İftira

FST 12 Mart 2006

İzlenimlerde artık ekonomiyle ilgili pek yazı yazmıyorum, benim ekonomiyle bağlantım dolaylıdır, doğrudan konunun uzmanı siteler (Ekonomi Türk gibi) çoğaldıkça yükü onların omzuna atmakla rahatlamış oldum. Ancak geçenlerde 6 ay kadar önce yazılmış eski bir yazıma gelen yorumu sizlerle paylaşmak isterim. Yorumda benim SEKA özelleştirmesiyle ilgili yazıma istinaden özür dilemem isteniyor. Ben de çok eski bir yazı olduğu için biraz da merakla o yaziyi bulup okudum. Hem gelen eleştiriyi hem de benim yazdığım metni tekrar veriyorum:

Makineler Sökülüyor, SEKA İşçileri Nerede? (29 Temmuz 2005, İzlenimler)
Bugün bir haber gördüm, SEKA’nın makineleri parça parça ihaleyle satılıyormuş. Anlaşıldığı kadarıyla pek rağbet yok. Daha önce iki ihale açılmış ama makinelere talipli çıkmamış. Son ihalede sadece bir makineye Suriyeli bir firma teklif vermiş ve malı sırtlayıp gitmiş. Ne garip durum. Geçtiğimiz aylarda “SEKA’yı kapattırmayız, sattırmayız, bırakın özelleştirmeyin en güzel şekilde işletiriz, milli servettir” vaveylası vardı hatırlarsanız. SEKA İşçileri bebeklerini kucaklarına alıp zorla ağlatarak duygu sömürüsü yapıyor, peşkeş edebiyatı gırla gidiyordu. Bir sürü ODTÜ’lü, SBF’li marksist genç de “yaşasın SEKA direnişimiz” gibi sloganlarla nostalji yaşıyor, işçilere destek oluyordu. Sonra ne oldu, ne bitti bilinmez, bütün SEKA işçileri İzmit belediyesine 1.2 Milyar minimum maaş garantisiyle işçi yazılınca ortalık sütliman oldu. Ne “SEKA satılamaz” diyen kaldı, ne de “biz burayı işletiriz” diyen.

Demek ki hepsi yalanmış, madem öyle bir alay küzumsuz laf edeceğinize, “kardeşim bizim SEKA ile filan bir derdimiz yok, ister satın ister kapatın, yeterki paramızı ödeyin” deseydiniz ya? Sendika ağalarıyla tüm toplumu budalama yerine koyan eski SEKA yeni belediye işçilerine sesleniyorum. Bakın “Milli Servetimiz” stratejik kağıt fabrikasının bir makinesini (hem de) Suriyelilere satmışlar. Alsa diğerlerini de satacaklarmış ama müşteri bulamamışlar. Neredesiniz, gidiyor, peşkeş çekiliyor makineler. Sinan Aygün bey, işçi ve komünist gençlerden ümit yok bari siz kulak verin feryadıma…

Eski bir SEKA çalışanının yorumu
(12 Mart 2006)

SEKA’nın makinalarının satılmasını büyük bir üzüntüyle takip ettik. 51 gün boyunca bizleri ziyaret edenler gibi siz de laftan başka bir şey üretmiyorsunuz.
Ben 20 yılımı SEKA arazisinde çalışarak geçirdim. SEKA’da evimden daha çok zaman harcadım. Ben ve arkadaşlarım bu milletin SEKA’ya halen ihtiyacı olduğunu bütün yolları kullanarak anlatmaya çalıştı(k). Ailelerimizle birlikte 51 gün boyunca kendimizi fabrikamıza kapattık insanlar “Orada neler oluyor” desinler, kendilerine gelsinler diye. Baktık ki bu milletten ne köy olur ne kasaba. Biraz daha uzatırsak ya cezaevi gözüküyor, ya kapı önü. Bir ihtimal de olsa ölmek te var sonunda. Toplandık ve karar verdik. Bu millet adam olmaz. Kahraman istiyorlarsa başka yerde arasınlar. Biz gücümüzün yettiği kadarını yaptık. 51 gündür bir arpa boyu yol alamadıysak, bu millete bir şeyler anlatamadıysak bundan sonra ne yapsak nafile. Ve direnişe nokta koyduk. Şimdi sıcacık evinde oturan bir kişi kalkmış bizim hakkımızda ahkam kesiyor. Bize iftiralar atıyor. Ben orada yaşadığım hiç bir olayı sizin anlattığınız gibi yaşamadım. Her söylediğmi inanarak söyledim. Maaş için için değil SEKA hayatta kalsın diye çabaladım. Tüm SEKA’lılar da öyle. Bize özür borçlusunuz. Yazdıklarınız için. İftiralarınız için. Biz SEKA için yıllarca mücadele verdik. Siz ne yaptınız bizleri eleştirmekten başka.

SEKA çalışanının yazımı kısmen eksik kısmen de yanlış anladığını düşünüyorum. Benden özür dilememi isterken yahut kızarken de haksızlık ediyor. Birkaç madde cevap vereyim boşta kalmasın:

1.SEKA’nın makinelerinin satılmasını üzüntüyle takip ettik diyor ama daha önceki eylemlere göre bu üzüntü biraz sessiz bir üzüntü olmuş gibi görünüyor. Sonra ben niye laf üretmiş olayım, SEKA makinelerinin ve fabrikasının satışına karşı değilim, aksine iyi olmuş diyorum. Diğer laf üreten solcu gençler üzerine alınsın.

2. Bu milletin SEKA’ya neden ihtiyacı olduğunu anlatmaya çalışıp başarılı olamamalarının sebebi, milletin ahmaklığı, zekasının yetersiz olması değildir. Aklı başında herkes SEKA’nın ülke için vazgeçilmez bir kurum olmadığını bilir. Neticede bir kağıt fabrikası, karlı gören varsa gider bir tane açar.

3. “Milletin�? SEKA çalışanlarını yahut başka birilerini kahraman olarak görmek istediği bir vehimden ibarettir. Millet, artık kim ise, herhangi bir kamu kuruluşunun işçisinin kahramanlığını niye dikkate alsın?

4. Direnişe nokta koyma noktasındaki açıklamayı beğendim. Kapı önüne yahut cezaevine konmamak için bıraktık denmiş. Demek ki duygusal değil akılcı düşünmüşler. Yani sloganlar belli garantiler mevcutken atılıyor. Kınamıyorum, ben de zaten öyle düşünüyordum, teyit edilmiş oldu.

5. SEKA işçisi mi yoksa ben mi “sıcacık evde�? oturuyorum bakmak lazım. Ortalama bir SEKA işçisi, şu anda hangi kamu kurumuna geçmişse benden fazla para kazanıyor. Duyan da SEKA işçileri deprem konutunda soğuktan titriyor, kalan millet köşklerde yatıyor zannedecek. SEKA’ya zamanında kapağı atamadığı için işsizlikten yahut asgari ücretten titreyen bir sürü tanıdığım var ama onların eylem yapacak bir fabrikaları yok.

6. “Maaş için değil SEKA ayakta kalsın için�? gibi sözleri çok duydum. O zaman niye sendika üzerinden maaş pazarlığı yapıyorlarmış? Senelerce bu laflara kendilerini inandırdıkları için başkalarının da “biz para için bu işi yapmıyoruz�? diyenlere inanacağını düşünmeleri normal.

7. Benim için “iftira atıyor�? demiş SEKA çalışanı, öyle olsun. Zaten bunu söylemese bu cevabı almayacaktı.

Netice itibariyle, SEKA yahut bir başka kurumun satılması, o kurumda çalışmayan toplumun kalanı üzerinde herhangi bir etki oluşturmaz. Zaten yasalar gereği, kapatılan ya da satılan kamu kuruluşlarının çalışanları işten atılmıyor, başka kamu kuruluşlarından maaş almaya devam ediyorlar. Bir sürü işsizin bulunduğu, asgari ücretle geçinilmeye çalışılan bir memlekette ömür boyu iş garantili kamu işçileri ve memurların terbiyesizlik yapmalarına asla tahammül edilmemelidir. Bu tür laflar tamamen sendikaların ekmek parasıyla ilgilidir. Kamu sendikacılığı gibi bir saçmalığı ortadan kaldırmadıkça iflah da olamayız zaten. Sendika gitsin özel sektörde tutunsun. Tabii yağlı kapıyı bırakabilirse.

Konuyla ilgili çok eski yazılarda da vurguladığım bir şey var. Bireysel olarak işçinin adığı maaş artışına kendisi ve ailesi adına sevinirim. Bu kim olsa fark etmez. Ama iş anlamsız laflara döküldüğünde enayi yerine konulmayı hazmedemem. Adam gibi para istensin, sendika üzerinden vatan, millet edebiyatı yapılmasın. Kimse kimseyi silah zoruyla SEKA çalışanı, öğretmen, tapu memuru, asistan yapmıyor. Edebiyle iş yapan kamu çalışanları bu sözlerden elbette alınmayacaktır, benim lafım çığırtkanlara.

2 Yorum

  1. medyatenkitleri - 14 Mar 2006 - 8:49 am

    Seka işçisine katılmıyorum.Tamamen “duygusal” yaklaştıklarını düşünüyorum ben de.Zaten bu memlekette nerde “fedkarca”düşünen insanlar ki?Herkes bir şeylerin arkasına sığınıp “vatanperverlik” edebiyatı yapıyor;ama esasında herkes kendi şahsi menfaatinin peşinde koşuyor.
    Kimse edebiyat yapmasın.

  2. Ekonomix - 14 Mar 2006 - 6:47 pm

    Bence ekonomi konusundaki yazilariniza devam edin. Hem mantikli yaziyorsunuz, hem de sizin siteniz benimkinden daha fazla kisiye ulasiyor.

Geri bildirim | Yorumlar için RSS

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş