“Bu yasakçı tutum…”
FST 30 Kasım 2005
CHP milletvekilleri Malatya’daki ishali araştımak için bir komisyon oluşturmuşlar. Ha şöyle, nihayet işe yarayacaklar diyecektim ki gözüme bir başka haber ilişiverdi. Çanakkale hurafeleri ile dolu çizgi filmi Meclise soru olarak taşıyan CHP bu defa da Türkiye gündemini sarsan “öğretmenevlerinde içki yasağını” meclise taşımış. Denizli milletvekili Gazalcı başbakanın cevaplaması isteğiyle “neden yasaklanıyor” dedikten sonra şunları eklemiş: “Bu yasakçı tutum, tarım, içki, turizm, alışveriş sektörlerini engellemez mi?”
Anlamadım, niye engellesin? Öğretmenevlerinde içilen içkinin, bir sürü de çağdaşlıktan nasipsiz öğretmeni de dikkate alırsanız, Türk tarımını destekleyecek çapta olduğunu zannetmiyorum. Bence CHP milletvekili yanlış yerden tutturmuş, öğretmenevlerindetüketilen alkollü içkiler Türk turizmi, içki ve alışveriş sektörünü etkileyemeyeceği gibi, üzüm istihsalini de ciddi şekilde arttıramaz. AKP’nin yasaklaması ekonomik değil dini sebeplere dayanıyordur, boş yere yanlış işlerle vakit kaybetmesin CHP.
Yalnız AKP’nin de şu ara uyguladığı bir taktik var, CHP’ye bu konuda bazı akıllar vermek isterim. Malum AKP Anayasanın “devlet gençler ve Türk vatandaşlarının sağlığını korumaktan yükümlüdür” maddelerine dayanarak “kamusal alanda” içki içilemez demeye getiriyor. Bir nevi “kamusal alanda” türbanı siz icat ettiniz, alın kendi kazdığınız kuyuya düşün mantığı. Peki CHP gündemdeki bu stratyejik önemdeki “öğretmenevinde içki yasağı” konusunda, işi ekonomik gerekçelere bağlayıp gülünç olmadan nasıl bir yol izleyebilir? Aklıma geliveren bir kaç madde var,
1. Öncelikle Anayasanın ilgili maddelerinin “vatandaşın sağlığından devlete neymiş” denerek değişmesi teklif edilebilir. Ancak bu durumda “sosyal devlet” ilkesi zedeleneceği için CHP’nin bu yola başvurması işin tabiatı gereği problemlidir.
2. CHP tıp “ulemasından” içkinin sağlığa yararlı olduğu şeklinde fetva alabilir. “Günde iki tek atmak insanı neşelendirir”, “bir kadeh şarap kalbe yararlıdır”, “bir iişe insanı dünyanın dertlerinden uzaklaştırır” türü fetvalar gerici kesimin “içki sağlığa zararlıdır” argümanını geri teptirebilir. Gerçi CHP o zaman yeşilay cemiyetini karşısına alır ama bunda bir problem olacağını düşünmüyorum.
3. Anayasa maddeleri madem “Türk vatandaşlarını” ibaresi içermektedir, CHP içki içmek isteyenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını, bu şekilde “kamusal alanda” rahatça içki içmelerini sağlamayı düşünebilir. Bu da pek pratik olmayabilir ama sonuçta bir öneridir.
4. En etkilisi şu olabilir, CHP kendi grup toplantılarında, mümkün olan heryerde Atarük’ün rakı sofralarındaki resimlerini kullanabilir. İçki yasağına karşı kimsenin ses çıkaramayacağı tedbir “Ata da içiyordu” mesajının AKP’ye hatırlatılmasıdır. Sağlığa zararlı olması bir yana, kamusal alanda içki içmenin daha büyük delili olur mu? Tavsiyem bu taktiğin işlenmesidir.
Neticede CHP akşamcıların hayır duasını almak üzere çıktığı bu yolda başarıyı benim taktiklerimi uygularsa yakalayabilir. Hatta bazı akşamcılar dua dışında “oy bile” verebilirler, artık orasını bilemem.
- Siyaset
- Yorum(1)
- Bu Yazıyı Paylaşın
- PDF olarak kaydedin
.
“Bu yasakçı tutum, tarım, içki, turizm, alışveriş sektörlerini engellemez mi?”
CHP’nin ulkenin yuksek menfaatlerine sahip cikmasi sizi nicin rahatsiz ediyor bunu anlamak mumkun degil. Bu soruya takilisinizi da..
Ogretmenevlerini, eminim butun normal vatandaslar gibi, siz de, mudavimleri sadece ogretmenler olan mekanlar saniyorsunuz.. Bunun dogru olmadigini, daha dogrusu eksik bir degerlendirme oldugunu artik farketmeniz gerekiyor. Tipki diger memur lokalleri gibi bu mekanlar bulunduklari tasranin eyyamci esrafinin da gelip gittigi, gunun stresini atmak icin degisik rekreasyonel faaliyetlerde bulunduklari yerlerdir.
Sizin rekreasyonel anlayisinizda icki icmek olmayabilir, hatta kumar oynamagi bile bu kapsama almayabilirsiniz; ama, bu sizin kendi Jakobenik handikapiniz olmak zorundadir –icinde jakobenizm olabilecek boyle bir seye CHP’yi ortak edemezsiniz; tarihsel gerceklerle bagdasmaz.
Ustelik, mazallah, mevzubahis yasak uygulandigi taktirde, yukarida bahsettigim rekreasyonel faaliyetlerin durma noktasina gelecegini, bu yuzden de, evet, buralara gelen gidenlerin yarattigi turizm, yiyip ictikleri (meze vs) basligi altinda tarim, ve sonucta da masada eldegistiren para cinsinden de alisverisin ciddi derecede etkilenebilecegini nasil gormezsiniz…
Bunlari goremediginiz icin olsa gerek ki, sayin Denizli milletvekilinin basiretini takdir edemiyorsunuz ve eminim CHP’nin bu tur cikislarini sahnelenen bir kayikci kavgasina benzetiyorsunuz..
CHP’nin bu tur sufli seylere ihtiyaci olmayacak kadar onemi kendinden menkul oldugunu artik hep beraber idrak etmeliyiz.