Deprem Profesörü
FST Ekim 24th, 2005
Deprem konusunda uzman İTÜ Maden Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Ercan İzmir’de meydana gelen depremlerle ilgili bir resmi toplantıda şöyle konuşmuş: “Allah depremi sevdiği ülkelere verir. Depremler olmasa İzmir’de bu kaynaklar olmazdı. İzmir, Urla-Seferihisar arasında büyük bir enerji kaynağı elde etti. İzmirliler delgi yapın, jeotermal enerjiyi açığa çıkarın, kaplıca yapın, turizmi geliştirin diye Tanrı Ramazan ödülü verdi.��?
Hatırlarsanız 1999 Marmara depreminin ardından bazı din adamı ve gazeteciler deprem ile Allah arasında ilişki kurup bunun bir ilahi ikaz olabileceğini belirttikleri gerekçesiyle savcılarca derhal derdest edilmiş, içlerinde hapis cezası alanları olmuştu. Bakalım Prof. Ercan bu çerçevede nasıl bir muameleye tabi tutulacak. Tanrı İzmir’e ramazan ödülü verdi diyen profesörle ilgili savcıları bakalım kim göreve çağıracak. Ben CHP yöneticilerinden ümitliyim, İzmir ADD veya ÇYDD daha atik davranmazsa tabii.
Öte yandan Allah depremi sevdiği ülkelere verir demekle neyi kastediyor pek anlayamadım, Pakistan, Endonezya, Türkiye gibi gariban ülkeler olarak “Allah biraz da Almanya, Norveç gibi yerleri sevse ne iyi olurdu��? demek durumunda değil miyiz? Belki de bölge diyeceğine ülke dedi, diye düşünebilirsiniz, o zaman deprem yaşamayan Karaman, Aksaray gibi vilayetlerde “biz Allah’ın sevgili illeri değil miyiz��? şeklinde şikayetler ortaya çıkabilir. Hasılı pek isabetli bir laf olmamış.
Son olarak profesörü pek maddiyatçı gördüm, İzmirlilere “boşverin depremi, o sayede gazlı soda elde ettiniz, gazoz satar, kaplıca, hamam turizmi yapar köşeyi dönersiniz��? türünden teselli ve akıl vermek bizim liberal hareketçi gençlerin bile aklına gelmezdi herhalde. İzleyelim bakalım, profesör hapisten sıyrılıp böyle bir iktisadi teşebbüse ön ayak olup köşeyi dönebilecek mi, Ercan Termal Tesisleri misali…
- Diğer
- Comments(1)
Yani “depremin getirileri”ne sevinip önlem yerine deprem olsun diye mi bekleyeceğiz. Bu nasıl bir çıkarımdır böyle?
Öyle ya halka “sevinin sevinin” demek ciddi yaptırımlarda bulunup, depreme dayanıklı olmayan binaların yapılmasını engellemekten daha kolay.