Osmanlının Mirası
FST Ocak 17th, 2006
Osmanlı hanedanı ile ilgili belgeselden yola çıkan yorumu yaparken aklıma madem Osmanlı hanedanı sınırdışı edildi, hain olarak görüldü, o kadar kötüydü de neden bununla yetinilip daha ileri gidilmedi diye düşündüm. O zaman ihmal edilen ama iş işten geçmede hala icra edilebilecek bazı tedbirleri şöyle sıralamak geliverdi aklıma:
1. Osmanlıyla özdeşleşen Bursa, Edirne, Amasya gibi vilayetlerimizde hala ayakta kalmış, görende Osmanlı hanedanı lehinde intibalar uyandırabilecek eserler mevcuttur. Bursa Belediyesinin “Bursa bir Osmanlı Şehri değil Avrupa Şehridir” şeklinde verdiği çağdaş mesaja rağmen, kabak gibi Ulu Cami, Sultan Osman ve Orhanın kabirleri bu mesajla hiç de uyum arz etmemektedir. Bu vesileyle Ulu Cami minarelerinin yıkılması, binanın da görene “işte çağdaş Türkiye bu” dedirtircesine bir opera, bale tiyatrosuna dönüştürülmesi neden akledilmemektedir?
2. Türkiye’de bir sürü köprü, havaalanı, kültür merkezi, baraj vs. Atatürk’ün adıyla şereflendirilmiş ama hiçbir vilayetimiz bundan nasiplenmemiştir. M.Kemalpaşa, Gazipaşa gibi ilçeler, Ataköy, Atakent gibi semtler olmakla birlikte, Ali Fuat Paşa gibi muhalif bir paşanın nahiyeye isim olarak verildiği göz önüne alınırsa ilçeye isim olmanın pek de manalı olmayacağı takdir edilecektir. Hele de Osmaniye diye bir vilayet bile mevcutken. Gazi Antep’in Gazisi malum başka bir manaya işaret ediyor. Osmanlı şehri Bursa isminin “Atatürkeli” şeklinde değiştirilmesi gayet uygundur. Şu günlerde Büyük Ankara Oteline göz diken milletvekillerimiz yürüyen bantta konuyla ilgili fikir yürütecek zamanı bolca bulacaklardır.
3. Nüfus dairelerimiz “Osman” isminin çocuklara konulmaması konusunda daha hassas olmaya davet edilmeli, gerekirse bir tamim yayınlanmalıdır. Üstelik böylece Alevi vatandaşlarımızın da kısmen gönlü alınıp bir taşla iki kuş vurulmuş olur.
4. İstanbul meselesine gelince, tabii burada yapılacak iş çok ama önce şu Sultan Ahmet meydanı isminin ele alınması şarttır. Çağdaş Türkiye’de saltanat çağrıştıran bir meydanın yersizliği aşikardır. Benim önerim meydanın adının “Çağdaşlık Meydanı” olarak değiştirilmesi, bölgedeki camiler için 1. maddenin uygulanmasıdır. Doğal olarak gerici neoliberal Turgut Özal’ın hileyle Fatih Sultan Mehmet olarak adlandırdığı II. Köprüye de “Laiklik Köprüsü” olarak iadei itibar yapılmalıdır. Tabii İstanbul’da Osmanlının izini silmenin güçlüğünü biliyorum ama hepimize bu konuda görev düşüyor, ben sadece yolu açmış olayım dedim. Kadıköy Belediyesi ve Göztepe Camii karşıtı grup izimden gelebilir.
5. Son dönemlerde tarih kitaplarında II. Abdülhamit için Kızıl Sultan, 4. Murat için esrarkeş, 1. Beyazıt için ayyaş ibarelerinin pek geçmez olduğu dikkatimi çekmeye başladı. Tabii siz uyuyorsunuz ama ben dinamik, çevik ve zindeyim. Hatta Vahidettin hain değildi diyen kendini bilmezler dahi görülebiliyor. Derhal II. Abdülhamit’in masum Ermenilerin kanına girmiş ruh hastası bir Kızıl Sultan olduğu, devrinin tümüyle istibdatdan ibaret olduğu reklam edilmeye başlanmalı, Osmanlı padişahlarının haremlerde kadınlarla gönül eğlendirme dışında işi olmayan birer ayyaş ve uyuşturucu mübtelası olduğu çağdaş-gerçeği küçüklere renkli, sevimli tarih kitaplarıyla aktarılmalıdır.
6. Zamanında Osmanlıların fetih adı altında barbarca işgal ettiği tüm ülkelerden bugün özür dilenmeli, Budapeşte, Belgrad, Kosova, Üsküp, Saraybosna, Sofya, Tebriz, Bağdat, Kahire gibi zamanında işgale uğramış, Osmanlı sarığı altında inim inlemiş bölgelerdeki halkın, Çanakkale’de zarara uğrayan kavimlerin, Safevilerin torunu İran Azerbaycanlısı kardeşlerimizin vs. gönlü alınmalıdır.
7. Hünkar Beğendi, Sadrazam Lokumu, Vezir Parmağı, Saray Sarması gibi tatlı ve yemeklerin isimleri de münasip şekilde “Çağdaş Beğendi, Başvekil Delight, Bakan Parmağı, Çankaya Kadayıfı” şeklinde değiştirilmelidir.
Akla daha çok şey gelebilir, sinsi düşman başkaldırıyor haberiniz olsun. Bazı ilerici gazetelerimiz entellik adına belgeseller yaparken belayı bulurlarsa hiç şaşırmayalım. Durduk yerde Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer yerine misal Osman Selahaddin Osmanoğlu üstelik AKP’lilerin oyuyla gelip oturursa seyreyleyin gümbürtüyü. Üstelik sülalenin hanımlarının başı da açık, var mı diyecek bir laf…