Arz ederiz

FST 18 Şubat 2006

Bitmek tükenmek bilmeyen yolsuzluk dosyalarımızdan biri olan Beyaz Enerji davasında bilirkişi raporunda geçen bazı ifadelere tepki gösterilmiş “bunlar rüşvet değilse rüşvet nedir” diye sorulmuş. Haberi yanlış okumadıysam bilirkişi olan Hukukçu Özlem Yalıncak, Mühendis Ömer Erdoğan ve Emekli Sayıştay Denetçisi İsmail Akalın tarafından hazırlanan raporda ihale sürecinin tertemiz olduğu söyleniyormuş. Önce rüşvet sayılacağı düşünülen iddiaları görelim:

… bürokratların müteahhitler tarafından otellerde kadınlarla ağırlanmaları, altlarına otomobil verilmesi, çocuklarının harçlık almaları, odalarındaki Rolex saatler, gerdanlıklar ve ziynet eşyaları vs.

Bilirkişiler de bu iddialara karşı şunu demişler:

[…] Rüşvet suçlamasıyla ilgili olarak her sanıkla ilgili bölümlerde izah edildiği gibi bir takım hediyelerin ‘rüşvet’ diye adlandırılmasının uygun olmayacağının, esasen ihale tutarları dikkate alındığında bazı sanıklara verildiği iddia olunan şeylerin rüşvet olarak verilme ya da alınma vasfı taşımadığı, ayrıca bu somut hediyelerin neye karşılık verildiğinin ortaya çıkarılmadığı, bu açıdan sanıklar hakkındaki rüşvet alma ya da verme suçlamalarının kanıtlanamadığı düşünüldüğü kanaatinde olduğumuzu arz ederiz.

Siz ne dersiniz bilmem ama ben bilirkişilerin yanındayım. Bir defa müteahhitlerin bürokratları otellerde kadınlarla ağırlaması ne zamandan beri pezevenklik değil de rüşvet olarak adlandırılmaya başlanmış? Kavramları birbirine karıştırmayalım. Üstelik hangi çağda yaşıyoruz, bu tür seviyeli birliktelikleri kınayanların aklının bir kenarında yarın ülkeyi İran’a çevirmek de olabilir. Üç kuruşluk ihale için kazanımlarımızdan taviz mi vereceğiz.

Kaldı ki bilirkişiler isabetli olarak “ihale tutarının yanında devede kulak” diyerek önemli noktaya işaret etmişler, milyar dolarlık bir ihalede bürokratın oğluna harçlık verilmesini öne çıkarmak ancakçağdaşlık düşmanlığıdır. Devlet kendine “hizmet eden” bürokrata araba vermezse hamiyetli bir müteahhit bu arabayı verir, o da devletin ayıbıdır. Sonra bürokratların metres ve hanımları için alınan mücevherlerin sahte olmadığı ne malum? Bilirkişi de çok titiz olduğundan konuyu net olarak ortaya çıkaramadığını itiraf ediyor. Devenin altında buzağı aramayalım.

Netice, ortada rüşvet olarak adlandırılabilecek bir şey yoktur. Rüşvet sadece ruhsat arasında polise takdim edilen 10 YTL, gümrük memurunun sol cebine aktarılan 5 USD, adliye katibinin evrakları arasına sokuşturulan 5 YTL gibi büyük meblağlardan ibarettir. Saatle, kadınla, mücevherle, çocuğa cep harçlığıyla rüşvet olmaz. Bürokratların banka hesaplarında kıpırdama var mı, gizli kamerayla tespit edilmiş para alışverişi mevcut mu ona bakın.

Kimse bürokratlara rüşvet verenler bilirkişiyi neden satın almasın diye düşünmesin. Bilirkişilik kurumunun şahsında devleti tahkirden 301. madde devreye girebilir.

Arz ederim.

Popularity: 8% [?]

2 Yorum

  1. eren - 18 Mar 2008 - 5:30 pm

    rüşvet örnegi neden yazmadınız begenmedimmmmmm. lütfen yazınn örnek yegenim ödev yapamadı....

  2. taraf - 29 Haz 2008 - 4:12 pm

    Sayın yorumcunun arzı kendinden ve haddinden büyük olmuştur.
    Sanmasın ki herkes 3 kuruşluk ve satılıktır. Bu tarz ithamlarda bulunmak
    için ön yargıdan ve karalamadan daha çok maddi delilleriniz olmalıdır.
    Kim olduklarını dahi bilmediğiniz insanları lekelerken vicdanınıza dönüp bakınız.
    Bunların da aileleri, çevreleri, bir isimleri ve en önemlisi çocukları olup
    olmadığını bir kez olsun düşününüz.
    Verilen raporlar Mahkemeleri bağlayıcı değil incelemelerini kolaylaştırıcı
    mahiyettedir. Sorum şudur: Kaç kez satın alındınız ya da satın aldınız ki
    bu adi!!! bilirkişilerin satılıp satılmadığını bilebiliyorsunuz???

Geri bildirim | Yorumlar için RSS

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş