Şans

FST 25 Kasım 2005

Samsun 19 Mayıs Üniversitesindeki olayları hepimiz hatırlarız. Önce muhtelif akademisyenlerin sudan sebeplerle üniversiteyle ilişkilerinin kesilmesi, sonra bu muhaliflerin 19 Mayıs üniversitesindeki “aile ilişkileri” ile ilgili haberler gündeme gelmişti. TBMM bu üniversiteyle ilgili bir araştırma komisyonu kurmuş, komisyona 19 Mayıstan atılan öğretim elemanları “noter tasdikli” bir belge ulaştırmışlar. Belgede açılacak “yardımcı doçent” kadrosuna sınavla(!) alınacak 14 kişinin adı önceden tahmin edilip notere onaylatılmış. Belge “Çökertme” adlı bir tiyatro oyunu şeklinde tanzim edilmiş. Sınavlar geçenlerde yapılmış ve bu 14 kişiden 13 tanesi göreve başlamış, sadece biri yurtdışında olduğu için kadroya başvuru yapamadığından işe girmemiş. TBMM komisyonu bu durumu da inceliyormuş. Bunlara ben güler geçerim de, konuyla ilgili Samsun Üniversitesi rektörünün yaptığı açıklama daha bir eğlenceli, belki siz de gülersiniz. Hürriyet konuyu “atama kehaneti” diye duyurmuş. Haber şöyle:

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferit Bernay, ilanın ihtiyaca göre verildiğini söyledi, atamaların haksız yapıldığını öne sürenlerin “cesaret edip” yargıya başvurmasını istedi. Bernay, “Ataması yapılanlardan daha yetenekli olduğunu düşünenler, neden yargıya müracaat etmiyor? Herşey yargıya açık. Bu belli merkezlerden yürütülen bir kampanyadır” dedi. Rektör Prof. Dr. Bernay, atamaları yapılan yardımcı doçentlerin önceden notere tasdik ettirilmesi için de, “Bu, tahminden öte bir şey değildir” diye konuştu.

Ne tahminmiş ama, (yurtdışında olduğu için başvurmayan adayın başvursa gireceğini de ben “tahmin” etmiş olayım) 14′te 14, tam isabet. Benim elimde böyle tahmin yapacak elemanlar olacak, üniversite bütçesini sayısal loto ve iddaa’dan karun hazinesine çeviririm. Rektöre de “herşey yargıya açık” türü saçmalamaları bırakıp, derhal bu arkadaşları üniversiteye geri alarak keskin tahminlerinden istifade etmeyi tavsiye ederim. Olmadı gitsinler bir medyumluk ve kehanet bürosu açsınlar dünyalığı doğrulturlar.

Not: Hürriyet gazetesindeki habere yapılan yorumlar da ilginç. Mesela Mustafa Turgut boşverin üniversiteyi hayatınızı yaşayın diyerek habere şu yorumu yapmış:

Hiç şaşmıyorum. iki yıl önce doğudaki bir universiteye yüksek lisans için başvurdum. Boğaziçi üniversitesi mezunu olduğum halde yaptıkları dil sınavından elendim. (sınav yarım sayfalık bir metin çevirisiydi) Okuldaki 5 yıllık emeklerimi hiçe sayarak eğitim alanımın dışında ticarete atıldım. Türkiye’deki tüm üniversiteler bunu hakedecek kalitede/kalitesizlikteler. Bu nedenle haberi ve yorumu okuyan arkadaşlar boş verin üniversiteyi, hayatınızı yaşayın!

Ahmet Atılgan adlı vatandaşımız şöyle yazarak şaşkınlığını belirtmiş.

“13′te 13 tutturulan bir tahmin, matematik olarak, ihtimal şıklarının belli olduğu bir durumda hesaplanabilir. Mesela spor totoda bu ihtimal 10 milyonda 6′dır. Fakat şıkların belli olmadığı bir durumda 13′te 13 tutturmak matematik olarak imkansızdır. Rektör, atamalarının önceden bilinmesini tahmin sayıyorsa bu hesabı bize öğretmelidir.”

Özgül Ataulusoy ise şahsi bir hatırasını aktarmış:

Üniversitelerde daha ne kehanetler var. Kehanetten ziyade acınası gerçekler. 2004 yılında okulu birincilikle bitirmiş ve mezun olana kadar çeşitli ödüller almış biri olarak araştırma görevliliği için mülakat yapılacak odanın önündeyim. Kapıda daha önce görmediğim bir sürü insan ve konuştuğumuz konu; “sen ayarladın mı” “Nerden ayarladın”, “senin şansın yok ben yukarıdan hallettim” vs. Ve ben elbette şu anda üniversitede görevli değilim. Üstelik hocalarımda üzgün olduklarını fakat ellerinden birşey gelmediğini ifade ettiler. Birçok üniversitede araştırma görevliliği kadroları için bilim sınavı dahi yapılmıyor. İşte bilim…İşte açılacak 15 üniversitenin de neye yarayacağının resmi… Gerçekten çok yazık..

2 Yorum

  1. FST - 19 Eki 2007 - 11:10 am

    # Anonymous Says:
    Kasim 26th, 2005 at 00:30 e

    Üniversitelerde daha ne kehanetler var. Kehanetten ziyade acınası gerçekler. 2004 yılında okulu birincilikle bitirmiş ve mezun olana kadar çeşitli ödüller almış biri olarak araştırma görevliliği için mülakat yapılacak odanın önündeyim.

    Universitelerimizin halini bu yazidan daha iyi anlatan cok ornek bulmak mumkun olmasa gerek..

    Bu yaziyi yazan, eger dedigi dogru ise, universiteyi birincilikle bitirmis; fakat kehanetin anlamini dahi bilmiyor. Bilmedigini de bilmiyor, lugat paralamaga kalkiyor.

    Buyuk bir ihtimalle, kerahet demek istemis.. ama, o da uymaz, cunku kerahetin anlami igrenmedir, igrenclik degil..

    Haksizliga ugradigina eminim, ama, arastirma gorevlisi olarak alinmadigi icin degil; birincilikle bitirdigi icin.

    Onun yerine alinanlarin daha iyi oldugunu da hic zannetmiyorum.

    Muzmin Anonim
    # izlenimler Says:
    Kasim 26th, 2005 at 09:18 e

    Sayın Anonim,

    Bazen kendime “çok mu acımasız davranıyorsun” diyorum ama sizin elinize düşenin haline bakınca benim yazdıklarım yumuşak nasihatler gibi kalıyor.

    Yalnız yorumcu şahsın “okulu birincilikle” bitirmesi konusunu eleştirirken “aldığı çeşitli ödülleri” gözden kaçırmışsınız. Sürçmeler artıyor, haberiniz olsun.
    # Anonymous Says:
    Kasim 26th, 2005 at 10:13 e

    Bazen kendime “çok mu acımasız davranıyorsun” diyorum ama sizin elinize düşenin haline bakınca benim yazdıklarım yumuşak nasihatler gibi kalıyor.

    ‘Birak, ne halleri varsa gorsunler’ diyerek musfik olunamayacagindan hareketle, benim ve sizin yaklasimim(iz) acimasizlik degil, sefkatin ozel halidir (special case of love and affection). Acitsa da, gayesi o degildir; mikro-evrimlerine yardimci olmak gerekir.

    Yalnız yorumcu şahsın “okulu birincilikle” bitirmesi konusunu eleştirirken “aldığı çeşitli ödülleri” gözden kaçırmışsınız. Sürçmeler artıyor, haberiniz olsun.

    Daha once de yazdim, ben bile hatadan ari degilim… ustelik, her gecen gun biraz daha yaslaniyorum –mevzubahis sahislar da bu prosesi hizlandiriyor.

    Dikkat cektiginiz noktayi, ‘minumum effort’ prensibi geregi sehven yapilmis bir ‘omission’ olarak kabul etmis, o yuzden uzerinde durmamistim. ‘Kehanet’ garabeti ise oyle degil, ‘targetted effort’ var.
    # Anonymous Says:
    Kasim 27th, 2005 at 14:17 e

    Daha onceki yazimda bu arkadasimizin ilgili sinav heyetini bulup ellerini opmesini onermistim. Olur ya, bu onerimi dikkate alacak olalar olabilir; dolayisi ile, bu el opme seremonisine niyetlenenlerin, asagidaki cumleler isiginda,

    Kulodu indir dediler. Sasirdim cunku yanimizda bayan da vardi. Neyse soyundum. Afedersiniz munasib yerime parmagini sokmaya basladi. Megersem gaylik testiymis.

    heyetin ellerini yikamis olmasina dikkat etmelerinin kendi sagliklari acisindan onemini hatilatmak isterim.
    # izlenimler Says:
    Kasim 27th, 2005 at 16:04 e

    Yorum yanlış yere yapılmış, artık dikkatiniz iyice dağılıyor, bilmem ne diyeyim…
    # Anonymous Says:
    Kasim 27th, 2005 at 16:19 e

    Soylenen sozlerin bulundugu linkte (yani, burada) yapildi. Yorumun yanlis yerde yapildigini dusunmuyorum.

    ‘Daha onceki yazim’ ibaresi bir baska yere atifta bulunuyor, dogru; ama, bu blogun sadik ve purdikkat okuyucu kitlesine ayrica link vermegi gereksiz gordum.

    Mecelle’den: Blogda devamlilik esastir.
    # izlenimler Says:
    Kasim 27th, 2005 at 16:32 e

    “Entry”lerin tebeddülü ile “yorum yapılacak yerin” tağayyürü inkâr edilemez. İnkar eden tutucudur.
    # Anonymous Says:
    Kasim 28th, 2005 at 02:19 e

    Ah genclik..

    Lugat parcalayabildigim gunleri hatirladim simdi.. Hem de, boyle, totolojik..

    Heyhat.. illet-i tekasulat yuzunden elim varmiyor artik..

  2. BirBilgi - 27 Ara 2007 - 7:37 am

    Sitede emegi gecen herkese tesekkurler

    http://www.1bilgi.com

    Sizleride sitemize bekliyoruz

    Nice yillara…

Geri bildirim | Yorumlar için RSS

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş