Archive for Ekim 28th, 2005

Sürpriz İftar ve “AKP iktidarının düşürülerek Cumhuriyet ve demokrasinin galip gelmesi”

FST Ekim 28th, 2005

chpresim.jpgMalum CHP dini istismar etmemek için iftar daveti vermez, böyle bir geleneği var. Eski başkanlarından Altan Öymen bir ara iftar çadırına gittiğinde kınanmış, adamcağız “yahu başımıza ne geliyorsa bu din karşıtı görüntümüzden geliyor” mealli bir şeyler söyleyerek yakınmıştı. CHP’nin dini istismar etmeme geleneği yakın zamana kadar rahmetli İsmet Paşa’nın “Cuma namazını riya olmasın diye evde eda ettiği” efsanesiyle de akıllarımızda kalmıştır. Neticede Deniz Baykal bu geleneği bozmuş, Şeyh Edebalı’dan alınıtlar yapıp Yaşar Nuri Hocayı meydanlara sürmek suretiyle başlayıp, Kudüs imamıyla Sosyalist Enternasyonal vesilesiyle kıldığı Cuma namazıyla devam ettiği dindarlaşma sürecini iftar vererek devam ettirmiş. Gazetede yazdığına göre bu sıra dışı bir iftarmış, “açık büfe” imiş vs. Sabah gazetesi olayı “iftar devrimi” diye vermiş. İftar duası yapıldı mı, teravih kılındı mı, orası ile ilgili bilgiye ulaşamadım.

Yalnız, il başkanlarına verilen bu iftarda sayın Baykal bir iki laf söylemiş, dikkatimi çekti. AKP’yi nasıl geçeriz temalı konuşmasında CHP lideri “AKP’nin bir dönem daha iktidara gelmesi, Cumhuriyet’imizin geleceği açısından tehlike oluşturacaktır. Önümüzdeki seçimler, Türkiye için bir sınav olacaktır. Bu seçimlerde AKP iktidarının düşürülerek Cumhuriyet ve demokrasinin galip gelmesi partimizin hedefi olmalıdır.” demiş.

Cumhuriyet ve Demokrasi=CHP demek istiyor sayın Baykal, olabilir, kendi kanaatidir. Halk, yani cumhur CHP’yi pek iplemiyor, demokrasi ile CHP de pek uyuşmuyor diyeniniz çıkabilir. Ne derseniz deyin, bu mantıkla, yani iş ÇHP’nin iktidarına kalmışsa cumhuriyetimizin geleceği ilelebet tehlikeden kurtulamayacak demektir.

Döner Sermaye ve Rektörler

FST Ekim 28th, 2005

Rektörlerle ilgili haberleri izliyoruz. YÖK başkanı televizyonda ağlamış, kimi biz Voltran değiliz demiş vs. Van üniversitesi rektörü suçludur ya da değildir, o tarafını da hem bilmiyor hem de hiç ilgilenmiyorum. Bildiğim şey, rektörlerin devlet eliyle çok para kazandıkları, üstelik devasa bir kurum üzerinde hiçbir kontrole maruz kalmadan, neredeyse sorumsuz bir halde güç ve yetki kullanabildikleridir. İşin özü maddi çıkardır. Rektörler tazminatlı maaşlarına ilaveten 20 Milyarı bulabilen döner sermaye geliri alırlar. Üstelik bunu alırken Tıp fakültelerinde fiilen çalışıp döner sermaye kazancı elde eden doktorlar gibi emek karşılığı değil, bu parayı kafadan cebe indirirler. Mesela bir haber sitesinde detayları verilen aşağıdaki listede Gazi Üniversitesi rektörüne 13 küsur Milyar maaş harici yapılan ödeme, rektör hastaneye uğramadığı halde yapılmaktadır. Bunu bilen zaten bilir de, hani rektörümüz cumhuriyete eşittir, bu tür tutuklama bir bilim adamına yakışmaz türü edebiyatları yutma ihtimali olan iyi niyetli dostlara kısaca hatırlatayım dedim. İşin özü paradır, güçtür. Gerisi boş laf. Detaylar için internethaber sitesine bakabilirsiniz.

2005 Ağustos döner sermaye geliri
Rektör Kadri Yamaç 13.258 YTL
Dekan Sedef Tunaoğlu 8.969 YTL
Dekan Yard. Ayşe Dursun 9 .224 YTL
Dekan Yard. Hayri Tekin 12.713 YTL
Başhekim Mustafa Şare 7.871 YTL
Başhekim Yard. Ferit Taneri 11.408 YTL
Başhekim Yard. Süleyman Uslu 6.731 YTL

Kapat
E-posta ile paylaş