Demirel Ne Diyor?
FST 4 Mayıs 2006
Demirel son zamandaki çıkışıyla ortalığı karıştırdı, kar yaÄŸmasına en çok çocuklar sevindiÄŸi gibi, buna da en çok ben sevindim. Malzeme bol olunca birÅŸeyler yazmak da zorlaşıyor. Allahtan deÄŸerli yorumcu dost ve büyüğümüz Metin bey “Safsata Kılavuzu” adlı bir esere Demirel’in takdim yazması gereÄŸine iÅŸaret ettiÄŸim bir yoruma cevaben aÅŸağıdaki yazıyı göndermiÅŸ. Son günlerde 9. CumhurbaÅŸkanımızın ne demek istediÄŸini anlamaya çalışanlar için zihin açıcı netlikte bir yazı.
Muhterem Fethi Bey gardaşım, benim Fethi Bey’im, benim işçim, benim köylüm,
Türkiye böyle bir beyanı kaldıracak durumda değildir. Memlekette takdim yazısı vaadı da biz mi yazmadık! Üs yok, takdim yazısı var. Metin Bey’lerde çare tükenmez. Açım diyene takdim yazısı yaz diyemezsiniz. Bana Metin Bey takdim yazısı yazamıyor dedirtemezsiniz. Elektriğin gomonisti, Metin Bey’in takdim yazısı yazamayanı olur mu? Metin Bey bazen rutinin dışına çıkabilir. Takdim yazısı tartışması kadar bu blogistanda havanda su dövülen başka bir konu yoktur. Bloglar takdim yazısı yazmakla aşınmaz. Kim bir takdim yazısı yazıyorsa Metin Bey beş fazlasını yazar. Bundan sonra bizim yanımızda durur, karşımızdakilere takdim yazısı yazar. Yazmadıysa yazmamış demektir, neresini sıksaydım? Böyle birşeyi benden umar mısınız Fethi Bey gardaşım? Türkiye’de böyle bir takdim yazısı var mı? Varsa iddia edildiği gibi suiniyetle mi yazılmıştır? Kim yazmıştır? Kim tape etmektedir? Moderatörler ne yapıyor? Hökümetin başını Metin Bey’in neden takdim yazısı yazmadığı iddiasını ispata davet ediyorum. Edemezse namerttir! Blog yorumcuları emekli olmaz. Gerekirse meydanlara, o da olmazsa bloglara inerim. Bunun icabı vardır veya yoktur bu ayrı bir mesele, icabı yoksa fuzuli bir şey yapılmış olmaz yine de, icabı varsa takdim yazısı fevkalade bir şeydir. Bu önemli bir iştir, binaenaleyh takdim yazısı yazmak takla atmaya benzemez. Pırlanta büyük, takdim yazısı yapamıyorsunuz; ama pırlanta olduğu için kaldırıma da koyamıyorsunuz. Güçlü takdim yazısını güreşe mi göndereceksiniz? Sorunun yanlış sorulması, cevabı yanlış kılar. Deniyor ki, araştıralım. O zaman herşeyi araştıralım, yarın güneş doğacak mı diye araştıralım. Dün dündür, bugün bugündür. Yarının icabına yarın bakarız. Birşey olduysa olmuş demektir. Ben bu yanlıştır demem, doğru da demem! Gap’ı da, Metin Bey’i de gaptırmam. Son beş yıldır bu blogların ne içindeyim, ne dışındayım, odamdan izliyorum. Binaenaleyh blogistanın altı çürüktür, interinetin altı çürüktür diye bırakıp gidecek değiliz, bununla yaşamasını öğrenicez; devletimiz ortadadır, güçlüdür. Benim halkım böyle yorumların üstüne bir bardak temiz soğuk su bulup içmemeli miydi? Benim halkım böyle yorumların üstüne bir bardak temiz soğuk su, su yoksa fiski bulup içmeliydi. Büyük blog yorumcularının geri vitesi yoktur. Mustafa Bey’in ID politikasından, Kürt meselesi politikasından, laiklik politikasından, İK politikasından uzun uzun konuşalım; bugün Avrupa Birliği müzakere masasındaysak bunların sayesindedir. Derin yorum, normal yorumun raydan çıkmış halidir. Mustafa Bey ve Metin Bey vardır, halk da vardır, olması da doğaldır. Bizim blogda ayrı gayrı yoktur. Altı yorumcuyuz: Muzmin Anonim, Bekir, Nuri, Suat, Metin ve ben. Altımızın yazdığı ortaktır. Hepsi bir çanakta toplanır. Herkes ihtiyacına göre çanaktan yazar. Mustafa Bey’in blogu kaypak bir zemindedir, altı oyulmuştur. 7 kere gittik 8 kere geldik, her geldiğimizde gönderdiler bi daha geldik, binaenaleyh doyamadık takdim yazısı yazmaya. Mustafa Bey’in blogu bir Yunan gölü değildir, Mustafa Bey’in blogu bir Türk gölü de değildir, Mustafa Bey’in blogu bir göl değildir. Blogistanı biz hiç beğenmiyoruz, ama 75 yılda neler yapılmış neler! Bizim korkumuz, biz üniter bir bloguz, acaba üniter bloga zarar gelir mi diye biz link sistemini düşünemiyoruz. Link sistemini düşünemediğimiz için de moderatörlüğe saplanmışız. (Fethi Bey gardaşım, hani senin benin, şuralarda bi yerlerde olacaktı?)
Türbanlılar takdim yazısını burada okuyamıyorlarsa Arabistan bloglarında okusun! Vaaa mı bunun başka izah taaazı?!
Biz Milliyetçi Cephe’yi niçün gurduk? Milli gofret mes’elesinin halli içün. GAP nasıl benim eserimse, gofret de benim eserimdir. Bana boÅŸuna mı Barajlar Kralı Morrison diyorlar! Gofret mes’elmesini çözmeden ÅŸurdan ÅŸuraya adım atmam. Attırırız diyorsanız o sizin bileceÄŸiniz iÅŸtir. Binaenaleyh Ferruh yanlış yapmıştır. Goalisyonlarla bu memleket idare edilemez dedik, aziz milletime annatamadık. Fevkalade mühim bir mes’ele olan gofret mes’elesini bizi iktidara tek başına getirirseniz çözme taahhüdümde ısrarlıyım. Benim memurum iÅŸini bilir. (MüsteÅŸar Turgut, aradan çık!)Â
Gendim için birÅŸey istiyorsam namerdim Fethi Bey gardaşım!Â
Ben de kendisine cevaben diyorum ki, “BaÅŸkası ne veriyorsa benden 5 fazlası, gel yorumu burada yap, neticede verdimse ben verdim…”
- Siyaset
- Yorum(23)
- Bu Yazıyı Paylaşın
- PDF olarak kaydedin
Muhterem Fethi Bey gardaşım,
Bakınız ÅŸimdi Yüce Meclis’in çatısı altında kendime “The Sülü The Magnificent eksik gonuÅŸmuÅŸ dedirtmem! Binaenaleyh lutfetmiÅŸ, Mustafa Bey’in blogunda yaptığım takdim konuÅŸmasını buraya nakletmiÅŸsin. Gelvelakin niyçün noksan bırakıyorsun? Bunun altında kasıt yoksa ne vardır? Varsa vardır, yoksa yoktur, ben onu bilirim. Bakınız deÄŸerli mebuslar, kıymetle senatörler, sözlerimi tekrarlamakta beis görenleri Cenabıhakka havale ediyor ve buradan Spartalı hemÅŸehrilerime ve yiÄŸenlerime sesleniyorum:
Netice itibariyle Metin Bey’in benim adıma yazmış olduğu takdim yazısının her satırının altına imzamı atarım. Gısganmayın, sizin de istikbalde bir gün takdim yazınız olur, easasen zatıaliniz abesle iştigal etmektedir. Nerde bu hökümatın başı, nerde bu devlet? Kendilerini istifaya davet ediyorum, bulsunlar 226′yı düşürsünler!
Şapgamı alıp gitmemi isteyenler felaket tellallığı yapmaktadırlar.
Ayrıca bu milleti beÅŸ cent’e muhtaç edenler kimlerdir, bunu da açıklayın. Binaenaleyh, açıklamazsanız iki elim yakanızdadır.
Verdimse ben verdim diyeyim dedim, Gonur sokaktaki tavuklarımı bile kuş gribi bahanesiyle telef etmeye galkıştınız. Ben bu numaraları yutmam -Allah Kenan paşayı başımızdan eksik etmesin netekim.
Beni eski İçiÅŸleri müsteÅŸarımı da Turgut’a gaptırmışız meÄŸerse! Metin Bey okumuÅŸ, ÅŸu benim her zaman olduÄŸu kibin 18 bin vuruÅŸta hiçbir ÅŸey söylememeyi baÅŸardığım makalelerimi yazdığım Radikal kazetesinde; bana da o söyledi bugün. Cenabıhak Metin Bey’den razı olsun, Hasan Celal’in de müstahakını virsin.
“Benim eski İçiÅŸleri müsteÅŸarını” lafımı yannış yazmış Metin Bey. Nazmiye, galk gidelim buralardan, bunlar benim için ÅŸimdi yine 5 artı 5 formülünü ısıttı da derler.
Metin Bey aÄŸabey,
Okurken gülmekten güzümden yaş geldi..Allah uzun ve sağlıklı ömür versin..
Bu arada Mustafa Bey’in blogunda linkini verdiÄŸiniz Atilla Yayla’nın nefis Demirel analizini okudum.ArkadaÅŸların da okumasını isterim:
http://www.zaman.com.tr/?hn=282030&bl=yorumlar&trh=20060504
Bir parçacık alıntılayayım.Şöyle yazmış Siyaset Bilimci Profesör A.Yayla :
“[…]Kendisini sırf teoriyle sınırlandırmamaya, siyasetin iÅŸleyiÅŸ biçimini her seviyede gözlemeye ve anlamaya çalışan bir siyaset bilimi hocası olarak bütün bilgi ve birikimimle Demirel’in hayatındaki temel ilkenin ne olduÄŸunu keÅŸfetmeye çalıştığımda ulaÅŸabildiÄŸim tek ilkenin ilkesizlik olduÄŸunu görüyorum. Benim bildiÄŸim Demirel’in hayatındaki temel ilke herhangi bir ilke sahibi olmamaktır. Çünkü Demirel’in baÅŸlıca deÄŸil yegâne amacı iktidarda olmaktır, gücü elinde tutmaktır. Bu amaç her türlü aracı meÅŸru kılmakta ve her türlü kalıcı ilkeyi berhava etmektedir. [..]”
Ve devamında müthiş tespitler.Bu yazıyı sabah curcunasında görmemiştim, teşekkür ederim Metin Ağabey..
Muhterem Suat Bey gardaşım,
Metin Bey kabinesinde size yer verdiydi, benim bunu unutmam mümkin deÄŸildir. Bülent’in GüneÅŸ Motel’inin lobisini bir günlüğüne kiralattım. Gelin orada görüşelim, anlaÅŸalım, seni benim kabineye transfer edelim. 11′lere 1 ekleriz, güneÅŸ balçıkla sıvanmaz.
Suat Bey,
Atilla Yayla bir yerde şöyle yazmış:
“Åžimdi artık Demirel’in bütün siyasi kariyerini deÄŸerlendirme zamanıdır. Bu son derece ilginç ve bir hayli de zengin bir olaydır. O kadar ki, akademik çalışmalara konu olması mümkündür. Nitekim, bir akademisyen olarak bendeniz ileride bu konuda bir yüksek lisans tezi hazırlatmayı düşünmekteyim.”
