<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress/2.3.1" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>
<channel>
	<title>Comments on: İntihal, ders kitabı vs.</title>
	<link>http://www.izlenimler.net/2005/10/25/intihal-ders-kitabi-vs/</link>
	<description>Memleket Manzaraları</description>
	<pubDate>Sun, 12 Oct 2008 08:55:42 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3.1</generator>
		<item>
		<title>By: semih</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2005/10/25/intihal-ders-kitabi-vs/#comment-15819</link>
		<dc:creator>semih</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Jun 2008 23:09:29 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2005/10/25/intihal-ders-kitabi-vs/#comment-15819</guid>
		<description>kent konseyi uzmanlardan olusmalidir.Trabzonda yasamalidir.Atama ile degirmen donmez.    

&lt;strong&gt;K.T.Ü den Ruşen Keleş 'e muhtıra &lt;/strong&gt;  
--------------------------------------------------------------------------------http://www.gunebakis.com.tr karadenizin sesi gazetesi 

[Linkleri üyelerimiz görebilir.Üyeyseniz Mailinizi OnaylayınBurayı tıklayarak üyemiz olabilirsiniz.] Karadenizin sesi gazetesi 

Trabzon Belediyesi Kent Konseyi’yle ilgili KTÜ’den bir mesaj geldi. Kendilerini Keleş işlerle uğraşmayan bir grup öğretim üyesi olarak tanıtan öğretim üyeleri Ruşen Keleş kıyaslaması yaparak Başkan Canalioğlu’na istihzai mesaj verdi. KTÜ’den gelen faks mesajında şu ifadeler yer aldı: 
“günebakış Gazetesi Müdürlüğü ne 
Basında Kent Konseyi ile ilgili haberler ilgimizi çekti. Aşağıdaki hususlara dikkatinizi çekmek istiyoruz. Bunları sayın Belediye Başkanı’nın cevaplandırması çok ilgi çekici olurdu diye düşündük. 
1. Bu uçanı kaçanı yakalayacak Konsey ne zaman kuruldu? Kim kurdu ? Başkanı kim? Kuruluş gerekçesi nedir? 
2. Konsey üyeleri kimlerdir? 
3. Bilimsel araştırma yapıp sayın Belediye Başkanı’nın gözünden kaçanları yakalayacağı ifade edilen Konsey’de kaç tane bilim adamı vardır? Bunların kaçı KTÜ’de görevlidir? Branşları nedir? Şehircilik ve Belediyecilikle ilgili tecrübe düzeyleri ve özgeçmişleri nedir? 
4. Trabzon’da ara sıra kendini gösteren Trabzon’lu ünlü bilim adamı Ruşen Keleş’in bu bölge ile ilgili araştırması varmıdır? Uluslar arası yayınlanmış bilimsel araştırması varmıdır?. Belediyecilik ve şehircilikle ilişkisi varmıdır? 
5. Çok ünlü bir bilim adamı ile ilgili ve internette kolayca ulaşılan intihal olaylarından ve bu nedenle verilen para cezalarından sayın Belediye Başkanının haberi varmıdır? 
6. Neyse daha fazla uzatmayalım. Biz bu şehirde olan biten bazı şeyleri artık anlamakta ve değerlendirmekte zorlanıyoruz. Sayın Belediye Başkanı’na ve gözünden uçanı kaçanı yakalayacak Konsey’e ve onun çok değerli üyelerine şimdiden başarılar dileriz. Ayrıca önümüzdeki seçimlerde de sayın Belediye başkanına şans dilemek isteriz. Eğer hiç kaldıysa tabi. 
Saygılar... KTÜ’yü ve Trabzon’u çok seven ama içlerinde Trabzon’luda olmayan, içlerinde uluslar arası üne sahip olan, ama Keleş işlerle uğraşmayan bir grup öğretim üyesi”</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>kent konseyi uzmanlardan olusmalidir.Trabzonda yasamalidir.Atama ile degirmen donmez.    </p>
<p><strong>K.T.Ü den Ruşen Keleş &#8216;e muhtıra </strong><br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;http://www.gunebakis.com.tr karadenizin sesi gazetesi </p>
<p>[Linkleri üyelerimiz görebilir.Üyeyseniz Mailinizi OnaylayınBurayı tıklayarak üyemiz olabilirsiniz.] Karadenizin sesi gazetesi </p>
<p>Trabzon Belediyesi Kent Konseyi’yle ilgili KTÜ’den bir mesaj geldi. Kendilerini Keleş işlerle uğraşmayan bir grup öğretim üyesi olarak tanıtan öğretim üyeleri Ruşen Keleş kıyaslaması yaparak Başkan Canalioğlu’na istihzai mesaj verdi. KTÜ’den gelen faks mesajında şu ifadeler yer aldı:<br />
“günebakış Gazetesi Müdürlüğü ne<br />
Basında Kent Konseyi ile ilgili haberler ilgimizi çekti. Aşağıdaki hususlara dikkatinizi çekmek istiyoruz. Bunları sayın Belediye Başkanı’nın cevaplandırması çok ilgi çekici olurdu diye düşündük.<br />
1. Bu uçanı kaçanı yakalayacak Konsey ne zaman kuruldu? Kim kurdu ? Başkanı kim? Kuruluş gerekçesi nedir?<br />
2. Konsey üyeleri kimlerdir?<br />
3. Bilimsel araştırma yapıp sayın Belediye Başkanı’nın gözünden kaçanları yakalayacağı ifade edilen Konsey’de kaç tane bilim adamı vardır? Bunların kaçı KTÜ’de görevlidir? Branşları nedir? Şehircilik ve Belediyecilikle ilgili tecrübe düzeyleri ve özgeçmişleri nedir?<br />
4. Trabzon’da ara sıra kendini gösteren Trabzon’lu ünlü bilim adamı Ruşen Keleş’in bu bölge ile ilgili araştırması varmıdır? Uluslar arası yayınlanmış bilimsel araştırması varmıdır?. Belediyecilik ve şehircilikle ilişkisi varmıdır?<br />
5. Çok ünlü bir bilim adamı ile ilgili ve internette kolayca ulaşılan intihal olaylarından ve bu nedenle verilen para cezalarından sayın Belediye Başkanının haberi varmıdır?<br />
6. Neyse daha fazla uzatmayalım. Biz bu şehirde olan biten bazı şeyleri artık anlamakta ve değerlendirmekte zorlanıyoruz. Sayın Belediye Başkanı’na ve gözünden uçanı kaçanı yakalayacak Konsey’e ve onun çok değerli üyelerine şimdiden başarılar dileriz. Ayrıca önümüzdeki seçimlerde de sayın Belediye başkanına şans dilemek isteriz. Eğer hiç kaldıysa tabi.<br />
Saygılar&#8230; KTÜ’yü ve Trabzon’u çok seven ama içlerinde Trabzon’luda olmayan, içlerinde uluslar arası üne sahip olan, ama Keleş işlerle uğraşmayan bir grup öğretim üyesi”</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: soner arıkan</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2005/10/25/intihal-ders-kitabi-vs/#comment-12437</link>
		<dc:creator>soner arıkan</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Mar 2008 00:02:52 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2005/10/25/intihal-ders-kitabi-vs/#comment-12437</guid>
		<description>&lt;strong&gt;Hüseyin Ekmekçi yazısı 

www.yeniduzengazetesi.com 


7.3.2008

DAÜ bunu temizlemeli&lt;/strong&gt;    &lt;strong&gt;"Çevreci !!İntihalciler"&lt;/strong&gt;

Bizim ülkemiz bir tuhaf vesselam... Hayatta “büyük oynamayı” sevdin mi ve kendinden başkasını düşünmedin mi, her türlü davranabilirsin, yurdum insanı da bunu kabul eder... 

Hatırlayacağınız üzere bir süre önce, Yrd. Doç. Dr. Birol Ertan’ın TC Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin, Çevre Hukuku’na Giriş kitabı ile ilgili kararını gündeme getirmiştim. 

Hakkında hüküm bulunan ve bir üst mahkeme tarafından yeni bir karar aşamasına getirilen karışık bir süreç...

Yrd. Doç. Dr. Birol Ertan ve Prof. Dr. Ruşen Keleş tarafından kaleme alınan “Çevre Hukukuna Giriş” kitabının, Prof. Dr. Nükhet Turgut’un benzer isimli kitabından “aşırma” yani “intihal” içerdiğine ilişkin kesinleşen bir mahkeme kararı var. 

Ertan ve Keleş bir üst mahkemeye başvurarak alt mahkemenin verdiği kararı “bozma” girişiminde şu an... 

