FST Aralık 23rd, 2005
Samsun 19 Mayıs Üniversitesi son dönemlerde birçok değişik açıdan dikkatimizi çekiyor. Tabii gündemi sıkça işgal etmesinde konuyla ilgili bir Meclis araştırma komisyonundan zaman zaman medyaya sızan haberlerin önemli payı var. Bu güzide “aile üniversitemizin” bence en renkli siması İlahiyat Fakültesi dekanı Prof. Osman Zümrüt. Osman Zümrüt daha önce de izlenimlere konuk olmuştu. “İlahiyatta Mezuniyet Sevinci” başlıklı yazıda Osman hocanın enteresan mezuniyet töreni konuşmasından istifade ettiğimi belirtmiştim. O zamanlar konu Sabah gazetesince “İlahiyat Fakültesi’nde çağdaş tören” şeklinde duyurulmuştu. Osman Zümrüt bu defa da meclis komisyonuna verdiği cevaplarla dikkatimi çekti. Habere göre, Kuranı Kerim dersinde 10. Yıl marşı söyletmekle meşhur Prof. Zümrüt meclis komisyonu soruşturmasına üyeleri bir duaya davet ederek başlamış. Üyelerin mecburen iştirak etiği duada Prof Osman Zümrüt şunları söylemiş:
“Yüce Rabb’im, şehit kanlarıyla sulanmış aziz ülkemizi; yüce milletimizin son kalesi bağımsız, laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet yaşatsın; Yüce Rabb’im bayrağını indirtmesin, ezanını dindirtmesin, Atatürk ilke ve inkılaplarını deldirtmesin, iç ve dış birlikçilerle ülkemizi sömürtmesin ve özellikle canla, başla, 2000 yılından itibaren ileri noktaya getirmek için çalıştığım fakültemin, gerçekten anavatanın bağrından çıkmış, Ankara’dan yetişerek Samsun’da öğretimini tamamlamış, bana da şans olan Prof. Dr. Ferit Bernay’la yaptığımız çalışmaları engelletmesin…”
Koca bir ilahiyat profesörünün yaptığı, CHP ve AKP’li milletvekillerinin amin dediği bu duanın “Yüce Rab” tarafından dergahı izzette kabul olacağını ümit ediyorum. Bu duadan sonra Atatürk ilke ve inkılaplarının “delinmesi” de güçleşmiştir. Gerici kesim kendi silahları olan din ile vurulmuştur. Osman hocaya ne kadar müteşekkir olsak azdır. Bu arada rektör “gerçekten” anavatandan çıkmıştır denince acaba Osman Zümrüt “yavru vatan” doğumlu mudur diye aklıma geldi ve özgeçmişine baktım. Profesörümüz 1944 yılında Artvin İli Ardanuç İlçesinde doğmuş. Yani o da bağrından olmasa bile biraz kıyısından anavatanlıymış, rektörün hemşehrisi yani.
Hazır biyografiye bakmışken hocanın bazı eserlerine de göz gezdirdim. Mübarek yılbaşının yaklaştığı şu günlerde ilginç bir tesadüfle karşılaşmayayım mı? Meğer Osman Hoca Noel Baba uzmanıymış aynı zamanda. “Çevre Bilincinin Dünya Barışına Katkısı ve Çevre Çocuk İlişkisinde Noel Babanın Yeri” (XIII. Noel Baba ve Dünya Barışına Çağrı Etkinlikleri Sempozyumu, Demre, Antalya, 3-6 Aralık, 1995) başlıklı makalesi muhtemelen çok ilginç bir muhtevaya sahiptir. Yaratıcı duasından edindiğim izlenimle hocanın komisyon çalışması sona erdikten sonra “Noel Baba ve Geyiklerinin Atatürk İlkelerinin Delinmesindeki Anlam ve Önemi”, “Anavatanın Bağrından, Ankara Üzerinden Kuzey Kutbuna: Bernay, Çevre Barışı ve Noel Baba”, “Kuranı Kerimin 10. Yıl Marşı eşliğinde okunmasında Noel Babanın etkisi” başlıklı çeşitli çalışmalara imza atabileceğini tahmin ediyorum.
Görüldüğü gibi Prof. Osman Zümrüt Türkiye’de bu zamana kadar gözden uzak kalmış nice büyük değerden biridir. Samsun’a Atatürk’ten sonra gelmiş (pardon rektör Bernay’dan sonra üçüncü oluyor) en önemli şahsiyettir, kıymeti bilinsin. Samsun Ticaret Odasınca 2005 Samsun’da yılın adamı ödülünün kendisine verilmesini tavsiye ediyorum.
Bu arada meclis komisyonu soruşturma şokunun etkisini atlatabilmiş midir, onu ayrıyeten tetkik etmek gerekir.