Akıllı Tasarıma Ciddi Bir Darbe

FST 9 Nisan 2006

evrim1.jpgBir grup bilimadamı deney yapmışlar, sonuçta molekül düzeyinde evrim teorisi destekleniyormuş. Ben yazılanların bir kelimesini dahi anlayamadım, bilen bilir pek de ilgilenmiyorum. Yalnız haberin bir yerinde “Çalışmamız, Darwin’in evrim teorisine karşı çıkan tezde (akıllı tasarım) köklü bir hata bulunduğunu da ispatlamış oldu” deniyormuş. Bu akıllı tasarım işini de anlamıyorum ama herhalde bu haberdeki konu sebebiyle sayın Mustafa Akyol’un sitesinde birkaç cilt yorum yazılacaktır.

Ben bunca ciltlik yorumdan şunu çıkarıyorum. Akıllı Tasarımcılar “bu kadar karmaşık yapılar kendiliğinden olmaz, mutlak biri bunu yapmıştır” derken Evrimciler “Allah diye bir şey bilime aykırıdır, dolayısıyla mevcut yaratıklar kendiliğinden belli süreçler geçirip ortaya çıkmışlardır” diyorlar. Akıllı Tasarımcılar “yobaz, dinciler” denerek bilim erbabınca kınanmamak, Evrimciler de “Allahsız ateistler” damgası yiyip toplumun çoğunluğu nezdinde kınanmamak için siyaseten doğruculuk yapıyorlar. Siyaseten doğruculuğun benim görebildiğim en önemli sonucu yazılan kitap ve makalelerin sayfasının artmasından ibarettir. Bir de fazla ıkınıp kıvırmaktan insan fiziki olarak da zarar görebilir. (Örnek, O biçim kovboylar filminin adı)

Ben bu tartışmalara katılmayan biri olarak Akıllı Tasarım’a ciddi bir darbe vurulduğunu düşünüyorum ama beklendiği gibi darbe ABD’li ateist biyologlarca vurulmuş değil. Bahsettiğim darbe çok daha yakın bir yerden geliyor. Akıllı Tasarımcılar “Kompleks sistemler kendiliğinden oluyorsa, bir parça plastik, demir ve bakırı bırakın bakalım ne zaman Laptop oluşacak, haydi laptop oluştu, başına bir maymun koyun bakalım ne zaman blogger olacak” şeklinde örnekler vermiyor mu? İşte bu noktada teorilerini çökerten bir örnek aylar önce benim sitemde yer alan bir haber içinde geçiyordu. Normalde evrilip insana dönüşmesi için milyonlarca yıl gereken “Manşet” adlı rotveiler cinsi köpek bir anda Hürriyet gazetesi yazı işleri kadrosuna girmedi mi? Hatta aynı gazetede daha evrimini tamamlayamamış birçok tür yazarlık yapmıyor mu?

Demek ki Akıllı Tasarımın temel varsayımı daha bir iki yanlışlamayla güme gitmiş oluyor. Mustafa Akyol kusuruma bakmasın, burada olgulardan yola çıkmış olmasam teorisini zedeleyecek bilgileri kamuya açmazdım. Ama gerçek çok net, üzgünüm.

Eski Evrim Yazıları: Bir o kadar da üzüntü verici, Bilimiİçine Sindirememiş, Sızlanmayın, Maymunun yürüyüşü, Teorime Hırvatistandan destek, Evrim tartışmaları ile ilgili bir hatırlatma

10 Yorum

  1. S.Öztürk - 09 Nis 2006 - 3:32 pm

    Fethi bey ,

    Her zamanki gibi boyalı basınımız haberi a priori bakışlarla veriyor.Haber NY Times da geçtiğinden çok farklı bir şekilde lanse edilmiş , çokta kısaltılarak.

    Akıllı tasarım teorisyeni M.Behe bu analizle ilgili cevaben bir makale yayınladı.Boyalı basın doğal olarak bundan bahsetmiyor.Linki şudur :

    http://www.idthefuture.com/2006/04/the_lamest_attempt_yet_to_answ.html

    Darwinistler boş ve ham hayaller görüyorlar.Aslında bu darwinizmi isbatladığı öne sürülen analiz darwinizmin moleküler açıdan ne kadar da zor durumda olduğunu anlatmaya yetiyor. Behe sözkonusu cevabında şöyle diyor :

    “7 Nisanda Science’te yayınlanan Bridgham’in çalışması bugüne kadar Irreducilble Complexity’in Darwinizm için yarattığı sorunu hafifletmek için yapılmış en zayıf ve aksak çalışma olarak kabul edilebilir. Belki de buna tüm zamanların en aksak girişimi diyebiliriz. ”

    Farshad rumuzuyla hollandadan mustafaakyol.org’a yazan arkadaşımız da şu basitleştirilmiş teknik yorumu yapmış :

    “3 çeşit steroid hormonu (aldosterone, cortisol, and “DOC

  2. metin-thePoor - 09 Nis 2006 - 8:39 pm

    Sevgili Fethi Bey, sizi tehdit ediyorum: Eğer bu -yine her zamanki gibi muhteşem güzellikteki- yazınızı Mustafa Bey’in bloguna koymazsanız ben bizzat bu işle ilgilenip bir copy-paste harekatıyla durumdan vazife çıkaracağım, bilmiş olun netekim!

  3. izlenimler - 09 Nis 2006 - 9:08 pm

    Merhaba Metin Bey,

    Övgüleriniz için teşekkürler. Mustafa Bey zaten konuyla ilgili birşeyler yazmış, yorumlar da birinci cildi geçmek üzere, ben de birşeyler yazarsam Marifetname hacmine ulaşırız. Zaten neden bahsedildiğini anlamadığım için yazacaklarımla tepki çekebilirim, siz o konuda daha ehilsiniz.

    Selamlar.

  4. Muzmin Anonim - 10 Nis 2006 - 12:28 am

    Fethi bey,

    Zaten neden bahsedildiğini anlamadığım için yazacaklarımla tepki çekebilirim

    Bu cumlede, buyuk bir ihtimalle, kinaye yok. Ama, olmaliydi ;-)

  5. izlenimler - 10 Nis 2006 - 8:50 am

    Sayın Müzmin Anonim,

    Sizin yorum da bayağı muammalı geldi, ne şekilde anlamam gerektiğini tam çıkaramadım doğrusu.

    Hakikaten bu konuyu neredeyse hiç merak etmiyorum, diğer taraftan Mustafa Bey, evrim yandaşları, karşıtları, ortadakiler vs. grupların yazışmaları çok ilginç, konunun bayağı önemli olduğu anlaşılıyor.

    Mustafa Bey tabii konuyu ciddi şekilde ele alıyor, bu onun işi ama Akıllı Tasarım (size göre Zeki Tasarım) benim pek aklıma yatmıyor. Daha doğrusu “bilim”, “teori” gibi laflarla süslendiğinde Evrim teorisi ne ifade ediyorsa o da daha fazlasını ifade etmiyor.

    İşin açığı bu konuda en tatmin edici açıklamaları ve büyük ölçüde kendi düşüncelerimi geçenlerde sizin yazınızda buldum,

    “Tamam, makro-evrim acisindan Darwinizmin yetersiz ve tutarsiz oldugunu bilirim de, mikro-evrim sozkonusu oldugunda oldukca istifadeli olabildigi de ortada. Dolayisi ile, meseleye girerken dahi, bardagin yarisi bos; ya da dolu..

    ZT’nin Darwinizmle ilgili problemi Darwinizmin makro-evrim tarafi ile ise, tamam, bununla ugrasmakta bir beis goremiyorum.

    …..

    Allaha inanan birisi olarak, yaratilmis olan herseyin –ama, herseyin– Allahin eseri oldugunu dusunuyorum. Bunun istisnasi susu busu, icinden bir kisminin onceligi sonraligi vs de yok. Hersey Allahin eseri. Allahin bu eserleri nasil yarattigi konusunda ise soyleyecek hic bir seyim yok. Cunku, bunu benim bilmek imkanim mevcut degil; Yaratici ile ben ayni platformda degiliz. O platform da benim icin gaip.

    Bunlari sunun icin soyluyorum: Yaradilis ile ilgili olarak ortaya atilan tasarim ya da baska onermeler bana hic de anlamli gelmiyor. Gaibi, ya da Allahin aklini okumaga yeltenmegi –bunu ister inanclilar isterse de inancsizlar yapsin– inanclilar icin kufre girmek, hepsi icin de abesle istigal etmek olarak goruyorum.