Yani, Yrd. Doç. Dr. Birol Ertan’ın imzasını taşıyan kitap, “mahkemeye göre”, Prof. Dr. Nükhet Turgut’un kitabından “bilgi aşırmış.”

Ben, DAÜ’ye değer veren bir isim olarak, hatta daha da ileri gidecek olursak, üniversitelerimize değer veren bir isim olarak bizim üniversitelerimizde “infiali” duymak bile istemiyorum. 

Ama dediğim gibi, Birol Ertan, her allahın günü “Sözcü”deki köşesinde, dünya aleme siyaset ve demokrasi dersi veriyor. 

Siyaseten sırtını sağlama almış... Dışişleri Bakanı Turgay Avcı’nın “özel danışmanı...”

Üniversitede de arkası sağlam... 

Bir süredir bu konuyu rafa kaldırmıştım... Üzerine gitmedim... Ancak görüyorum ki, maalesef ve maalesef, bu ülkede işler böyle yürüyor. 

DAÜ, bir süredir bu tartışmalı olayla birlikte yaşıyor. DAÜ’den “hatırlı kişiler”, “Bu konuda bir şeyler yazmayın, DAÜ zarar görmesin” diye araya giriyor. Oysa DAÜ bu olayla yaşıyor uzunca bir süredir. 

Örneğin google’a “Birol Ertan” yazın, bakın neler çıkıyor karşınıza... Ama DAÜ, bir süredi4r bunlarla yaşıyor. Akademik çevrelerde tartışılıyor... 

Ve yine “üzeri örtülmeye” çalışılıyor bu olayların... Herkes mutlu... Sorun yok... Ve herkes, “Bunlarla uğraşacağına hükümeti yaz” diyerek atıyor topu kendinden başkasına... 

Dedim ya, herkes mutlu... DAÜ bunu temizlemeli... Öyle ya da böyle ama temizlemeli...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hüseyin Ekmekçi yazısı </p>
<p><a href="http://www.yeniduzengazetesi.com" rel="nofollow">www.yeniduzengazetesi.com</a> </p>
<p>7.3.2008</p>
<p>DAÜ bunu temizlemeli</strong>    <strong>&#8220;Çevreci !!İntihalciler&#8221;</strong></p>
<p>Bizim ülkemiz bir tuhaf vesselam&#8230; Hayatta “büyük oynamayı” sevdin mi ve kendinden başkasını düşünmedin mi, her türlü davranabilirsin, yurdum insanı da bunu kabul eder&#8230; </p>
<p>Hatırlayacağınız üzere bir süre önce, Yrd. Doç. Dr. Birol Ertan’ın TC Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin, Çevre Hukuku’na Giriş kitabı ile ilgili kararını gündeme getirmiştim. </p>
<p>Hakkında hüküm bulunan ve bir üst mahkeme tarafından yeni bir karar aşamasına getirilen karışık bir süreç&#8230;</p>
<p>Yrd. Doç. Dr. Birol Ertan ve Prof. Dr. Ruşen Keleş tarafından kaleme alınan “Çevre Hukukuna Giriş” kitabının, Prof. Dr. Nükhet Turgut’un benzer isimli kitabından “aşırma” yani “intihal” içerdiğine ilişkin kesinleşen bir mahkeme kararı var. </p>
<p>Ertan ve Keleş bir üst mahkemeye başvurarak alt mahkemenin verdiği kararı “bozma” girişiminde şu an&#8230; </p>
<p>Yani, Yrd. Doç. Dr. Birol Ertan’ın imzasını taşıyan kitap, “mahkemeye göre”, Prof. Dr. Nükhet Turgut’un kitabından “bilgi aşırmış.”</p>
<p>Ben, DAÜ’ye değer veren bir isim olarak, hatta daha da ileri gidecek olursak, üniversitelerimize değer veren bir isim olarak bizim üniversitelerimizde “infiali” duymak bile istemiyorum. </p>
<p>Ama dediğim gibi, Birol Ertan, her allahın günü “Sözcü”deki köşesinde, dünya aleme siyaset ve demokrasi dersi veriyor. </p>
<p>Siyaseten sırtını sağlama almış&#8230; Dışişleri Bakanı Turgay Avcı’nın “özel danışmanı&#8230;”</p>
<p>Üniversitede de arkası sağlam&#8230; </p>
<p>Bir süredir bu konuyu rafa kaldırmıştım&#8230; Üzerine gitmedim&#8230; Ancak görüyorum ki, maalesef ve maalesef, bu ülkede işler böyle yürüyor. </p>
<p>DAÜ, bir süredir bu tartışmalı olayla birlikte yaşıyor. DAÜ’den “hatırlı kişiler”, “Bu konuda bir şeyler yazmayın, DAÜ zarar görmesin” diye araya giriyor. Oysa DAÜ bu olayla yaşıyor uzunca bir süredir. </p>
<p>Örneğin google’a “Birol Ertan” yazın, bakın neler çıkıyor karşınıza&#8230; Ama DAÜ, bir süredi4r bunlarla yaşıyor. Akademik çevrelerde tartışılıyor&#8230; </p>
<p>Ve yine “üzeri örtülmeye” çalışılıyor bu olayların&#8230; Herkes mutlu&#8230; Sorun yok&#8230; Ve herkes, “Bunlarla uğraşacağına hükümeti yaz” diyerek atıyor topu kendinden başkasına&#8230; </p>
<p>Dedim ya, herkes mutlu&#8230; DAÜ bunu temizlemeli&#8230; Öyle ya da böyle ama temizlemeli&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: riza</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2005/10/25/intihal-ders-kitabi-vs/#comment-12061</link>
		<dc:creator>riza</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Mar 2008 12:48:42 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2005/10/25/intihal-ders-kitabi-vs/#comment-12061</guid>
		<description>Rusen keles bir su buharidir.Su buharindan simsek cakmaz...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Rusen keles bir su buharidir.Su buharindan simsek cakmaz&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: suha</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2005/10/25/intihal-ders-kitabi-vs/#comment-11811</link>
		<dc:creator>suha</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Feb 2008 12:31:46 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2005/10/25/intihal-ders-kitabi-vs/#comment-11811</guid>
		<description>DAÜ VE İNTİHAL

