Bir İhtimal: “Hacı Ahmet Necdet Efendi”

FST 25 Kasım 2005

Malum İKÖ (İslam Konferansı Örgütü) önümüzdeki ay Mekke’de toplanıyor. Türkiye bu konferansa hep en üst düzeyde katılmış bir ülke. Hatta Rusya başkanı Putin bile bu önemli toplantıya gözlemci sıfatıyla temsilci gönderiyor. “Bize ne, bunda ne var” diyeniniz olabilir, ancak bu seneki konferans Türk kamuoyuna nurtopu gibi bir polemik konusu hediye etti. Cumhurbaşkanı Sezer konferanstan yan çizmeye çalışıyormuş. Hayır, açılış laikliğe aykırı şekilde Kuran okunarak yapıldığı için değil, yorumlara göre Mekke’ye giderse, ister istemez İhrama girip Kabeyi ziyaret etmek zorunda kalacağı içinmiş. Elbette cumhurbaşkanlığının açıklaması değil, haberdeki yorum bu şekilde.

Ortodoks bir Kemaliste yapılacak en büyük zulüm nedir deseniz “içinde hurafe olan Çanakkale filmi izletmek”ten sonra “ihrama sokup Kabe çevresinde döndürmek” cevabı muhtemelen ilk sıralarda yer alacaktır. Haberde daha önce Kenan Evren ve Turgut Özal’ın Kabeyi ziyaretle umre yaptıklarından bahsediliyor. Ben cumhurbaşkanının “ödünsüz” tavrını destekliyorum. Putin bile bu toplantıya katılmak için ihram giymeye razı olur ama kökten laik bir çağdaş asla tongaya basamaz. Helal olsun, giderse iki elim yakasındadır.

Popularity: 14% [?]

4 Yorum

  1. Anonymous - 25 Kas 2005 - 10:05 pm

    Izlenimler’in uyarilari yerinde olabilir; ama, pek de yapici oldugunu dusunmuyorum.

    Bu yuzden, ilerde nahos sonuclar doguracabilecek sekilde Cumhurbaskaninin gitMEmesini onermesi yerine cok daha kolay cozumler onermek ve bu sayede Izlenimler’in purist katkilarini notralize etmek azmindeyim.

    Putin bile bu toplantıya katılmak için ihram giymeye razı olur ama kökten laik bir çağdaş asla tongaya basamaz. Helal olsun, giderse iki elim yakasındadır.

    Sn C.Bsk.mizin bu iltifat etmemesi gerekir.

    Kendilerinin yapmasi en uygun olan sey, gitmek ve giderken beraberinde ihramla da tasiyabilecegi bir Nutuk kopyasini goturmektir. Bu Nutuk, herzaman yanibasinda tasidigina suphemiz olmayandan farkli olarak enam boyutlarinda olmalidir; piyasadan EnamNutuk olarak temini kolayca mumkundur.

    Bu davranisin tam olarak yeterli olmayacaginin ben de farkindayim.

    Fakat, eksiklerin telafisi icin, daha sonra, donduklerinde, gercek hac farizasini Anitkabir’e eda edip ziyaret defterine yazacaklari ile tevbe istigfar edebilirler.

    Bunun uygunluguna dair fetvanin Anayasa Mahkemesinden alinabilecegine eminim; nitekim bu yolda ictihadlar da vardir.

    Bu sayede Devletimizin ali menfaatlerine de, Sn C.Bsk.mizin imanina da halel gelmez.

  2. izlenimler - 25 Kas 2005 - 10:39 pm

    İctihadla Kenan Paşanın gidişine cevaz verilmesini kast ediyorsanız, sizi fazla iyimser bulurum. Kenan Evren deli dolu biriydi, onu mazur görmüşlerdir, netekim. Sayın Sezer Kabede Atatürk posteri açacağım dese Anayasa Mahkemesinin ikna olacağına ihtimal vermiyorum.

    Ülke gerçeklerinden uzak arayışlara girmeyelim.

  3. Anonymous - 26 Kas 2005 - 10:27 am

    Ülke gerçeklerinden uzak arayışlara girmeyelim.

    Haklisiniz. Ama, inanin, butun iyiniyetimle cozum ariyorum.

    Mesela… acaba, Sn C.Bsk ile beraber Kemalizminden sual olunmayacak bir-iki kisi de gitse nasil olurdu… Sn C.Bsk’in imanina ‘chaperon’luk ederlerdi..

    Gunumuzde som-Kemalist iki kisi bulmak artik cok zor, ama, bir kisi vardir herhalde..

    Kimi bulabiliriz?

    Coskun Kirca da toprak oldu; Kemalizminden sual olunmayacak baska kim var diye dusunuyorum..

    Emin Colasan?

    Hem boylece o da bir yurtdisi tecrubesi edinir diyecegim, ama, riskli; disarda bambaska bir dunya oldugunu gorunce onun bile dagitmak ihtimali var..

    Geriye kim kaldi?

    Vural Savas?

    Nah.. o coktan dagitti…

    Erol Manisali?

    Eskiden olsa belki.. ama, ‘Manastirda bir Amerikali’ isimli kitabindan sonra mumkun degil. Durduk yerde kendini desifre etti.

    Baska?

    Aklima baska kimse gelmiyor.

    Caresizlik… ve, ulke gercekleri..

  4. izlenimler - 26 Kas 2005 - 10:44 am

    Bu listeye girmediği için kırılan “vay, biz adam değil miyiz” diye sızlanan çok olabilir. Benim tavsiyem cumhurbaşkanının “her gün onları okuyup işe öyle başlıyorum” dediği Bekir Coşkun, Melih Aşık ve Mustafa Balbay’dan birinin kura yoluyla tercih edilmesidir.

Geri bildirim | Yorumlar için RSS

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş