Şahit ve Yoğurt
FST Aralık 30th, 2005
2005 yılının son önemli çıkışı eski YÖK başkanımız Kemal Gürüz’den geldi. Süleyman Demirel Abbas Güçlü’nün hazırladığı programa katılıp enteresan şeyler söylemiş. Kemal Gürüz de kendisiyle ilgili bir konuda şehadette bulunmuş. Gazeteye yansıyan konu iki ana bölümden oluşuyor. Birinci kısım İmam Hatip meselesinde Demirel’in mevcut derin muhalefetten farklılaşan yorumu, ikinci kısım ise semizotu ve yoğurtun bünye üzerindeki tesirleri. Süleyman Beyin 2005 yılı sonu söylediği ilginç şeyler var, kulak verelim:
Öğrenci: Sizin dönemizde, ihtiyaçtan fazla imam hatipler açılırken o okullara kız öğrenciler de alındı. Bildiğim kadarıyla kızlar ne hatip olabiliyor, ne de imam. Kızlar niye imam hatiplerde okutuluyor?
Demirel: Türkiye’nin yüzde 99.9 Müslüman. 1924′te çıkarılan Tevhid-i Tedrisat kanununda din eğitimi için ayrı bir tedbir alınacağı taahhüt edildi. O dönemde din eğitimi ailelere bırakılmıştı. Gençler çok kere babasının cenazesinde Fatiha okumayı bilmeyecek kadar dini bilgiden yoksun hale geldi. 1949′da din eğitimi meselesi devletin önüne geldi. İmam hatip okullarının açılması odur. İmanı Hatip’ler imam yetiştirsin diye açılmadı. İmam hatipler dinini bilen doktorlar, avukatlar, mühendisler olsun diye açıldı.
….
Güçlü: Klasik okullarda din öğretilmiyor mu?Demirel: Hayır öğretilmiyor.
Güçlü: 40 yıldır iktidardaydınız efendim, öğretseydiniz.
Demirel: Bu söylediğiniz en basiti. Ben okul açarım, öğretmen tayin ederim, bina yaparım, öğretmenin maaşını veririm, okula cihaz getiririm. Öğretmek benim görevim değil, ben siyasetçiyim. (Alkışlar..)
….
Demirel: Yediğim yemeği sen yesen iğne iplik olursun […] Benim yediğim yemek bir kap çorba, semizotu ve yoğurt.Güçlü: 23 kilo vermişsiniz efendim. Reçeteniz nedir?
Demirel: Reçete şu: 40 yaşına kadar insan yemek yer, 40′ından sonra yemek insanı yer […]
Öncelikle öğrencinin müthiş ferasetini alkışlayalım, boşta kalmasın. Malum program bayağı alkışlı geçmiş. Türkiye’nin yüzde 99.9′u müslüman istatistik bilgisini de boşverelim, Süleyman Beyin İmam Hatipler lehindeki açıklamaları, diğer açıklamalarında olduğu gibi elbette ciddiye alınmayacaktır. Ben esas olarak diyet uzmanlarına yol gösteren rejim reçetesi ve “vecizenin” gündeme oturacağını tahmin ediyorum. Aslında bu programda benim dikkatimi çeken Süleyman Demirel’in hoş sohbeti değil, bugün unutulmuş eski bir simanın orada boy göstermesi oldu. Bir ara gündemi çokça işgal eden eski YÖK başkanı Kemal Gürüz de bir ara söz alıp şunları söylemiş:
[…]8 Yıllık temel eğitim yasasının çıktığı dönemde YÖK Başkanlığı yaptım. Cumhuriyetin temel ilkelerini sarsmaya yönelik hareketlere karşı birlikte mücadele verdik. 5 yıl boyunca Sayın Demirel’in verdiği mücadelenin şahidiyim.
Herhalde Demirel İmam Hatiplerle ilgili dobra dobra konuşmaya başlayınca Gürüz dayanamayıp 28 Şubattan silah arkadaşına müdahale etmiş. Bıraksa Süleyman Bey ortada ne Cumhuriyet ne de direk bırakacak. Elbette kendisinin şehadeti dergahı izzette makbuldür. İmam Hatiple ilgili sözleri sebebiyle Demirel’i Kemalizmden aforoz etmek isteyecek “ulema” bu şehadete binaen kendisini affedeceklerdir.
Son söz: Kırkından sonra rahat edip saz çalmak istersen, yoğurt ve semizotunu kırktan önce yiyeceksin.
- Siyaset
- Comments(7)
Demirel: Türkiye’nin yüzde 99.9 Müslüman.
Yalan, külliyen yalan…
Oyle farzetsek ne zarari var bana yurtdisinda soranlara bende gogsumu gerip %99 diyorum. Belki zamanla olur bir adama iyisin iyisin diyerek iyi oldugu deneyimle katiyen sabittir.
Eğer ben lazımsam -ki inşallah olmam- bunu reddetmem.
Siyasete girilir.
Ama çıkılmaz.
Siyasetin tek kapısı vardır.
Üzerinde “In” yazılıdır.
Yani “Giriş.”
Siyasetin “Exit” yani “Çıkış” yazılı kapısı yoktur.
Ben cumhurbaşkanlığından sonra “parti siyasetinde olmayacağımı” söyledim.
Fakat ülke ve dünya sorunları ile ilgiliyim.
İlgili olmam da gerekir.
Benim aradığım ve istediğim, ülkemde her şeyin daha iyi olması.
Eğer bu konuda benden başkasının yapamayacağı bir hizmet ortaya çıkarsa -ki inşallah çıkmaz- ben buradayım.(Yan cebim her zaman hazır)
Dön “baba” dön Demirel. Abbas Güçlü zaten yazmış ama altını çizelim. Süper bir Demirel klasiği (Abbas Güçlü’nün yazısından):
“Daha önce ODTÜ’de gerçekleştirdiğimiz programda, imam hatiplerin devletin kangrene dönüşen bir kolu olduğunu ve kesilip atıldığını savunan, YÖK’ün imam hatiplere yönelik katsayı uygulamasını hararetle destekleyen Demirel, önceki gece, tam tersi bir tavır sergiledi. İmam hatiplere haksızlık yapıldığını, önlerinin kesildiğini, tıp, mühendislik, hukuk ve siyasal da dahil her fakülteye girmeleri gerektiğini vurguladı ve dinini iyi bilen doktorlardan, mühendislerden, yargıçlardan korkulmaması gerektiğini söyledi.”
Bir de her seçimden önce olduğu gibi kilo vermiş olması yorumu da takdire şayan.
Kıvanç Tarhan.
[…] Semizotu ve yoğurt insanları hukuk teorisyeni yapıyor, bu da benim teorim, içinize sığarsa artık. […]
ya yeter artık!!! sizin gibi geri kafalılar sayesinde bu ülke bugün terörmüş pkk imiş uğraşıp duruyo… İnsanlarda Allah korkusu olmazsa işte bu noktaya gelinir. siz hala imamhatiplerle imamhatiplilerle uğraşın. Ama biz imamhatipliler olarak size hakkımızı helal etmiyoruz öbür dünyada da iki elimiz yakanızda olacak İnşallah artık düşün yakamızdan biz de bu ülkenin evlatlarıyız bizimde hakkımız okumak Türk evlatlarını askere çağırırken bunun annesi açıkmış bunu annesi kapalıymış diyerek çağırmıyorsunuz madem öyle o zamn annesi, eşi kapalı olan bir insanı askere de almayın…
Başak hangimize kızdın, Süleyman beye mi, anlayamadım.