“Atatürk Ligi” ve puan durumu

FST 6 Aralık 2005

“Atatürk hangi takımı tutuyordu” sorusu Türkiye’de son iki güne damgasını vuran bir tartışma oldu. 3 büyük (!) takımın sözcüleri, ileri gelenleri, medyadaki temsilcileri bilimsel ve bilimsel olmayan deliller ışığında Atatürk’ü kendi takımlarının taraftarı olarak gösterebilmek için uğraştılar. ATV’de Ali Kırca’nın davetiyle bir araya gelen “uzmanlar” bu konuda fikirlerini beyan etmişler. Ancak Sabah gazetesindeki habere göre Ali Kırca bakmış ki tartışmanın biteceği yok şöyle diyerek “noktayı koymuş”:

“Atatürk’ün hangi takımı tuttuğu değil, kulüplerin ne kadar Atatürkçü olduğu önemlidir. Bu yarış Atatürk’ü sevme yarışıysa, bu yarış hep devam etsin.”

İlginç bir yaklaşım. Ancak, Türkiye birinci liginin 3 takımının tartışmasının bir çok ilgisiz konuda olduğu gibi “kulüplerin ne kadar Atatürkçü olduğu” noktasına ulaşmasına ben şaşırmadım. Yalnız, Türkiye ligi naklen yayın ve bahis oyunları pastasından pay kapma, işadamlarının spor kulüpleri marifetiyle medyada bedava arzı endam etme yönleri de ağır basan bir puan yarışı mıdır, yoksa Atatürk’ü sevme yarışı mı orası biraz karışık. Ali Kırca noktayı koyduktan sonra bize bir şey düşmez elbette ama bu konuda benim de aklıma gelenler var.

Mesela Atatürk neden Samsunsporlu olmasın? Öyle ya, Türkiye ligi neden 3 takımdan ibaretmiş gibi ele alınıyor? Beşiktaşlılar “Atanın Beşiktaştaki kulüp yakınındaki bir evi karargah olarak kullandığını” ileri sürüyorlar. Benim bildiğim Milli Mücadele Ankara’dan yönetildi, İstanbul’da bazı bağlantılar için de bir sürü ev kullanılmıştır. Karargaha bakılırsa Atatürk’ün Ankaragücü, Gençlerbirliği, Büyükşehir Ankaraspor tarafında sahiplenilmesi daha makuldür. Sonra Sakaryaspor, Eskişehirspor, düşmanın denize döküldüğü İzmir’den Altay, Göztepe, Karşıyakanın eksiği nedir? Ankara’nın düşmesi halinde meclisin taşınması planlanan Kayseri’ye, kongre kentlerimiz Erzurum ve Sivasa ne diyelim?

Bu tartışmada teklifim, Ali Kırca’nın önerisini de dikkate alarak, şampiyonluk yarışında puan sistemi yanında takımların Atatürkçülük seviyelerinin de hesaba katılması yönünde olacak. Artık kulüpler bunu nasıl ispatlar bilemem, formalarına resim yapıştırma, kulüplerde liselerde olduğu gibi Atatürk köşesi açma, kongre toplantılarında Nutuk okuma gibi kriterler belirlenebilir, iş yaratıcılığa kalmış. O konuda da epey mahir sayılırız. Bu arada ligin adı da Turkcell Süper ligi yerine “Atatürk Ligi” şeklinde değiştirilebilir.

Popularity: 5% [?]

2 Yorum

  1. Muzmin Anonim - 07 Ara 2005 - 10:38 am

    .
    Bu tartışmada teklifim, Ali Kırca’nın önerisini de dikkate alarak, şampiyonluk yarışında puan sistemi yanında takımların Atatürkçülük seviyelerinin de hesaba katılması yönünde olacak.

    Boyle bir oneri tevhide aykiridir. Ne demek yaninda? Puan-muan degil, sadece Ataturkculuk esas alinmalidir. Bundan onceki sampiyonlari da, geriye dogru yeniden inceleyip, yeniden belirlemeliyiz.

    Bir defa olsun bir isi tam yapalim…

  2. izlenimler - 07 Ara 2005 - 7:57 pm

    Büyük gaflete düşmüşüm doğrusu. Kendimce puanlar eşitse gol averajı yerine bu faktör dikate alınsın demek istemişim ama evet hatalıyım. Demek ki Ankara’dan uzaklaştıkça insanın hassasiyeti de azalıyor. En kısa sürede bir ziyaret yapıp tecdidi iman edeyim.

Geri bildirim | Yorumlar için RSS

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş