Archive for Kasım 12th, 2005

Olan Bizim Derilere Olacak

FST Kasım 12th, 2005

Ramazan-Şeker-Likör Bayramının ardından idrak edeceğimiz Kurban-Kavurma-Pirzola Bayramında gündemi her zaman olduğu gibi “post meselesi” işgal edecek. Malum geçen sene bu konuda camileri basıp derileri alıp götüren THK mensupları, mahalle muhtarları ve “deriye el koyma” merasiminde edilen duaya amin diyen polis memurları hoş hatıralar şeklinde zihnimize kazınmıştı. Aynı renkli manzaraların bu sene yineleneceğini tahmin etmek için kahin olmamız gerekmiyor. Ben şimdiden bir ipucu elde ettim, bakalım siz ne diyeceksiniz. Habere göre deri toplama tekel yetkisine sahip paraşüt-planör teşkilatımız THK bundan sonra paraşüt ve planör kurslarını ücretli vermeye başlayacakmış. Hatta THK başkanı “Parasını verene, gökyüzünde evlilik de yaparım. Paraşütle atlarken nikah da kıyarım” diyormuş. Başkan kapasiteyi arttırmak üzere Maliye bakanı Unakıtan’a gidip para da istiyormuş vs.

Yalnız haberde “yıllardır kendi yağıyla kavrulan THK” gibi bir laf gördüm, bu kavurmanın yağında THK, mahalle muhtarları ve kaymakam-vali işbirliğiyle tekelden toplanan kurban derilerinin bir katkısı yok mudur? Neden devlet görevlilerimizin katkısı yok sayılıp haksızlık ediliyor anlamak zor. Bu yıl Türkiye’de kurban kesecekler sıkı dursun, THK başkanı paraya sıkışmış anlaşılan. Hatta “havada parayı basanın nikahını da kıyarım” dediğine göre hafiften gözü de dönmüş, eğer Maliye bakanı “başka kapıya” derse yandı sizin kurban derileri, haberiniz olsun. Allahtan benim bulunduğum ülkede (ve muhtemelen dünyanın başka bir yerinde) kurbanın herhangi bir parçası zorla bir havacılık kuruluşu eliyle toplatılmıyor. Gerçi Türkiye garip uygulamalarını dış dünyaya normalmiş gibi satabilen bir ülke (bkz. başörtüsü yasağı), yarın öbürgün şükran günü hindilerinin tüylerini Nasa alıp kuştüyü yastık işine girmeye kalkarsa şaşırmayın. (Hindi NASA benzetmesini yıllarönce Hıdır Biber müstear adlı bir dostumuz kullanmıştı, yastık ticareti bana aittir).

El altından bir kurban bayramı polemiği başlatayım dedim, bakalım başarılı olabilecek miyim, malum provokasyonlar şu ara moda. Bekleyip görelim.

“Adam Yok ki”

FST Kasım 12th, 2005

Bu sözler Şemdinli olaylarında polislerin aradığı Mehmet Ağar’a ait. DYP genel başkanı “ne alakası var, şüpheli bir olayda durduk yerde neden siz aranıyorsunuz” mealindeki sorulara “demek ki ülkede benden başka adam kalmamış ki arıyorlar” demiş. Biz de bu cevabı alıp kabul ettik. Konunun ne Susurluk, ne de derin yerlerle elbette ilişkisi yoktur. Sayın Ağar “kimse farklı yorumlarda bulunmasın” demiş, öyle olsun. Yalnız bir parti başkanına bir polis bu kadar kolay nasıl ulaşır acayibime gitti. Sayın Ağar telefonunu kamuya açıklasa da başımız sıkıştığında, adam lazım olduğunda arasak, malum ülkede adam gibi adam kalmamış.

RTÜK ve Kıyak

FST Kasım 12th, 2005

parasay.jpgRTÜK bilindiği üzere devletimizin lüzumsuz kuruluşları arasındadır. Her iktidarın, hatta ilgili bakanın ahlak anlayışını yansıtacak şekilde radyo ve televizyonları sözüm ona denetleyecek “özerk” bir kuruluş RTÜK. Malum “özerk” lafı bugünlerde kulağa sorumsuz ya da başıboştan daha hoş geldiği için kullanılan bir kelime. RTÜK ile ilgili detaylar Anti TRT sitesindeele alınıyor, ben sadece Akşam gazetesindeki bir habere dikkat çekmek istiyorum. Habere göre RTÜK üyelerine 1.5 Milyar “kira yardımı” yapılacakmış. Bunlar zaten çalıştıkları kurumlardan deve yüküyle maaş alan insanlar. RTÜK yönetim kurulundan da bir sürü para alıyorlar, yetmemiş olacak ki bir de kira yardımı yapılıyormuş. Allah devlete zeval vermesin, beslesin bakalım sözde denetçi takımını. Yalnız benim anlamadığım 1.5 Milyar kiranın neye göre belirlendiği. Ankara’da oturmuyorum ama 1.5 milyara bayağı iyi bir dairede oturulabilir gibi geliyor bana. Yoksa RTÜK üyeleri ve tabii diğer “özerk” kurum üyeleri normal bir evde oturunca işlerini göremiyorlar da onlara birer saray yavrusu mu tahsis ediliyor? RTÜK’ten bir açıklama da yapılmış:

[…] Üyelerimiz arasında Ankara dışında oturanlar bulunuyor. Bu üyelerimizin Ankara’da oturacak ev sorunları var. Alınan karar, bu üyelerimizin mağduriyetini gidermeye yönelik. RTÜK’ün doğrudan aldığı bir karar değil, Hükümetin bir uygulamasının hayata geçirilmesidir. Bir üyemiz istemese bu parayı almayabilir. İsteyen üye yararlanabilecek.”

Zavallı RTÜK, demek lojma hizmetinden yararlanamıyormuş şu ana kadar, eh hükümetimizin de tesadüfen bir uygulaması var, yararlanalım bari demişler. Duyan da RTÜK üyelerinin bu işe atanabilmek için birbirlerini yemeyip çok üstün nitelikleri dolayısıyla oraya geldiğini, aranan adam olduğunu filan zannedecek. O kadar kıymetliler ki “Ankara’da oturacak ev sorunu olabilir” diye 1000 doların üzerinde kira yardımı yapılıyor. Ha, bu arada alınan karar “üyenin mağduriyetini gidermeye” yönelikmiş. Ne mağduriyet ama, sanki 500 milyon maaşlı gariban taşradan Ankara’ya geliyor da ona yardım yapılıyor. Adamda biraz yüz olur.

Beklenen Partileşme

FST Kasım 12th, 2005

Akşam gazetesindeki habere göre ülkemizde ihtiyaca binaen bir parti daha kuruluyormuş. Haber şu:

YENİDEN Müdafaa-i Hukuk Hareketi Derneği öncülüğünde yeni bir siyasi parti kurulacağı açıklandı. Bu amaç doğrultusunda bugün saat 09.30’da Ankara Tandoğan Meydanı’ndan Anıtkabir’e ‘Atatürk’ü Anma Bin Bayrak - Bin Delege Yürüyüşü’nün yapılacağı kaydedildi. Müdafaa-i Hukuk Hareketi I. Milli Kongresi, 13 Kasım Pazar saat 10.00’da Büyük Anadolu Oteli’nde düzenlenecek.

Daha önce Yekta Güngör Özden gibi kuvvacılarca denenen partileşme, “birleşelim” diye toplanan kongrelerdeki fiyaskolarla dağılınca ulusalcı hareket siyasi arenada başsız kalmış, Sadettin Tantan’ın muhafazakar ulusalcılığına dudak büküldüğü için CHP, MHP ve İP arasında başıboş dolaşan müdafai hukukçular için yeni bir kapı açılıyor diyebiliriz. Yalnız, ben olsam Ankara’da doğrudan kongreyi toplamaz Samsun-Havza-Amasya-Erzurum-Sivas üzerinden Anıtkabire yönlenirdim. Böylece AKP tarafından bilfiil işgal edilmiş, Arap sermayesi ve AB’ye peşkeş çekilmeye hazırlanan sathı vatanı da uyandırmış olurdum.

Bu arada dikkatimi çeken bir konu da bu ismin çeşitli türevlerinden oluşan bir sürü hareketin mevcudiyeti. “Yeniden Müdafai Hukuk” derneğinden hoşlanmayan “Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk” derneği kendilerini bu dernek ve Mahmut Yılbaş’a ait “Müdafaa-i Hukuk Dergisi”ile karıştırılmamaları konusunda uyarıda bulunuyor mesela. Bir de Misakımilli.com sitesi var, sanırım bunlar “Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk” derneği ile ilişkili. Neyse, merak eden varsa gitsin baksın.

Kürşat Bumin’e Destek-II

FST Kasım 12th, 2005

Önemine binaen tekrar etmek istiyorum. Silahlı kuvvetlerimiz yeniden yapılanmaya çalışıyor, bröve değiştiriyor, iyi de oluyor ama lütfen şu kışla dayağı adlı haysiyet kırıcı işe de el atsınlar. Tek başına konuyu gündemde tutmaya çalışan Kürşat Bumin’e kısa bir haberle Haberx sitesi ve Liberal Hareket sitesi destek olmaya çalıştı. Ben ara sıra konuyu ele alarak sıcak tutmaya çalışacağım. Ta ki kamuoyu konuyu gündeme alıp enine boyuna tartışıncaya kadar…

Kapat
E-posta ile paylaş