INTIHAL SABIKALI YUZSUZLER

[ Sitemize Üye Olmadan Linkleri ve Resimleri Göremezsiniz. Lütfen Giriş Yapın veya Kayıt Olun ... ] 

13 Aralık 2007 / Perşembe 
Hüseyin Ekmekçi 


DAÜ ve İntihal... Bir profesörün yanıtı 

İntihal olayına bir bakış... 

DAÜ’de bir süreden bu yana yaşanan “intihal” tartışmalarına dahil olmuştuk... Bu sürede geç de olsa bir mektup ulaştı elimize... 

Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Aydın Güneş imzalı bu yazıda, oldukça önemli konular gündeme gelecek sanırım. Bu konuda daha önce de söylediğim gibi fazla yorum yapmadan “sözü akademisyenlere” bırakmak gerek. 

İşte Prof. Dr. Güneş’in görüşleri: 

“Sayın Ekmekçi, 
Günlerdir gazeteniz Yenidüzen sayfalarında devam eden intihal konusundaki açıklama, suçlama, tehdit ve yorumları, bir meslektaşımın uyarısı üzerine hem ilgiyle hem hayretle izlemeye başladım. Konunun gazeteniz tarafından gündeme getirilmesi ve tartışmaya açılması umarım Türkiye'de de kimilerine örnek olur ve son günlerde ülkemizde bilimin utancı haline gelen intihal olaylarına karşı gerekli tepkiler gerektiği ölçüde verilir. Mesleğim gereği hem alt mahkeme tarafından intihal yaptıkları bilirkişi raporlarına dayanılarak saptanan kişilerin kitabını hem de sayın Nükhet Turgut'un kitabını okumuş bir akademisyen olarak sayın B. Ertan'ın açıklama ve tehditlerini tebessümle karşıladım. O açıklamalar içinde tek doğru olan bir nokta vardı. O da Davanın temyiz aşamasında olmasıdır. Bunun dışında sayın Ertan çeşitli uydurma ve demagojik yaklaşımlarla bir intihalcinin haleti ruhiyeti içinde karmaşa yaratmakta ve büyük olasılıkla konuyu tam olarak bilmeyen KKTC kamuoyunu her intihalcının klasikleşen bir tutumuyla kandırmaya çalışmaktadır. Okur-yazar olan herkesin mahkeme kararlarına bakarak kolaylıkla anlayacağı gibi alt mahkeme hem kamu davasında hem de hukuk davasında Ruşen Keleş ve Birol Ertan'ın intihal yaptıkları kararına varmıştır. Kamu davası 21 Kasım 2004 tarihinde intihalcilerin aleyhine sonuçlanmış ve işte bu nedenden dolayı R. Keleş ve B. Ertan Temyiz yoluna başvurmuşlardır. Temyiz mahkemesinin alt mahkemenin kararını bozan herhangi bir kararı yoktur. Konuyla ilgili mevzuatta değişiklik olduğu için Temyiz mahkemesi suçluların lehine olabilecek bir durum ortaya çıkmış olabilir diye konuyu alt mahkemeye geri göndermiştir. Alt mahkeme olarak görev yapan Ankara Sinai ve fikri Haklar Ceza Mahkemesi 7 Mart 2006 tarihli kararıyla eski kararını tekrarlamış ve intihali yeniden teyid etmiştir. Davalılar alt mahkemenin kararını beğenmedikleri için yeniden temyize başvurmuşlardır. Şimdi dava temyiz aşamasındadır. Öte yandan sayın Nükhet Turgut'un açtiği hukuk davası da Aralık 2006'da sonuçlanmış ve davalılar yani R. Keleş ve B. Ertan'ın intihal yaptıkları saptanmıştır. Ama bu kararı da beğenmedikleri için davalılar temyize başvurmuşlardır. Her iki kitabı da okuyan ve karşılaştırma yapan bir kişi olarak aşağıdaki noktaların altını çizmek isterim: 
1) Ruşen Keleş ve Birol Ertan'ın kitabında hem blok kopyalama hem de gömme olayları çok bariz bir şekilde vardır. Lütfen bu konuyla ilgilenen herkes bilimsel görüş açıklamadan önce bu kitapları okusun. Vicdani ve bilimsel yargı ancak o zaman oluşabilir. Ben, Nukhet hanımın kitabının 1998 ve 2001 baskılarını okudum. Nükhet hanım, çevre hukukundaki mevzuat değişikliklerini de dikkate alarak 2001 yılındaki baskıda önemli revizyonlar yaptı. Ruşen Keleş ve Birol Ertan ise kendi kitaplarını 2002 tarihinde yayınlamalarına rağmen mevzuattaki değişikliklere neden yer vermediler? Bunun nedeni çok açık. Türkiyede bu konuyla ilgili çevreler bu nedeni çok iyi biliyor: Çünki intihalciler N. Turgut'un kitabının 1998 baskısından aşırma yaptılar! Kısaca söylemek gerekirse, R. Keleş ve B. Ertan'ın kitabı aceleyle ve geniş oranda N. Turgut'un kitabından özetler yapılarak hazırlanmıştır. 
2) Kitabı inceleyen akademisyenler, R. Keleş ve B. Ertan'ın in bilimsel atıf kurallarına hiç uymadıklarını kolaylıkla anlayacaklardır. Prof. ve Yardımcı-doçent ünvanlarını taşıyan bu kişiler acaba niye böyle davrandılar? İntihal bu şekilde oluşmuştur. Peki, KKTC üniversitesinde ders veren bu kişiler hangi etik anlayışla öğrencinin karşısına çıkmakta ve bilimsel eğitim yapmaktadır. Bilimsel etik yoksunu oldukları mahkeme kararıyla saptanmış bu kişilerin, "hata yaptık özür dileriz" diyerek intihalle oluşturdukarı kitabın yeni baskısını yapmaktan kaçınmaları gerekmez miydi? Hayır böyle yapmıyorlar.... Arkalarını bu konulara hiç önem vermeyen bir anlayışa dayamak süretiyle bir intihalcinin pişkinliğiyle hiçbir şey olmamış gibi davranmaktadırlar. Maalesef bunun sorumlusu YÖK'tür. 
3) Birol Ertan gazetenize gönderdiği açıklamada, sosyal demokrat olduğunu ve Yenidüzen gazetesinin yazarlarıyla ayni dünya görüşünü paylaştığını ifade etmektedir.... Elbette böyle bir dünya görüşü benzerliğinin olup olmadığını bilecek konumda değiliz. Ama, B. Ertan'ın ifadeleri ve bu davranışı ne kadar bilim dışı ve etik yoksunu olduğunu gösteriyor. Şu noktanın altını çizmek istiyorum: İntihalci olduğu mahkeme kararlarına ve bilirkişi raporlarına yansıyan Birol Ertan'ın, Yenidüzen gazetesine seslenirken kullandığı ifadeler yeniden okunduğunda, onun, siyasi dünyadan ve ahbap-çavuş ilişkilerinden medet uman bir kasaba politikacısından farklı olmadığı gerçeği ortaya çıkar. Özür dileyeceğine siyasi akrabalıklardan medet ummaktadır. 
4) İntihalcilerden biri, B. Ertan, gazetenize gönderdiği açıklamada davayı temyizde kazanacaklarından emin olduğunu ifade etmektedir. Acaba bu davranışın kaynağı nedir? Kim ona böyle bir garanti vermiştir ki temyizin kararını şimdiden ilan etmektedir? Vicdanı temiz gerçek bilim insanları, iki kitabı karşılaştırarak adil bir karara varabilirler. Aklın yolu birdir ve bu da intihalin belgelenmesi anlamına gelir.. 
5) Sayın Ekmekçi, 
Mahkeme kararlarını yayınlamak suç değildir. Size önerim, eğer elinizde mahkeme kararları varsa bunların sonuç bölümlerini yayınlamanızdır. O zaman kontrolsüz bir şekilde hodri meydan diyerek tehdit savuranların maskesi de düşecektir. 
Hürmetlerimle, 
Anakara'dan meslekte 34. yılını doldurmuş bir Akademisyen 
Aydın GÜNEŞ 
Not: 
İntihal konusunda TBMM'nde konuşma yapan ve YÖK'e sorduğu sorulara yanıt verilemeyen ve özel olarak bu intihal konusuyla ilgilenen AKP eski Tokat milletvekili sayın Ergun Dağcıoglu'nun görüşlerine de başvurmanızda yarar var diye düşünmekteyim. 
sayın Dağcıoğlu'nun e-maili:</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>DAÜ VE İNTİHAL</p>
<p>INTIHAL SABIKALI YUZSUZLER</p>
<p>[ Sitemize Üye Olmadan Linkleri ve Resimleri Göremezsiniz. Lütfen Giriş Yapın veya Kayıt Olun &#8230; ] </p>
<p>13 Aralık 2007 / Perşembe<br />
Hüseyin Ekmekçi </p>
<p>DAÜ ve İntihal&#8230; Bir profesörün yanıtı </p>
<p>İntihal olayına bir bakış&#8230; </p>
<p>DAÜ’de bir süreden bu yana yaşanan “intihal” tartışmalarına dahil olmuştuk&#8230; Bu sürede geç de olsa bir mektup ulaştı elimize&#8230; </p>
<p>Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Aydın Güneş imzalı bu yazıda, oldukça önemli konular gündeme gelecek sanırım. Bu konuda daha önce de söylediğim gibi fazla yorum yapmadan “sözü akademisyenlere” bırakmak gerek. </p>
<p>İşte Prof. Dr. Güneş’in görüşleri: </p>
<p>“Sayın Ekmekçi,<br />
Günlerdir gazeteniz Yenidüzen sayfalarında devam eden intihal konusundaki açıklama, suçlama, tehdit ve yorumları, bir meslektaşımın uyarısı üzerine hem ilgiyle hem hayretle izlemeye başladım. Konunun gazeteniz tarafından gündeme getirilmesi ve tartışmaya açılması umarım Türkiye&#8217;de de kimilerine örnek olur ve son günlerde ülkemizde bilimin utancı haline gelen intihal olaylarına karşı gerekli tepkiler gerektiği ölçüde verilir. Mesleğim gereği hem alt mahkeme tarafından intihal yaptıkları bilirkişi raporlarına dayanılarak saptanan kişilerin kitabını hem de sayın Nükhet Turgut&#8217;un kitabını okumuş bir akademisyen olarak sayın B. Ertan&#8217;ın açıklama ve tehditlerini tebessümle karşıladım. O açıklamalar içinde tek doğru olan bir nokta vardı. O da Davanın temyiz aşamasında olmasıdır. Bunun dışında sayın Ertan çeşitli uydurma ve demagojik yaklaşımlarla bir intihalcinin haleti ruhiyeti içinde karmaşa yaratmakta ve büyük olasılıkla konuyu tam olarak bilmeyen KKTC kamuoyunu her intihalcının klasikleşen bir tutumuyla kandırmaya çalışmaktadır. Okur-yazar olan herkesin mahkeme kararlarına bakarak kolaylıkla anlayacağı gibi alt mahkeme hem kamu davasında hem de hukuk davasında Ruşen Keleş ve Birol Ertan&#8217;ın intihal yaptıkları kararına varmıştır. Kamu davası 21 Kasım 2004 tarihinde intihalcilerin aleyhine sonuçlanmış ve işte bu nedenden dolayı R. Keleş ve B. Ertan Temyiz yoluna başvurmuşlardır. Temyiz mahkemesinin alt mahkemenin kararını bozan herhangi bir kararı yoktur. Konuyla ilgili mevzuatta değişiklik olduğu için Temyiz mahkemesi suçluların lehine olabilecek bir durum ortaya çıkmış olabilir diye konuyu alt mahkemeye geri göndermiştir. Alt mahkeme olarak görev yapan Ankara Sinai ve fikri Haklar Ceza Mahkemesi 7 Mart 2006 tarihli kararıyla eski kararını tekrarlamış ve intihali yeniden teyid etmiştir. Davalılar alt mahkemenin kararını beğenmedikleri için yeniden temyize başvurmuşlardır. Şimdi dava temyiz aşamasındadır. Öte yandan sayın Nükhet Turgut&#8217;un açtiği hukuk davası da Aralık 2006&#8242;da sonuçlanmış ve davalılar yani R. Keleş ve B. Ertan&#8217;ın intihal yaptıkları saptanmıştır. Ama bu kararı da beğenmedikleri için davalılar temyize başvurmuşlardır. Her iki kitabı da okuyan ve karşılaştırma yapan bir kişi olarak aşağıdaki noktaların altını çizmek isterim:<br />
1) Ruşen Keleş ve Birol Ertan&#8217;ın kitabında hem blok kopyalama hem de gömme olayları çok bariz bir şekilde vardır. Lütfen bu konuyla ilgilenen herkes bilimsel görüş açıklamadan önce bu kitapları okusun. Vicdani ve bilimsel yargı ancak o zaman oluşabilir. Ben, Nukhet hanımın kitabının 1998 ve 2001 baskılarını okudum. Nükhet hanım, çevre hukukundaki mevzuat değişikliklerini de dikkate alarak 2001 yılındaki baskıda önemli revizyonlar yaptı. Ruşen Keleş ve Birol Ertan ise kendi kitaplarını 2002 tarihinde yayınlamalarına rağmen mevzuattaki değişikliklere neden yer vermediler? Bunun nedeni çok açık. Türkiyede bu konuyla ilgili çevreler bu nedeni çok iyi biliyor: Çünki intihalciler N. Turgut&#8217;un kitabının 1998 baskısından aşırma yaptılar! Kısaca söylemek gerekirse, R. Keleş ve B. Ertan&#8217;ın kitabı aceleyle ve geniş oranda N. Turgut&#8217;un kitabından özetler yapılarak hazırlanmıştır.<br />
2) Kitabı inceleyen akademisyenler, R. Keleş ve B. Ertan&#8217;ın in bilimsel atıf kurallarına hiç uymadıklarını kolaylıkla anlayacaklardır. Prof. ve Yardımcı-doçent ünvanlarını taşıyan bu kişiler acaba niye böyle davrandılar? İntihal bu şekilde oluşmuştur. Peki, KKTC üniversitesinde ders veren bu kişiler hangi etik anlayışla öğrencinin karşısına çıkmakta ve bilimsel eğitim yapmaktadır. Bilimsel etik yoksunu oldukları mahkeme kararıyla saptanmış bu kişilerin, &#8220;hata yaptık özür dileriz&#8221; diyerek intihalle oluşturdukarı kitabın yeni baskısını yapmaktan kaçınmaları gerekmez miydi? Hayır böyle yapmıyorlar&#8230;. Arkalarını bu konulara hiç önem vermeyen bir anlayışa dayamak süretiyle bir intihalcinin pişkinliğiyle hiçbir şey olmamış gibi davranmaktadırlar. Maalesef bunun sorumlusu YÖK&#8217;tür.<br />
3) Birol Ertan gazetenize gönderdiği açıklamada, sosyal demokrat olduğunu ve Yenidüzen gazetesinin yazarlarıyla ayni dünya görüşünü paylaştığını ifade etmektedir&#8230;. Elbette böyle bir dünya görüşü benzerliğinin olup olmadığını bilecek konumda değiliz. Ama, B. Ertan&#8217;ın ifadeleri ve bu davranışı ne kadar bilim dışı ve etik yoksunu olduğunu gösteriyor. Şu noktanın altını çizmek istiyorum: İntihalci olduğu mahkeme kararlarına ve bilirkişi raporlarına yansıyan Birol Ertan&#8217;ın, Yenidüzen gazetesine seslenirken kullandığı ifadeler yeniden okunduğunda, onun, siyasi dünyadan ve ahbap-çavuş ilişkilerinden medet uman bir kasaba politikacısından farklı olmadığı gerçeği ortaya çıkar. Özür dileyeceğine siyasi akrabalıklardan medet ummaktadır.<br />
4) İntihalcilerden biri, B. Ertan, gazetenize gönderdiği açıklamada davayı temyizde kazanacaklarından emin olduğunu ifade etmektedir. Acaba bu davranışın kaynağı nedir? Kim ona böyle bir garanti vermiştir ki temyizin kararını şimdiden ilan etmektedir? Vicdanı temiz gerçek bilim insanları, iki kitabı karşılaştırarak adil bir karara varabilirler. Aklın yolu birdir ve bu da intihalin belgelenmesi anlamına gelir..<br />
5) Sayın Ekmekçi,<br />
Mahkeme kararlarını yayınlamak suç değildir. Size önerim, eğer elinizde mahkeme kararları varsa bunların sonuç bölümlerini yayınlamanızdır. O zaman kontrolsüz bir şekilde hodri meydan diyerek tehdit savuranların maskesi de düşecektir.<br />
Hürmetlerimle,<br />
Anakara&#8217;dan meslekte 34. yılını doldurmuş bir Akademisyen<br />
Aydın GÜNEŞ<br />
Not:<br />
İntihal konusunda TBMM&#8217;nde konuşma yapan ve YÖK&#8217;e sorduğu sorulara yanıt verilemeyen ve özel olarak bu intihal konusuyla ilgilenen AKP eski Tokat milletvekili sayın Ergun Dağcıoglu&#8217;nun görüşlerine de başvurmanızda yarar var diye düşünmekteyim.<br />
sayın Dağcıoğlu&#8217;nun e-maili:</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Mister</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2005/10/25/intihal-ders-kitabi-vs/#comment-7159</link>
		<dc:creator>Mister</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Oct 2007 14:40:43 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2005/10/25/intihal-ders-kitabi-vs/#comment-7159</guid>
		<description>Akademik etik,kalite ve intihal konuların soğutmamalıyız.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Akademik etik,kalite ve intihal konuların soğutmamalıyız.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: FST</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2005/10/25/intihal-ders-kitabi-vs/#comment-7007</link>
		<dc:creator>FST</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Oct 2007 07:51:08 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2005/10/25/intihal-ders-kitabi-vs/#comment-7007</guid>
		<description>Serhat Atabey Says:
Ekim 27th, 2005 at 17:04

Yazarın yazdıkları akademik dünyamız için çok önemli tespitler. Ve ilginç tespit, eğer Ömer Dinçer’e kullandığınız ölçüyü diğer öğretim elemanlarına da kullanırsanız üniversitelerde ders verecek adam bulamazsınız.

Demek ki, bilim adamı yetiştirme konusunda akademik etik eksiğimiz had safhada. Ve genç akademisyenleri de makalelerinde, tezlerinde ve diğer araştırmalarında “intihal” çerçevesine girebilecek her türlü şüpheli durumlardan kaçınmaya davet ediyorum.

Ne olur ne olmaz, bir gün sizin de geçmiş çalışmalarınız hem de kasıtlı bir şekilde incelemeye alınır ve birden YOK olursunuz. </description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Serhat Atabey Says:<br />
Ekim 27th, 2005 at 17:04</p>
<p>Yazarın yazdıkları akademik dünyamız için çok önemli tespitler. Ve ilginç tespit, eğer Ömer Dinçer’e kullandığınız ölçüyü diğer öğretim elemanlarına da kullanırsanız üniversitelerde ders verecek adam bulamazsınız.</p>
<p>Demek ki, bilim adamı yetiştirme konusunda akademik etik eksiğimiz had safhada. Ve genç akademisyenleri de makalelerinde, tezlerinde ve diğer araştırmalarında “intihal” çerçevesine girebilecek her türlü şüpheli durumlardan kaçınmaya davet ediyorum.</p>
<p>Ne olur ne olmaz, bir gün sizin de geçmiş çalışmalarınız hem de kasıtlı bir şekilde incelemeye alınır ve birden YOK olursunuz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
