Yürüyen Bant

FST Ocak 14th, 2006

Büyük Ankara Oteli diye bir yer varmış, Ankara’yı pek bilmediğim için hatırlamıyorum, Emekli Sandığı kurumumuzun elindeyken son zamanda atıl duruyormuş. “Emekli Sandığı” nedir, niye otel işletir, işletirse neden boş tutar gibi soruları boşverip haberin detaylarına bakalım. Habere göre CHP milletvekili Erdoğan Yetenç halen boş olan otelin Milletvekillerinin “hizmetine sunulabileceğini” düşünüp Meclis başkanı Arınç’a bir öneri götürmüş.

[…] Yetenç’in, bir süredir boş bulunan Ankara Oteli’nin satın alınarak veya kiralanarak milletvekillerinin hizmetine sunulabileceği önerisi Arınç tarafından sıcak karşılandı.

Aynı dönemde Tekel’in ikiz kulelerini de düşünen ancak TOBB’un ikiz kuleleri alması sonucu bu düşüncesi gerçekleşmeyen Arınç, konunun araştırılması için Genel Sekreter Rauf Bozkurt ve Genel Sekreter Yardımcısı Cengiz Köksal’ı görevlendirdi

[…] TBMM kampüsü ile otel arasındaki geçiş ise bir alt geçitle sağlanacak. Milletvekillerin ofislerine rahat gidip gelebilmeleri için şu an Ankara’da, Ankaray ve AŞTİ arasında halen kullanılmakta olan yürüyen bant sistemi kurulacak.

Arınç’ın “sıcak” karşıladığı teklifi ben de beğendim. En güzel yanı da şu bayram günü sürekli hırlaşan CHP ve AKP milletvekillerinin böyle hoş bir proje vesilesiyle de olsa birbirlerini kucaklaması oldu. Geçit için bant sistemi de güzel düşünülmüş, vekillerimiz yürümek zorunda kalmayacak. Yalnız odalarından koridorlara çıkıp yürümeleri gerekebileceği düşünülmemiş, benim önerim ya bant sisteminin odalara uzatılması, ya da pencerelere kurulacak palanga sistemiyle vekilin belinden bağlanarak aşağı sarkıtılarak “rahat gidip gelmesinin”sağlanması olacak. Tabii vekillerin odalardan hiç çıkmayarak video konferans sistemiyle çalışması da şık olur, bilgi çağına da uygun düşer. Herneyse, fikir bende çok, isteyen olursa bedeli mukabilinde veririm.

Bu arada İkiz Kulelerin kaçırılmasına da üzüldüm. Türk milletvekiline daha aşağısı yakışmazdı, otelin resmine baktım, pek köhne duruyor, attan inip eşşeğe binme gibi olacak. Neyse artık, TOBB kendine kakalanan ikiz kazığı geri verir mi, o kendi bileceği iştir. Bakarsınız Anadolu burjuvazisi vekillerimize bir kıyak yapar. Yalnız İkiz Kulelerin Meclise uzak olduğunu hatırlıyorum, yürüyen bant sistemi çok verimli bir çözüm olmaz. Mancınık da aklıma geldi ama teleferik sistemiyle vekillerin taşınması daha mantıklı. Elbette bana bu konularda konuşmak fazla düşmez “endüstri mühendisi” beratı olan dostlarımız optimal çözümü daha iyi düşünür. Bakın milletvekillerimiz sıkışmış, kırk yılda bir işleri düşmüş. Haydi bakalım, problem değil çözüm üretelim, vekillerimize layık olalım…

One Response to “Yürüyen Bant”

