tasfiye edilecek, ama, tamamen degil. YK’nin dedigi gibi, /henuz tek tanrili olan ‘Panteon’u zenginlestirerek/ bunu halledecegiz. Kisacasi, o (yoksa ‘O’ mu demeliydim) da tarihteki gercek yerini alacak.
Bu iyi olacak.
Boylece, Ataturkcu/Kemalist murtezika [kelimenin anlamini bakip bulun, seveceksiniz] furyasindan kurtulacagiz.
Bunu yapmak icin de, yapay putlardan, ardina siginilabilecek seylerden kurtulma gerekiyor..
Devletin kuculmesini isteyen birisinin onun uzerinde durdugu tabunun kuculmesini istemez gorunmesi ilginc..
Öyle bir görüntü mü verdim, yanlış anlaşılmış.