Eski Eşinin Kocası
FST 21 Şubat 2006
Bolu’daki üniversitenin rektörünü hatırlarsınız, Başbakan üniversite ile ilgili bazı faaliyetlerin de bulunduğu bir vesileyle geldiğinde kendisinin yanına gitmemiş, bayağı gürültü olmuştu. Sağda solda laikliği vurgulayan mesajlar da işittiğimi hatırlıyorum. Tabii o ara kendisinin rektörlük seçimine hazırlandığı, bu davranışla kendisini atayacak cumhurbaşkanına “bak, senin de tasvip etmediğin dinci başbakana posta koydum” mesajını verdiği de yapılan yorumlar arasındaydı. Kendisinin koyduğu posta 6 rektör adayını 3′e indirecek YÖK’te tutmuş görünüyor, zira cumhurbaşkanına onay için gönderilen listede rektör Yaşar Akbıyık (en fazla oyu almasına rağmen) üçüncü sırada yer alıyormuş. Ancak, cumhurbaşkanı muhtemelen daha ortodoks laik karakterde adayları seçtiğinden olsa gerek Prof. Yaşar Akbıyık’ı elemiş.
Bugün gazeteye yansıyan bir haber artık gözden düşen eski rektörün medya tarfından “düşene sen de vur” muamelesine tabi tutulduğunu gösteriyor. Rektör iken “başbakana karşı çıkması” el altından ya da alenen bilim özgürlüğü laflarıyla alkışlanan Akbıyık kendisiyle ilgili tuhaf bir istihbarat ile yerin dibine sokulmuş. Haber şöyle:
Abant İzzet Baysal Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Yaşar Akbıyık, yaklaşık 3 yıl önce üniversitenin yurtlarında hizmetli olarak çalışırken tanışıp evlendiği Arzu Akbıyık’ın berberlik yapan eski eşi Mustafa Özder’i, görevini devretmeden 10 gün önce, İzzet Baysal Tıp Fakültesi Hastanesi’nde sözleşmeli işçi olarak işe başlattığı ortaya çıktı.
Tabii ilişkinin çapraşıklığı ve çaktırmadan verilen mesajlar dagözden kaçmıyor. Rektör’ün kiminle ne zaman evlendiği, o şahın ne iş yaptığı, kocasının mesleği kimseyi ilgilendirmeyen şeyler. Sadece sözleşmeli işçi olması eleştirilebilir, bu da Hürriyet gazetesine haber olacak çapta bir bilgi değildir. Samsun 19 Mayıs Üniversitesi (tabii tüm devlet üniversiteleri) bırakın aileyi birer sülale üniversitesine dönüşmüşken Hürriyet’in gıkı çıkmazken Bolu’daki bir olayı haber haline getirmek bana pek iyi niyetli bir iş olarak gözükmedi.
Netice, eski rektör Akbıyık başbakana diklenmekle Atatürkçülüğünü yeterince ispatlayamamış, cumhurbaşkanının gözüne giremediği için de Hürriyet tarafından tefe konmuştur. Devlet üniversiteleri tamamen çirkefe bulaşmış iğrenç bataklıklardan ibarettir, rektörlerin devlet kesesinden güç kullandığı aile ortamlarıdır. Boş lafa kulak asmaya gerek yok.
- Eğitim , Toplum
- Yorum(1)
- Bu Yazıyı Paylaşın
- PDF olarak kaydedin
Derin devletin uzantısı olan derin üniversitelerimiz bilime ışık tutmak adına bireysel çabaları bile çoğu zaman sekteye uğratmışlardır.