Hastane Protokolü
FST Ocak 2nd, 2006
Bayburt Devlet Hastanesinde bir hakim hastane başhekimi ve bir memuru kendisine hakaret ettikleri gerekçesiyle hapse attırmış. Türkiye’de hakimler canlarının istediğini içeri attırabilecek dokunulmaz bir güce sahiptir. Üstelik bu iş merhametlerine kaldığı için ciddi sayıda hakim ellerindeki gücü alenen istismar eder, sonuçta korkudan kimse ses çıkaramaz. Bayburt’ta yaşanan olay şu:
… Asliye Hukuk Hakimi Ahmet Kırtepe, göz muayenesi için Bayburt Devlet Hastanesi’ne gelir. Gişeden muayene fişi almak isteyen Kırtepe, görevli memur Murat Ağırman’dan ‘göz muayenesinin günlük 50 kontenjanı olduğunu ve muayene kontenjanının dolduğu’ cevabını alır. Ağırman, hakimin ısrarı üzerine, ‘Göz doktoru ile görüşün, kabul ederlerse yazalım.’ diyerek hakimi doktora yönlendirir. Hakim ise doktorla görüşmeyeceğini söyler. Ağırman da doktorla görüşmeden kendisine sevk vermeyeceğini söyler. Kırtepe de hakim olduğunu ve kendisine muayene formu vermek zorunda olduğunu ifade eder. Memur Ağırman, formu verirken, ‘Hakimsen kendine hakimsin.’ diye konuşur. Bunun üzerine polisi çağıran hakim davacı olduğunu ve hakaretten dolayı tutanak tutulmasını talep eder. Olaya müdahale etmek isteyen Hastane Müdürü Hüseyin Kaymak’a tepki göstererek, müdürden de şikayetçi olur. Hakimin şikayetiyle gişe memuru ile müdür çıkarıldıkları mahkemece tutuklanır….
Haberde hakimlerin ve savcıların “bakanlığın protokolü gereği” muayene önceliği olduğundan bahsediliyor. İmtiyazlı sınıftan oluyorlar yani. Bu arada hastanedeki memurun tam bir “kırtasiye adamı” , dört dörtlük memur olduğu, Nuh deyip peygamber demediği de anlaşılıyor. Allah bilir vatandaşa nasıl eziyet yapıyordur. Çetin cevize rastlaması kendisi için şanssızlık olmuş. Şimdi “dinsizin hakkından imansız gelir” diyeceğim teşbih ne demek bilmeyen savcılar 301. maddeden dava açacak, en iyisi lafı kısa keseyim.