Memura şu, memura bu

FST 31 Ocak 2006

Son zamanlarda memurlarla ilgili haberlerde bir artış var gibi geliyor bana, belki de konuya hassas olduğumdandır bilemiyorum. Memur (ya da daha genel ve modern ifadesiyle kamu çalışanı) dendi mi dikkatim hemen o tarafa kayıyor. Başbakan yardımcısı Mehmet Ali Şahin 100.000 yeni memur alımını “müjdeledi” geçen hafta. Buna ilaveten öğretmenlerin haftalık “15 Saat” dersin üzerinde derse girerlerse aldıkları ek ders parasının arttırılması konusunda “çalışmalar” devam ediyormuş. Denge bilmemnesi adıyla her ay bir şeyler ödenecekmiş. Şimdi de AKP Karaman milletvekili Mevlüt Akgün “oturdukları lojmanlar memurlara verilsin, nasıl olsa kira ödüyorlar” diyesiymiş. Öğretmeni, öğretim görevlisi, asistanı, nüfus memuru, balerini, ses sanatçısı, imamı, müezzini, doktoru, belediye fen memuru, TSE uzmanı, DPT uzmanı, hakimi, savcısı, avukatı, mühendisi, defterdarı, vergi memuru, askeri, polisi, valisi, kılı tüyü garip bir tavır içinde. Oturup edebiyle işini yapanların sayısı parmakla gösterilecek kadar azalmış durumda. Sanki memurluğa giren Allah tarafından yetkilerle donatılıyormuş gibi bir tavır içine giriyor. Görevini normal yapan memura rastlandığında neredeyse ağlayarak sevinçten eli öpülüyor. Herneyse, aşağıdaki yazıyı bayağı önce bir maaş artışı söylentisi üzerine yazmıştım, kısmen ilaveler yaparak yeniden aktarıyorum, yeni bir yazı olarak kabul edilebilir.

****
Memurların maaş artışı, kafadan ödenecek sabit miktar vs. bir haftadır gündemi işgal ediyor. Kimi haberlerde kafadan 160 YTL, kiminde 250 YTL artış olacağı söyleniyor. Aynı işi yapıp farklı para alan memurların durumu, az alana fazla vermek suretiyle eşitlenecekmiş. IMF “nerden çıktı bu seyyanen zam” diye bozuk çalıyormuş vs. Burada bence birçok problemli nokta var. Öncelikle, alt kademedeki memura daha fazla zam yaparak üst kademedekilere yaklaştıralım” mantığı sakattır. Yani, herhangi bir yeteneği olmayan, hasbelkader torpille işe girmiş bir memur, uzman biriyle aynı parayı alsın demek doğru değildir. Bir yerin “müdürüyle memuru eşit para alsın, bu adaletsizliktir” denemez. Zira yapılan işlerin kontrol sorumluluğu, riski farklıdır. Öte yandan “aynı işi yapan kişilerin aynı parayı alması” eğer sağlayabilirlerse, olması gerekendir. Davranış bilimlerindeki “Eşitlik Kuramı�? insanların mutlaka kendileriyle benzer işi yapan kişilerin gelirleriyle kendi gelirlerini kıyasladığını anlatır. Aynı özellikte ve benzer iş yükü ve sorumluluk sahibi iki memurdan biri 1000 diğer 2000 YTL alıyorsa orada bir sakatlık vardır. Düzelteceğiz lafı var 3 yıldır ama nasıl becerirler bilemiyorum. Bana kalsa yüksek ücret alanın maaşını aşağı çekerim ama şimdilik hepsi boş laf.

Yalnız memurlara da bir çift sözüm var. Bir defa geçim sıkıntısı yaygın, işsizliğin bol olduğu bir ülkede ikide bir maaşa zam çığırtkanlığı yapmak çok çirkin. Memleketimizde zaten memurların büyük kısmının antipatik bir imajı var, bir de zırt pırt dilenci görüntüsü verilmesi hoş değil. Kaldı ki “ülke şartlarına göre�? memurumuz iyi para almaktadır. Karşılığında ne yaptığını ölçecek bir performans değerleme mekanizması da olmadığından, yan gelip yatabilme lüksüne sahiptir. Üstelik alınan maaşı geçin, hukuki anlamda da imtiyazlı bir sınıftır memurlar. Eğitimin ve sağlığın zaten bedava olduğu düşünülürse, iyi bir emekli sigortasına da sahiptirler. İşten atılmaları imkânsıza yakındır. Yani, ömür boyu istihdam garantisi vardır. Hafta 3-5 saat derse giren öğretmenler, bedavacı akademisyenler, döner sermaye geliriyle Karun’la yarışan doktor ve hemşireler, belediyelerde uyuklayan tipler, bir sürü ek ödeneği olan ve ellerinde her tür despotluğu yapmalarına imkan olan yargıç ve savcıları, valileri, kaymakamları, bunların makam arabası ve lojman saltanatını lütfen aklınızın bir kenarında tutun.

