“Sol Ayar”
FST 23 Kasım 2005
Özdemir İnce Hürriyette Fransa olayları ile ilgili yorumlar yapıyor. Daha önce kendisinden bahsettiğim bir yazıda belirttiğim gibi tavırları çok kendinden emin, itiraza mahal bırakmıyor. Zaten gazetedeki resmine bakınca ürküp itiraz etmeyi aklınızdan dahi geçiremiyorsunuz. Ben tümçekincelerime rağmen anlayamadığım bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Özdemir bey Fransa’da “1970’ten bu yana tanıdığı (dostu ve arkadaşı) bir Fransız diplomatla yoksul banliyölerin karşıtı Montparnasse’da bir kahvede oturuyor” iken diplomat arkadaşı olayları yorumlamış. Özdemir beyin kahvede bir diplomatla entel sohbet yapacak çapta iyi Fransızca bildiği, dolayısıyla tercümeyi doğru yaptığı varsayımıyla aşağıdaki bölüme dikkatinize sunuyorum:
‘Eskiden sola oy veren banliyönün artık sağa oy vermesi çok şaşırtıcı. Göçmenlerden oluşan yoksul banliyöler neden sağa oy veriyorlar anlaşılır gibi değil. Biliyorsun, ben soldan değilim ama içinde bulunduğumuz ekonomik düzenin tepeden tırnağa değişmesi gerekiyor. Zenginler daha çok vergi vermeli. Liberal sistem eskidi artık, bu sisteme bir sol ayar gerekiyor gibime geliyor.
Eskiden sola oy verenler şimdi sağa yöneliyor, o halde liberal sistem eskidi, sisteme sol bir ayar yapalım demek mantıklı mı? Adamların solla bir dertleri var ki sağa yöneliyor o halde “sola biraz ayar lazım” demek daha makul değil mi? Sonra solcuların iktidardan düşmediği sosyal devletin kalesi, milliyetçi Fransa’da ne zaman liberal sistem uygulanmış o da meçhul. Öte yandan Fransa’da “zenginler daha çok vergi vermeli” lafı, verginin çoğunu fakirlerin ödediği, zenginlerin az vergi verdiği gibi bir manaya da çekilebilir. Fransa’da değirmenin suyu nereden dönüyor bilemem ama ya Özdemir beyin tercümesinin ya da “orta sınıftan” diplomat büyükelçi dostunun “orta çapta” bir ayara ihtiyacı var anlaşılan.
Popularity: 10% [?]
- Diğer
- Yorum(1)
- Bu Yazıyı Paylaşın
- PDF olarak kaydedin
Bazi insanlarin geldikleri yerlere nasil geldiklerini hep merak ediyorum. Sizin bahsettiginiz iki isim [Yalcin Bayer, Ozdemir Ince] de bu kapsama giriyor.
Ben bu ikisinin de gazeteci olmadan onceki hayatlarinda ne yaptiklarini bilmiyorum. Liseden sonra universite filan okuduklarini varsayabilirim herhalde; ama, daha sonrasinda nasil olup hayatin her sahasi uzerinde boylesine allame olabildiklerini anlayamiyorum..
Sahi, siz bu isimlerin gazeteci olmaktan oteye ne olduklarini biliyor musunuz?