Malezya, Dinciler, Başörtüsü ve Bir Yanılgı
FST Kasım 6th, 2005
Geçen hafta içinde Milliyet Gazetesinde Malezya Uluslar arası İslam Üniversitesi mezuniyet töreninde başörtüsüz katılımın yasaklanması çerçevesinde “bakın, şeriat olursa böyle olur” veya “biz laiklere kızıyorsunuz ama dinciler de tersten başörtüsünü şart koşuyor, ne haber” mealli bir haber yer aldı. 4-5 sene evvel Türker Alkan da dinci üniversitede kılık kıyafet özgürlüğü başlıklı bir yazı yazmış, aklınca aba altından sopa göstermişti. Son haberle ilgili Radikalden Mehmet Y. Yılmaz da “hamdolsun laik demokratik cumhuriyetimiz var, ne kadar şükretsek azdır” cümlesiyle biten bir makale kaleme almış. Yazıda vurgulanan temel noktaları yazarın şu cümlelerinden görebiliriz:
Malezya’daki Uluslararası İslam Üniversitesi (IIU) yönetimi, mezuniyet törenine katılacak kız öğrencilerin tümünün türban takmak zorunda oluğunu açıkladı.
Yasağı savunan Malezya hükümetinin bakanı şöyle diyor: ‘Bu üniversitenin bir disiplin sorunudur. Öğrenciler IIU’ya kayıt yaptırmadan önce de bu zorunluluğu biliyorlardı ve şimdi uymak zorundalar.’
Bakanın ‘türban zorunluluğunu’ savunurken söylediği sözlerle, bizde ‘türban yasağı’ savunulurken söylenen sözler ne kadar da birbirine benziyor değil mi?
…..
Görüyoruz ki orada da burada da sorun, İslam’ın doğuşundan bu kadar yüzyıl sonra bile toplumsal yaşama dinsel kuralların egemen kılınmaya çalışılmasından kaynaklanıyor.
……
Malezya’daki tartışma ‘laik, demokratik cumhuriyetin’ bizler için ne kadar vazgeçilmez olduğunu da gösteriyor.
İlk intiba olarak hakikaten doğru gibi görünen bu argümanlar aslında ciddi bir hatayı da içeriyor. Malezya ile Türkiye’deki durumlar arasında bırakın “ne kadar da benzemeyi”, alaka bile yok. Bir defa Malezya’da İslam Üniversitesi diye bir kurum oluşabiliyor. Türkiye’de ise tevhidi tedrisat kanunu gereği ayrı bir okul açmanız mümkün değildir. Malezya’da bir okul “bu okulun mezuniyetinde başı açık bulunamazsınız” diyorsa, Malezyalı bir vatandaşın önünde farklı alternatifler vardır. Türkiye’den farklı olarak, insanlar eğer çok önemsiyorsa gidip bu tür şartı ileri sürmeyen bir okulda okuma şansına sahiptir.
Malezya hükümeti bizde olduğu gibi “Malezya’daki tüm okullarda mezuniyet töreninde başı örtülü olunacaktır” demiyor “her okulun kendi şartı vardır, buna biz müdahil olmayız” diyerek gerçek laikliğin dersini veriyor. Öyle Mehmet Yılmaz ve Türker Alkan’ın dediği gibi laik cumhuriyetin ne kadar vazgeçilmez olduğu, dinci üniversite yönetime el koysa şöyle olurdu türü laflarla Malezya’daki örnek olayın alakası yoktur. Laik cumhuriyet elbette ki vazgeçilmezdir, ancak laikliğin gereği olarak insanlara alternatifi seçme hakkını sunmak şartıyla.
Türkiye’de bırakın özel okulu, özel dershanelerde bile başörtüsü hem öğrenci hem de öğretmenlere yasaktır. Burada başörtüsüyle devlet üniversitelerine giremeyenlerin istedikleri kıyafetle devam edebilecekleri özel üniversiteler yoktur, açılması da yasaktır. Dolayısıyla “başörtüsü ile okuyamayacağınız giriş kitapçığında yazıyor, gelmeyeydiniz” denen insanların gidebileceği alternatif kapı yoktur. Parası olan yurtdışına gidiyor, olmayan ya başını açıp ezik bir psikolojiyle hasta oluyor, ya da okumayı bırakıp cahil kalıyor. Yarın bu memlekette de liseler, üniversiteler “çağdaş” dünyada olduğu gibi bağımsız hale gelirse, devlet tedris işinden, müfredat belirlemeden çekilirse problem de kalmaz. Boşuna “Malezya’ya bakalım, göbek atalım” türünden sevinç gösterileri yapılmasına gerek yok.