Atilla beyin Demirel konusunda bizler kadar birikimi var mıdır bilemiyorum ama böyle bir niyeti varsa 2-3 talebeyi bu yana yönlendirirse Metin Bey ile Meydan Larus hacminde tezlere imza atmalarına yardımcı oluruz. (Tezlerin bir “tezinin” olmaması kaçınılmaz olsa da).
Gerçi geçen sene konuyla ilgili doktora çalışması yapan bir arkadaş bana da başvurmuştu ama iş yoğunluğum sebebiyle kendisine bir Isparta otobüs bileti yollamak zorunda kalmıştım.
Atilla Yayla’yı tanıyanlar mesajımı iletirse sevinirim.Ne de olsa koca profesör, ayak takımından blog yazarlarını dikkate almayabilir.
Bu arada Metin Bey, gelin bu yaz sizin 11′ler ve 12. oyuncu olarak ben “İslamköy Demokrasi Müzesini” ziyaret edelim, semizotlu birer yoÄŸurt yiyip oradan topluca Ankara Güniz sokaÄŸa geçeriz.
FST
Fethi Bey, mesajınızı Atilla Yayla’ya Cumartesi günü ileteceÄŸim
Ama ben de naçizane ayak takımından blog yorumcusu sayıldığım için ciddiye alır mı bilemem.
Fethi Bey,
Size bir kıyak, Atilla Yayla’nın e-posta adresini ele geçirdim.Mesajınızı ileteceÄŸim.Lakin Recep Bey’in endiÅŸesine de katılmadan edemiyorum, sonuçta ben de ayak takımından bir blog yazarı ve blog yorumcusuyum.. Ciddiye alırsa ne ala, almazsa baÅŸka bir yol buluruz artık..
Sayın S. Öztürk,
Atilla Hoca’nın mail adresi zaten Zaman’daki yazısının altında vardı
Recep Bey,
Biz de ordan aldık herhalde
Çaktırmasanız olmazdı 
Şu gelen ses kırılan bir potun sesi mi?
Evet benziyor
Abesle iştigal ediyorsunuz beyler, tez yazılacaksa onu da ben yazarım. Yazılacak tez vaaadı da yazmadık mı?
İmza: The Sülü The Magnificent
Sabık Sparta Kralı
Sevgili Fethi Bey,
Bugün iki konuğunuz daha var, bana haber verdiler, girerken ayakkabıları çıkarıp dışarda mı bırakalım, yoksa öyle mi girelim, galoş mu verir bize, yoksa içerde ayakkabı dolabı var mı diye de muhtelif sualler tevdi ettiler.
Birini diğer ilmeklerinizden birine yolladım, elindeki bir paket halis Rize çayıylan, diğerini bu kapıdan içeri sokmaya karar verdim, iyi mi ettim bilmem artık.
Buyrun, buradan yakınız, ben kaçıyom ne olur ne olmaz:
Sayın Trabzonlular,
Öncelikle sürprizimi buradan, Tekirdağ’ın Silopi ilçesinden sevgili halkımıza duyurayım. Yalovamıza buradan müjdemi vermek isterim. Duydunuz mu sevgili İznikliler, şimdi üstümüzden teyyare geçti. Neyse, yine yaşadınız, dün akşam Özer’le oturduk, birer kadeh viski devirip hepinize iki anahtar vermeyi kararlaştırdık, hadi gene iyisiniz, UDİDEM sayesinde bu millet, bu Türkiye, benimle gurur duyacak. Hiç kurşun atanla kurşun yiyen bir olur mu sevgili Artvinliler? Hay Allah, doktora tezimin arasında unutmuşum size vereceğim müjdenin konuşma metnini. Neyse, ilticalen (öyle mi denir sevgili Konyalılar, yok yok, galiba irticaen olacaktı) konuşayım bari.
Neyse sevgili Kırşehirli hemşehrilerim, yedi yedi daha ne edeeeeerr? Ondört mü? Haayııııır.. Bugün günlerden neeee? Cumartesi mi?
Haayııırr. Bugün ayın kaçıııı?Aylardan neeee? Temmuz mu? Pekiiii, yedi yedi daha ne edeerr? Bilemediniz sevgili Yalovalı hemşehrilerim. Bak üstümüzden şimdi teyyare de geçti. Neyse, ben size müjdemi vermeden evvel, yüce Atam’a buradan sesleniyorum. Diyorum ki (Özer dur, şimdi sırası mı senin soyadının ne olacağının!), neyse, diyorum ki Atam’a sevgili Eskişehirli hemşehrilerim, bakın ne diyorum:
“Yüce önder. Ulu ve büyük Atam!
The Straight Ahead Partisi’nin 14′üncü yılını idrak ediyoruz (Sonra 14′ün üzerini karaladım, 15 yaptım sevgili Üsküdarlılar). Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin ve demokrasinin bekçileri olarak 16′ıncı yılımızda huzurundayız… Davamız yarım asırlık yani 65 yıllık bir davadır. Milliyetçilik ve çaÄŸdaÅŸlık yolunda yarım asırdır yani tam kırk yıldır yürüyoruz. Bu ülkenin çimentosu olmanın sevinci içindeyiz. Biz bu ülkenin çimentosuyuz. Bizimle tuÄŸlaları yapıştıracaklar, duvar örecekler, bina yapacaklar, içimize girecekler. İlkelerinin ışığı altında partimizin 17′nci yılını kutluyor saygılar sunuyorum.
Görüşmek üzere…”
Sevgili Kırıkkaleli hemşehrilerim, şu üstümüzden geçen neydi Allahaşkına, tren değil miydi? Neyse, şunu buradan bir kez daha ilan ediyorum müjdemi vermeden önce: İki anahtar olayını çözmeden evvel gofret meselesini çözeceğiz sevgili Tokatlı hemşehrilerim. Fethi Bey’i 77’nci il yapacağız Allah’ın izniyle. (Sevgili Sinoplular, şimdi bu meydandan sizlere müjdemi verdikten sonra Özer beni Fethistan’a uçuracak, bu konuşmanın fotoşopunu (Hay aksi, fotokopi miydi yoksa?) orada da okuyacam. Sizi yüce Atam’a havale ediyom ve şimdi acele üniversite senatosu beni çağırmış, doçentlik tezim sahte miymiş neymiş, savunmamı alacaklarmış, oraya gidicem sevgili Kaliforniyalı hemşehrilerim. Esen kalın.
Metin Bey,
Hakkaten de duygusal anlar yaşadık, onu da ifade edeyim. Molozlara prim vermemek lazım, benim güzel yorumcularım, çağ atlamış Türkiye diyeyim, otobanları siz anlayın artık.
(Müsteşar Turgut namına)
FST
Fethi Bey merhaba;
Qmatic’ten sıra numarası alsanız iyi olur 
Yukarıdaki isteÄŸinizi az önce Atilla Hoca’ya ilettim. Kendisine Demirel ile ilgili yazmayı düşündüğü tez için onlarca yardım teklifi gelmiÅŸ
guney azerbeycani untmayin
Recep merhaba,
Atilla hocama saygilarimizi iletin,yalnız Metin beyle beni “herkesle” bir tutmasın, bizim yol göstereceÄŸimiz talebelere İslamköy Demokrasi Enstitüsü burs da verecek ona göre.
Selamlar.
FST
Tamam Fethi Bey bu mesajınızı da iletirim
Bu arada off topic, Berat Hoca hakkındaki iddialarınızı da duyunca çok güldük 
SaÄŸol Recep,
Hocayı daha fazla önemsiz işlerle meşgul etme. Bu arada kimse ile ilgili bir iddiada bulunduğumu hatırlamıyorum, özel bir mesajla bildirebilirsin, iftira filan olmasın.
Selamlar.
FST
Bu halk ne çektiyse hep süleymanlardan çekti.Kanuni süleyman,udi süleyman ve en son morison süleyman.Yettiler artık.BIKTIK ŞU Sülülerden.