    Bu ifadeler benim de kanaatimi yansıtıyor, fazla söze gerek duymuyorum.

    Tabii bu evrim konusunda amatörce yazılarımın arkası gelmeyecek anlamına gelmiyor, hele Metin beyden sonra siz de tekrar burada yorumlara başladıktan sonra.

    Selamlar.

    FST

  6. Muzmin Anonim - 10 Nis 2006 - 11:03 am

    Fethi bey,

    Sizin yorum da bayağı muammalı geldi, ne şekilde anlamam gerektiğini tam çıkaramadım doğrusu.

    :-)
    ZT hakkinda fikir/renk beyan edenlerin Zt’den ne anladiklari o kadar farkli ki “neden bahsedildigi”nin gercekten bir analayani olup olmadigini ben de hep merak ettim…

    Baska bir deyisle, siz belki oyle kasdetmediniz, ama, yazdiginiz o cumle iyi bir kinaye cumlesi de sayilabilir. :-)

    siz de tekrar burada yorumlara başladıktan sonra.

    Onceden planlanmis bir bir haftalik Internet perhizim var. MA.org’da bundan bahsedince, oradaki arkadaslar o kadar can-i gonulden bana iyi yolculuklar diledi ki, artik gidip donmeden orada yazmaga utanir oldum :-0 :-)

  7. Recep Yılmaz - 11 Nis 2006 - 11:38 pm

    Adnan Hoca’nın evrimle alakalı yazılarını okumak lazım gelir diye düşünüyorum. Hoş kendisi kamuoyunda pek takdirle söz edilen bir şahsiyet değil, lakin “doğru kimin ağzından çıkarsa çıksın doğrudur” şiarndan hareketle, Adnan Hoca’nın araştırmalarının ciddiye alınması taraftarıyım.

    Evrimle ilgili az çok kitap okumuş biri ve evrim teorisine inanmayan biri olarak şöyle de bir teori geliştirdim naçizane; evrimcilerin harıl harıl arayarak bulup çıkardığı ve “ahan da ara geçiş formu” diye sunduğu kafatasları, o dönemde yaşamış bir ırka ait ve bu canlıların nesli tükenmiş olabilir. Zira şu anda Avustralya’da yaşayan Aborjinler’in de, diğer ırktaki insanlardan farklı morfolojik yapıya sahip kafatasları, Aborjinler’in nesilleri tükendiğinde ve önümüzdeki yüzyıllarda bu kafatasları bulunduğunda pekala evrimin kayıp halkası olarak lanse edilebilir. Evrimciler bunda bir beis görmeyebilir.

    Sözün özü çok ararsın sen o ara geçiş formunu, çook! :D

  8. Da Vinci - 13 May 2006 - 11:10 am

    Sayın Recep Yılmaz,

    Adnan Hoca’nın sahtekârlıkları için “Evrim karşıtı yaratılışçı iddialara cevaplar” (http://cevaplar.wordpress.com) başlıklı siteme bakabilirsin. Bilimsel gerçeklerle ilgisi olmayan yazılarındaki saçmalıkları, yalanları, yanlışları rahatça görebilirsin. Ayrıca olmadığını düşündüğün geçiş formlarıyla ilgili bilimsel bilgilere de ulaşabilirsin.

  9. derin anonim - 13 May 2006 - 10:04 pm

    Velev ki geçiş formlarını uydurdunuz kurbağalar sıçraya sıçraya uçmayı yılanlar sürüne sürüne yürümeyi öğrendiler ne olacak sonra bundan sonra da bizler wireless bilgisayar kullana kullana telepatik homo intel®iyans mı olacağız?

  10. Da Vinci - 28 Eyl 2006 - 2:46 pm

    Akıllı Tasarım ile ilgili yazılar:

    1. Akıllı Tasarım: Bilim mi din mi?
    2. Akıllı Tasarım Hareketinin amacı nedir?
    3. Şu meşhur ‘indirgenemez komplekslik’
    4. Mustafa Akyol ile Akıllı Tasarım ve ‘Darwinizm Canavarı’ üzerine
    5. Embriyoloji ne diyor?

    6. Mustafa Akyol ile Antony Flew üzerine bir tartışma

Geri bildirim | Yorumlar için RSS

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş