Farklı Ses
FST 26 Kasım 2005
Hürriyet gazetesi bildik yazarları ve yayın politikasıyla bu sitenin ayakta kalmasına yardımcı olan Demireldışı unsurlardan biri. O sebeple politikasını deÄŸiÅŸtirmesini vatan-millet adına belki sevinçle karşılarım ancak izlenimlerin malzeme sıkıntısına sebep olma ihtimaline de biraz hayıflanırım. Hamdolsun, ÅŸimdilik böyle bir niyetin olmadığı anlaşılıyor, ancak Hürriyet yazarı Yalçın DoÄŸan’ın yazdığı yazı klasik çizgiden ciddi bir sapmaya iÅŸaret ediyor. Hürriyetin 5 atlısının asabını bozacak yazıda Yalçın Bey genelkurmay baÅŸkanı ile ilgili ÅŸunları söylüyor:
Oysa, Özkök Paşa’nın özelliklerine bakınca, içimden ‘keşke Cumhurbaşkanı olsa’ düşüncesi geçiyor. Orgeneral Özkök uzun süre Brüksel’de NATO’da görev yapıyor. Çok iyi İngilizce biliyor. Oradaki görev sırasında, Batı demokrasilerini içine sindiriyor. Batı demokrasisinde sivil-asker otorite dengesini öğreniyor. Siyaset-ordu ilişkilerini özümsüyor.
Türkiye’nin AB sürecine inancı tam. Klasik bir Türk komutanı gibi değil, ama sivil otoriteye saygılı, Batılı bir komutan gibi davrandığı için, ona yönelik Kemalist eleştiriler eksik değil. Sivil otoriteye itaat, onların gözünde, AKP’ye teslim olmakla eşit. Ne garip, 12 Mart ve 12 Eylül’de askerin tekmesinden en çok nasibini alanlar, işkenceden geçen, hapis yatanlar arasında, bugün çare olarak hala askeri görenler var.
[…] EleÅŸtiriye tahammülü var. İkide bir, ÅŸu ya da bu nedenle, kendisini polemik içine çekmeye çalışanlara da, gösterdiÄŸi hoÅŸgörü ortada. Sonunda bu polemiklerle iligili açıklama yapmak zorunda kalıyor. Hangi AB ülkesinde bir Genelkurmay BaÅŸkanı bu tür polemiklere çekiliyor?..
Özellikle laik kimliği, gerçekte CHP ve Kemalist kesimin tavrıyla örtüşmüyor mu?.. Özkök üzerinden AKP’ye yüklenmek yerine, doğrudan AKP’yi eleştirmek daha doğru değil mi?.. Türkiye’nin de arayıp, bulamadığı bir kişi Özkök Paşa. Keşke Cumhurbaşkanı seçilse!..
Yalçın Beye tavsiyem, ÅŸu günlerde diÄŸer Hürriyet yazarları, özellikle de Emin ÇölaÅŸan’ın odası civarından geçerken dikkatli olması. Herkes derin nefes alıp veriyor, kırmızı görmüş boÄŸa gibiler, başına bir iÅŸ gelmesin. Hele “sivil otoriteye saygılı, Batılı bir komutan gibi davrandığı için, ona yönelik Kemalist eleÅŸtiriler eksik deÄŸil. Sivil otoriteye itaat, onların gözünde, AKP’ye teslim olmakla eÅŸit” gibi sözlerin affı mümkün deÄŸildir, ödün verilemez.
Iste ben de sirf bu yuzden DerinSular’i degil de, Izlenimler’i okuyorum.
Bazi yazilardaki masumluk okuyani munafik edecek kadar yuksek dozda…
ancak Hürriyet yazarı Yalçın DoÄŸan’ın yazdığı yazı klasik çizgiden ciddi bir sapmaya iÅŸaret ediyor.
Ben ise, YD’nin bu yazisinin Hilmi Pasa’nin ‘valla billa gozum yoktu’ demesinden sonra yaz[dir]ildigi icin, sanki ‘aslinda biz seni cok severiz, ama, kader utansin’ turunden bir sey gibi okuyorum…
Veya, ‘olur ya, tutar CBsk secilir, elimizde bir de boyle yazi olsun’..
Tekrar: Iste ben de sirf bu yuzden DerinSular’i degil de, Izlenimler’i okuyorum; cunku kafa karistitiyor
Ote yandan, Yasar Pasanin istikbalini kendi elleri ile sabote ettigi de soylenebilir –sozlerinin sadece bir kismini yaayinlayanlarin degerli yardimlari da unutulmamali tabii ki.. ‘O assubayi tanirim, iyi cocuktur’ demis olmasi ilerde (assubay hakkinda karar ne olursa olsun) cok satan bir sakiz olacak..
Yalçın Beyin de aslında derin nefes alanlardan olduğunu ima ediyorsunuz herhalde, olabilir. Artık memlekette özellikle bu tür gazete köşe yazarlarının ne kastettiğini anlamak için strateji uzmanı olmak gerekiyor.
Ben de bu saflık oldukça, işin arkasını görüp stratejik analizi yapmak sizlere düşüyor.