  1. FST 18 Eki 2007 - 12:46:23

    1. Anonymous Says:
    Ocak 14th, 2006 at 19:58 e

    Ankara Oteli denince aklima neler geldi neler?Kimler istemedi o oteli istemek deyince para ile almak degil peskesten bahsediyorum. Kapisinda her ay bilmem kacinci rotaryen dernegi burada toplanir diye levha bulunan o otel ise bugune kadar uygun kilif bulunup da peskes cekilecek sahis bulunamadigindan elde kaldi. Benim sahit olduklarimdan Sevgi Hastanesi Sevgi Hastanesi iken oteli bize verecekler bizde Tip Fakultesi kuracagiz diyen ortaklari acaba simdi nerede kimin ocagina ot dikiyordur merak eder dururum. Sonrasinda cesitli medya gruplari vs de epey bir istek, talep ilettilerdi bu otel icin…Meclise ek bina yerine dusunmeleri guzel lakin devlet bunu hep yapar oldu paraya ihtiyaci olan kurumun malini devlet bir cebinden alip otekine koyarak sanki tasarruf yapiyormus gibi yapmayi adet edindi. Lojman isini bile yuzlerine bulastirdiktan sonra simdi de vekiller eski lojmanlarimizi bize satin biz alalim demeye basladilar. Bir yazarin dedigi gibi meclis iktidar ve muhalefeti ile sadece konut ve yazlik kooperatifi kurma noktasinda yuzde yuz fikir mutabakatindadir. Buna bugune kadar gelmis her meclisin yasama yillari ile anilan ankara ve sayfiye illerimizde ki siteler sahittir. Bir hakki yerine koymak adina 1. Meclise ait olan rahmetlilerin boyle birseye tevessul etmediklerini dusunuyorum.
    2. Muzmin Anonim Says:
    Ocak 16th, 2006 at 01:55 e

    .
    Bazi seyleri anlamiyorum, bazilarini da hic anlamiyorum..

    En azindan teorik bakarsak, milletvekillerimizin arasinda iyiniyetli olanlar, faydali bir seyler yapmak niyetinde olanlarin oldugunu farzedebiliriz herhalde..

    Peki, bunlara ne gibi imkanlar veririz? Bir oda, bir sekreter. O kadar.

    Lojmanlarini da sattirdik, dolayisi ile ya gocebe gibi otellerde, misafirhanelerde sersefil kalacaklar, ya da zengin bir tanidik edinip evini kiralayacaklar.

    Maaslari da oyle ahim sahim degil ki, hem kira hem de yanlarina kadro alip bir seyler uzerinde inceletme yapsinlar..

    Bu durumda ne bekliyoruz? Sadece dugmeye basip oy vermelerini mi?

    Orta buyuklukteki bir sehrin valisinin, belediye baskaninin imkanlarinin kesrine dahi sahip olmayan MVleri dilimize dolamak nedendir?

    Populizm mi? Olabilir. Gazeteler filan icin sebebini anlarim.

    Ama, ciddi bir gunce (blog) icin bu anlamli bir sey midir?
    3. izlenimler Says:
    Ocak 16th, 2006 at 12:02 e

    Merhaba,

    Ben “yürüyen bant” vurgusu sebebiyle bu yazıyı yazmıştım. Milletvekillerinin elde ettiklerinin sadece maaş ve lojman olduğu varsayılırsa, sıradan bir kaymakam ya da valinin onun yanında saltanat sahibi gibi kalacağı doğrudur. Hatta valiler bırakın düz milletvekilini, bakanların yanında bile padişah yetki ve imkanına sahiptir.

    Yalnız, ilk paragrafta belirttiğiniz gibi faydalı şeyler yapma “niyetinde” olanların bulunduğunu farz etsek dahi, genel manzara düğeye basmaktan öte bir gerçeği işaret etmemektedir. Şahsen ben kendilerinden hiçbir şey de beklemiyorum. Parti başkanlarının kuyruğunda dolaşıp bir sonraki seçimlerde uygun yer arayan “çoğunluk” için yürüyen bantlı otel çözümü üretmek tam da benim gunce/blogluk bir haberdir ve “dile dolanmayı” hak eder kanaatindeyim.

    Selamlar
    4. Muzmin Anonim Says:
    Ocak 16th, 2006 at 17:09 e

    MV tanidiklari olanlarimiz vardir, eminim. Benim sahid oldugum sey cidden uzucu: Adam/kadin bir seyleri duzeltmek icin cirpinir, fakat aldigi para birakin bir iki danisman tutmak, gelen gidenin cay-yemek-otel masrafina kesinlikle yetmez. Cebinden para eklemek zorundadir.

    O da yetmeyince, dolayli kaynaklara basvurmak mecburiyeti vardir. Bu dolayli kaynaklar da cogu zaman istakibi karsilgi elde edilen sadakadan ibarettir.

    Adam/kadin MV secildikten sonra, sadece secmenlerinden gelen ‘bana is bul abi/abla’ ziyaret ve basvurulari icin ozel buro acsa ancak baseder; ama, mumkun degildir. Kendisi butun bu ziyaret/telefonlara cevap vermege kalksa gun yetmez. Sonunda, o da burunundan kil aldirmayan bir MV olur cikar. Yetisemediginden dolayi yok farzeder.

    MVlerin birakin kanun teklifi hazirlamak, onlerine gelen kanun tekliflerini okumak, yankilarini anlamak, duzeltmek teklifinde bulunmak vb vs icin dahi ne zamani ne de ihtisasi vardir. Dolayisi ile, Grup Bsk.nin dedigi istikamette dugmeye basmaktan baska secenegi yoktur.

    Meclis’i etkin kilmak istiyorsaniz, once MVlerden ne istediginize bakip onlari bazi imkanlarla donatmaniz gerekir. Direkt paradan bahsetmiyorum, ama, her MVye istedigi kisilerden makul bir sayida gecici/kalici danisman tutmak imkani verilmeli ve bunlarin parasi Meclis tarafindan odenmelidir.

    Esini dostunu danisman tutan da olacaktir tabii ki, ama, sirf bu ihtimal var diye karsi cikmak anlamli olmaz bence. Bu tur seyleri de gordukce duzeltiriz.

    Yuruyen bant meselesine gelince: Insa edilip de kullanilmayan once havaalaninda atil duranlar arasindan bir ikisi sokulse yeter. Geriye kalan da herhalde Protokol Yolunu butun seritleriye yuruyen bant haline getirir –alttan isitmaga gerek de kalmaz boylece.
    5. Anonymous Says:
    Ocak 17th, 2006 at 17:13 e

    Neden Mv oluyorlar hallerine aciyasim geldi!!!Hadi canim sende…
    6. Muzmin Anonim Says:
    Ocak 17th, 2006 at 21:49 e

    Neden Mv oluyorlar hallerine aciyasim geldi!!! Hadi canim sende…

    Bir seyler yapmak isteyenler talip oluyorlar.

    Bir kismi yapacak bir sey olmadigini gorup, ya vazgeciyor, ya da duzene ayak uyduruyor.

    Durust insanlari imkansiz birakirsaniz, uzun zaman durust kalmalarini beklememelisiniz.

    Durust olmayanlari de eleyemiyorsaniz, suc MVlikte degil.

    Yoksa, ‘vurun abaliya’cilik, ‘hadi canim sende’cilik en kolay eylem(sizlik)..
    7. Anonymous Says:
    Ocak 18th, 2006 at 11:34 e

    Sayin Muzmin oncelikle ideal olcutleri yazmissiniz tamamen kitabi bir tanim olmus. Oncelikle yanlis anlasilmasin ben MVligi karalayip arkasindan elitist veya uniformali idareleri yuceltmek maksadi gutmuyorum yalnizca bir kisisel hissiyatimi ifade icin yaziyorum. Ikinci olarak Turkiyede ki delege sistemi ve merkez yoklamasi sistemine dayanan secim sistemi sonrasinda secilenlerin azamisi genel baskan ve merkez yonetiminin sozunden cikamayan kimseler olup Meclis ise eger imkanim olup da Meclis Tv yi seyeredebilsem benim icin Muppet Show gibi bir anlam ifade eder. Cunki Meclisin kendi iradesini ifadeye her tesebbusu bir sekilde GnBaskan,GrupBaskan,GiKBaskan tarzinda bir dolu baskan silsilesi icinde erir ve bastirilir.Zamaninda Rahmetli Ozalin sizleri ben sectirdim diyerek bastirdigi vekillere bugun ayni seyleri guncel GnBsklar soylemektedir. Turkiye ne zaman tercihli sistem denilen delegeyi dislayan bir secim sistem baslar, Genel Merkezlerin Mv tercihinde baskisi kalkar o zaman bu meseleyi bir daha konusma imkanimiz olur.Yoksa GnBaskanlikin bir cesit sultanlik tarzinda idare ettigi delegelerin her secim doneminde vekil adaylarini ek gelir kapisi gibi gorup kaz gibi yolduklari bir sistemin urunleri ideallikleri tartisilir konumdadir.Bu siyasi kadrolar ile secilen Mv ler kusura bakmayin Sizin cizdiginiz kitabi tablo ile bagdasmamaktadir.
    8. Muzmin Anonim Says:
    Ocak 18th, 2006 at 22:07 e

    Bu siyasi kadrolar ile secilen Mv ler kusura bakmayin sizin cizdiginiz kitabi tablo ile bagdasmamaktadir.

    Bagdasmadiginin; tamami olmasa bile istisnalarinin dahi simdiki halde bir kiymet-i harbiyesi olmadiginin tabii ki farkindayim.

    Sizin bahsettiginiz degisikliklerin yapilabilmesi icin ilgili Parti Bsk’larini filan ikna etmek ihtimalimiz olmadiginin da hepimiz farkindayiz.

    Bu degisiklikleri saglamanin yolu, nacizane kanaatim olarak, MV’lerin bireysel olarak daha guclendirilmesinde yatiyor. Baska anlamli bir cozum yolu goremiyorum.

    MVligi kucumseyen, alaya alan, yoklugunu tercih edercesine elestirenlerin esasen mevcut durumu ya da daha beterini tercih ettigini farzetmemek icin ne gibi bir sebep var?

    Bir Saglik Ocagi yoneticisi, bir Boluk komutani, ya da kiytirik bir beldenin Belediye Bsk.i kadar dahi idari kadro ya da imkan vermedigimiz MVleri elestirirken biraz durup dusunsek yanlis mi ederiz?
    9. Anonymous Says:
    Ocak 18th, 2006 at 22:54 e

    Söylediklerinizde yerden göğe kadar haklısınız ama Ömer çıtayı o kadar yüksek tutmuş ki üstünden atlamak için her gelen altından geçiyor.Alttan geçenlerin sürünerek mi yoksa ayakta mı geçtiklerinin ehemmiyeti kalmıyor ben ona yanıyorum.
    Allah Ömerden razı olsun.
    10. Muzmin Anonim Says:
    Ocak 19th, 2006 at 03:38 e

    Omer?

    Ben Omer ismiyle citaci birini tanimiyorum –ama, madem siz pek takdir ediyorsunuz, yine de Allah razi olsun bari :-)
    11. Anonymous Says:
    Ocak 19th, 2006 at 05:58 e

    Siyasi tarihte Ömer bir tanedir anlaşılan bir tane daha gelmeyecektir.
    12. Anonymous Says:
    Ocak 19th, 2006 at 12:03 e

    Hizmet aşığı Mvler iş başında…

    Futbol Federasyonu seçimlerinde siyasi iktidar belki de ilk kez bu kadar açık bir şekilde müdahil… Ama AK Partili çevreler de bu konuda kendi içinde netleşmiş durumda değiller. Şu anda AK Partililer ikiyi bölünmüş durumda. İlk grup Hasan Doğan karşıtlarından oluşuyor. Bunlardan Melih Gökçek, Nuri Albayrak gibi isimler açıkça Haluk Ulusoy’u destekliyor. Diğerleri ise Başbakan Erdoğan’ın net tavrı nedeniyle bu rahatsızlığını dile getirmiyor. Ancak Haluk Ulusoy’a destek de veremiyorlar. Kongredeki etkinlikleri ise bugün belli olacak.

    ‘KONGRE BİLMİYORLAR’
    İkinciHASAN DOĞANgrup ise Hasan Doğan yandaşlarından oluşuyor. Ancak bunlar da iki parçaya ayrılmış durumda. İlk bölüm Başbakan Erdoğan’ın Ulusoy karşıtı tavrına yüzde yüz katılıyor ve bu doğrultuda hareket ediyor. Ancak ikinci grup “Ulusoy gelmesin. Hasan Doğan da yönetimde yer alsın ama bu iş Ayhan Bermek’le olmaz. Cemal Aydın, Celal Doğan, Murat Aksu gibi isimler üzerinde duralım” görüşünü savunuyor. Bu grup, Ayhan Bermek’i destekleyen diğer partili arkadaşlarını ise “Kongreyi bilmiyorlar. Bilselerdi Ayhan Bermek’i desteklemezlerdi” diye eleştiriyorlar

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

Kapat
E-posta ile paylaş