“Bu imzayı görünce…”
FST Aralık 5th, 2005
Şu sıralar CHP’li vekillerin atağıyla gündemi kaptıran AKP’li vekiller de harekete geçme ihtiyacı duydular anlaşılan. İki ayrı gazetede Konya ve Kırıkkale milletvekillerinin beyanlarını gördüm. AKP Kırıkkale Milletvekili Murat Yılmazer, “plakette imzasını görünce” Başbakan Erdoğan’a övgülerde bulunduğu bir konuşma yapıp şöyle şeyler söylemiş:
“Recep Tayip Erdoğan sıradan bir Başbakan değil, sıradan bir Genel Başkan değil. Erdoğan, Allah’ın Türk milletinin önüne çıkardığı bir lider. Belediyecilik döneminde de destanlar yazan ve yine sizlerle ilgili yasalar çıkartıp, çalışan bir lider. […] Bu söylediklerim politik değil. 30- 40 yıldır kendisini tanırım, çizgisini iyi bilirim. […] Ben bu duygularla bu imzayı görünce kendimce mesaj vermek istedim”
Öte yandan bir başka haber Konya Milletvekili Ahmet Işık’la ilgili. Habere göre Işık AK Parti’nin grup toplantılarında daima en önde oturan Başbakan Tayyip Erdoğan’ın hemen arkasında yer alabilmek için bazen 40 dakika önceden salona geliyormuş. Gazetede Işık’ın, ön sırada oturmasını, geçmişten gelen bir kişisel özelliğe bağladığından söz ediliyor. Öğrencilik hayatı boyunca da her zaman derslere erken gidip ön sıralarda otururmuş. Kendisi konuyla ilgili şunları söylemiş:
“Fiziksel olarak Başbakan’a yakın olmak insanı heyecanlandırıyor. Vizyonunu, duyarlılığını artırıyor. Başbakan’ın karizmatik özelliği de bizleri etkiliyor. […] Siyaset burada, Başbakan’ın, grup başkanının, genel başkan yardımcısının olduğu yerde dönüyor. O yüzden buraya yakın olmakta fayda var. Ben kişisel olarak mütevazı biriyim; ama milletvekili olarak siyasette tevazuu kabul etmiyorum.”
Şu ara “liderlik” çok moda, herkes karizmadan filan bahsediyor. Anlaşılan AKP içinde de liderlik “efsanesi” fazla yayılmış, başbakanın karizması milletvekillerini çarpıp şaşırtmaya başlamış. İmzasını görür görmez “Allah’ın Türk milletinin önüne çıkardığı lider” nutkunu vahiy gibi okuyanlar var. Yalnız kendisini uyarayım, Türkiye Cumhuriyetinde tek lider bilirim, Tayyip Erdoğan ikinci Atatürktür diyorlarsa, bayağı bir itirazla karşılaşılabilir, kadrosunu 11 aylık bir köpekle de zenginleştiren Hürriyetin dikkatini çekebilirler.
Bu arada başbakanın “Belediye Destanı” nedir, belki bir ozanımız bunu da Manas Destanı misali dillendirir, istifade ederiz. Öte yandan “kişisel olarak mütevazi, ancak milletvekili olarak siyasette tevazu kabul etmeyen” sayın Işık’a da, kendisinin taktiğini duyan diğer milletvekillerinin “siyasetin döndüğü” yere hücum etme ihtimaline binaen genel kurulda yerinin kapılmaması için bazı akşamlar bir döşek teminiyle orada yatmaya başlamasını tavsiye ederim.
Bir kaç laf da başbakana. Kendisi yerinde ben olsam bu tür karizma, vizyon, destan, lider gibi laflara pek kulak asmam. Boşversinler bu tür yağcılık ve pohpohlamaları, dünyanın başına ne geldiyse “karizmatik” liderler yüzünden gelmiştir. Ahmet Işık ilkokuldan beri önde oturduğu için, Murat Yılmazer de imzayı gördüğü için değil, bir dahaki seçimde Konya ve Kırıkkaleden yerimizi garantiye alır mıyız diye “lider, vizyon, karizma” edebiyatı yapıyorlar. Tahmin etmiyorum ama “yiyorsa” başbakana da geçmiş olsun.