Sonra çevrenize bir bakın, genelde birçok memur birbiriyle evlidir ve haneye iki maaş girer. (Halk arasında buna çift maaş denir) Özellikle doktorlar, öğretmenler, akademisyenler vs. inceleyin, hep karı koca devlet dairesinde çalışırlar. Diğer memurlarda da bu özellik yaygındır. İlle para verilecekse eşi de memur olan bundan istisna tutulmalıdır. Yaygaracı memura bakmak lazım, mesela eğer eşi de öğretmense evin aylık geliri ek derstir vs. en azından 2 Milyarı geçebilir. Bu iyi para mıdır, derseniz, İstanbul ve diğer birkaç büyük şehir hariç Türkiye’de 500 YTL ile bile geçinmek mümkündür. Yani misal Kırşehir’de eline 1 Milyar geçen biri hayatını rahatça sürdürür, biraz tasarruf bile edebilir. Bir öğretmen 15 saat karşılığı 700 YTL veya üzerinde para alır, bunun dışında bakanın dediği gibi okula uğramaz. Dönem başlarında öğretmenlere ayrıca harçlık verilir. Yazları 2 ay ücretli tatilleri vardır. Dolayısıyla “haftada iki gün standart mesai karşılığı” 700-1000 YTL arası para bir devlet dairesinin rahat şartlarında fena değildir. Çoğunun çift maaşlı olduğunu düşünürsek şartların biraz daha iyileşeceği göz önüne alınabilir. Doktorları ve sağlık sektörünü hiç saymıyorum, burada gelirler kat kat fazladır. Dolayısıyla, memurları izlerken, yerine göre acırken biraz daha temkinli olmakta fayda var. Şu sorular hep aklımızda olsun:

1. Bu insanlar çalıştıkları kuruma “hangi yetenekleri” dolayısıyla girmişlerdir? Yani siz işsizsiniz, sizinle aynı yetenekte, hatta daha beceriksiz, eğitimsiz biri siyasi eğilimi, Alevi ya da Sünni olması, ahbaplık gibi sebeplerle işe girmiş, en az 800-2.000 YTL arası para alıyor sonra gözünüze baka baka “para yetmiyor, zam istiyoruz” diyor.

2. Bu kişilere parayı kim ödemektedir. Yani zam yapılsın ama hangi kaynaktan? Parayı alacak memur için “bana ne kardeşim, işe aldınız, ödeyin” demesi kolay olabilir ama alınan vergilerin devlet memurunun cebine girmesi gerekip gerekmediğine, başka alanlara da harcanması gerektiğine yine “memurlar” karar veriyorsa orada bir sıkıntı var demektir.

3.Bu memurların yaptığı iş yapılmasa, ya da devletçe yapılmasa ne olur? Birçok devlet memurumuzun iş yapmadığını hepimiz biliyoruz. Yapmalarına da imkân yoktur, zira ortada yapılacak bir iş yoktur. Ağlayan memura bakarken bu soru da aklımızın bir kenarında olsun.

4. Memur, olması gerektiği gibi millete hizmet mi etmektedir, davranışı uygun mudur? Para isterken ortalığı yıkan memurların davranışı genelde hepimizin şikayetçi olduğu bir alandır. Hangimiz hiç anlamadığımız teknik işler vesilesiyle gittiğimiz Maliye, Tedaş, belediye, tapu, nüfus gibi yerlerde anlamsız sıralara girmemiş, azarlar işitmemiş, hastanelerde doktor fırçası yememiş, okullarda öğretmen terörüne maruz kalmamışızdır? İyi davranan bir memura rastladığında şok olup, rüyada mıyım diye kendini çimdiklemeyen var mıdır? Hatta bunun hikâyesini bile anlatırız. Sanki memurun vatandaşa olması gerektiği gibi davranması büyük bir lütuftur.

Bunlar uzatılabilir. Türkiye’de memur sayısının çok olup olmadığı konusunda kesin bir fikrim yok. 75 Milyona 2.5 milyon memur mutlak rakam olarak fazla değil gibi görünüyor. Ama kesin olan bir şey varsa bu rakamın içinde 2 milyonun bedavacı, bir tür işsizlik sigortasıyla geçinen tipten ibaret olduğudur. Memur vazifesini düzgün yapmalıdır. Hatasının ceremesini vatandaşa ödetmemelidir. Memuriyete girdiğinin ertesinde sahip olduğu Osmanlıdan kalma zırha güvenip hizmet bekleyen insana hayvan muamelesi yapmamalıdır. Aldığı parayı beğenmiyorsa, yerine bekleyen bir sürü, muhtemelen daha yetenekli insanın bulunabileceğini bilmeli, defolup gitmeli ya da edebiyle aldığı 3 kuruşun hakkını vermelidir.

Alınan paranın mutlak olarak az ya da çok olması benim açımdan pek bir şey ifade etmiyor. Kimine göre ayda 500 YTL iyi paradır, kimine göre 10.000 YTL. Keşke herkes umduğu kadar çok paraya sahip olsa. Neticede devlet dairesinde çalışmayı tercih edenler devletin verdiğine razı olmak zorundadır. İyi kötü insanların bir tercih hakkı var. Piyasada bir sürü insan asgari ücrete iş bulduğunda takla atarken, haftada bir kaç gün, o da izafi olarak gayet rahat şartlarda çalışıp elverir düzeyde para alanların biraz seslerini kısmaları gerekiyor.

Memursuz bir dünya mevcut düzen içinde mümkün değildir. Bürokrasi şu ya da bu şekilde olacaktır. İşinin ehli, davranışı düzgün, ağzını açtığında iki lafından biri “kademe, derece, zam” olmayan memurun başımızın üstünde yeri vardır. Hastayı muayenehaneye atmak için, bıçak parası almak için dümen kurmayan doktorlar, öğrenciye özel ders vermek için sınıfta bırakmakla tehdit etmeyen, dersin hakkını vermeye çalışan öğretmenler, cüzdanla vicdanı arasına sıkışmayan adalet mensuplarına selam olsun. Keşke bu gibi nadir insanlara daha çok para verilse. Ama nerde üç kağıtçı, hırsız, torpilli varsa sistem bunları besliyor. Oyunun kuralında iş yapmaya çalışan, fikir üreten memura yer yoktur. Bunlar daha yolun başında budanır. Gün yalakanın, sadakat adıyla kapı köpekliği yapanın, uğursuzun günüdür. Türkiye’de yolsuzlukların yegane sebebi kendi çıkarı için buna imkan sağlayan devlet memurlarıdır.

Bir çözüm varsa o da bürokrasiyi kutsayıp halkın üstünde tutan devletçi anlayışın anayasadan kazınıp atılmasıdır. Paradoksa bakın ki güç tümüyle bu bürokratların, memurların elinde. Saltanatı bırakmak istemedikleri için her reform paketini “vatanı bölecekler, bunlar hain” sloganıyla reformcunun başına geçirmeyi becermişlerdir. Her zaman dediğim gibi bürokraside reform yapılamaz. Sezdirilmeden bir gece yarısı darbesi belki sersemletir ama buna da kimse cesaret edemez.

Bir de performans değerleme lafı var, güya çalışan memurla yatanı ayırıp ona göre para vereceklermiş. Bunlar tamamen boş kuruntulardır. Memuriyette dünyanın her yerinde, ama özellikle Türkiye’de amire sadakat, el etek öpme esastır. En yüksek performans buradadır. AKP’ye tavsiyem hayali bırakmasıdır. Yapacaklarsa kendi maaşlarına, askerlere, yargıçlara, kara cübbeli profesörlere bolca bir zam yapsınlar, sendikalarının başındakilere de biraz sus payı versinler, yeter. Artık zırıltı dinlemekten gına geldi.

Popularity: 15% [?]

15 Yorum

  1. Anonymous - 02 Şub 2006 - 9:15 am

    İçinde bu kadar çok memur kelimesi olan yazılar yazılmaya başlamış ise havada seçim kokusu var demektir. Memurlar için söylenecek bir sözüm yok eğer hizmet için o kapıya yamanmaya çalışıyorlarsa ne ala yok eğer izzet için o kapıya yamanmaya çalışıyorlarsa bulacakları ancak zillettir.

  2. izlenimler - 02 Şub 2006 - 12:32 pm

    Seçim işini bilemem, yalnız memurlar hizmet için dahi olsa kapıya geldiklerinde maalesef zillet dışında bir şey bulacaklarını sanmıyorum.

  3. hhder - 03 Şub 2006 - 3:19 pm

    Devlet babanın bir çiftliği var,
    Çiftliğinde memurları var,
    “Zam zam” diye bağırır,
    Çiftliğinde devlet babanınnn..

  4. böcük - 16 May 2007 - 5:20 pm

    Doktorların, öğretmenlerin, mühendislerin ve marangozların nekadar maaş aldıklarını ve kaç saat çalıştıklarını öğrene bilir miyim?

  5. fbhenry - 30 Mar 2008 - 8:04 pm

    yaaaaaaaaa size diyorumkiiiiiii marangozların çalışma süreleri ve aylık gelirleri????????????????????aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa…böcük ben seni tanıyorum.bizim okuldansın.matematik performans ödevini araştırıyorsunh.6. sınıfa gidiyorsun…..

  6. kubilay - 06 May 2008 - 8:58 am

    arkadaslar ben 6. sınıfdfayım lütfen marangoz,doktor,öğretmen ve mühendisin çalışma süresü ve aylık gelirini verebilirmisiniz?

  7. nermin - 07 May 2008 - 4:27 pm

    kubilaya katılyorum

  8. FST - 07 May 2008 - 4:43 pm

    Ben de hepinize başarılar diliyorum

  9. künefe(lokum) - 12 May 2008 - 9:36 pm

    yaa bu marangozlar kaç ytl alıo kaç saat çalışıo bi öğrenebilirmiyim yaa böcük yani bedir bn mert sanada katılıom 6.sınıfım performans ödevi için lazım Allah rızası için bi söyleyin yaa

  10. bücük - 13 May 2008 - 10:08 pm

    lütfen cidden yardım illa fun club mü kurcaz yani acil yardım ama cidden acil 1-2 saat var lütfen acıyın şu sbs yüzünden zaten geleceğimiz söz konusu

  11. nurgül - 16 May 2008 - 4:00 pm

    galiba bu matemetik performans ödevi her okula dağıtılmış çünkü bende arıyorum ve bu arada aranızda adnan hadiye sürmegöz i.ö.o ‘na giden var mı 6/A

  12. meltem - 16 May 2008 - 11:11 pm

    ya bana da öğretmenlerin doktorların mühendislerin marangozların çalşma süreleri ve gelirleri gerekli acil lütfen yardım edin

  13. Resul Cibril - 16 May 2008 - 11:28 pm

    ya bana da öğretmenlerin doktorların mühendislerin marangozların çalşma süreleri ve gelirleri gerekli acil lütfen yardım edin

    Bu odevi size kim neden verdi anlamadim, ama bunun cevabini Internet’ten aramak bence pek akillica degil.

    Iyi yapilan her is zaman alir.

    Bir isi iyi yaptiginiz anlasildiginda da geliriniz artar –ya da daha iyi gelir getiren bir baska yerde calismaga baslarsiniz.

    Bu, hem ogretmenler icin, hem doktorlar icin, hem muhendisler icin, hem de marangozlar icin gecerlidir.

    Daha fazla bilgi istiyorsaniz, Internet’ten kopya cekmek yerine, cevrenizdekilere sorun.

  14. fatihdemir - 16 May 2008 - 11:40 pm

    Resul Bey,
    Yaw ne karisiyorsunuz bacak kadar kiza :)
    Birakin cekecekse ceksin kopyesini… Sen Resul Amca!cini dinleme Meltem…. Simdi al eline kagidi kalemi ve yaz :

    Marangoz : Calisma saatinden bagimsiz olarak eli hunerli olani cok eli kazma gibi olani az para yapar
    Meslek Muhendisi : Cok calisani cok, az calisani az para yapar
    Kaldirim Muhendisi : Baba ve annenin cebinde ne varsa onu yer, calismaz.
    Doktor : Cok calisir cok para yapar
    Ogretmen : Az calisip cok para yapar

    Simdi bunu aynen boylece yaz… Ogretmenlerine de selam soyle…

  15. meltem - 20 May 2008 - 5:39 pm

    saolun teşekkür ama ben ciddiyim başka nerden bulabilirim ki resul bey ala ala ya

Geri bildirim | Yorumlar için RSS

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş