10 Mayıs Diyarbakır ve Samsun’un Kurtuluş Günü
FST 10 Mayıs 2006
Şu ara gündemi işgal etmeye başlayan yeni konu ligden düşecek Diyarbakırspor için çareler aranması ile ilgili. Başta takımları küme düşen ve küme düşme ihtimali olan kulüplerimizin vilayet milletvekilleri, ticaret ve sanayi odası başkanları, siyasi partilerimizin il, ilçe ve bucak teşkilatları, esnaf odaları vs. feryad ediyorlar. Bu aslında bilinmedik bir konu değil, ara sıra gündeme gelir, Mecliste bir iki konuşma yapılır vs. Son yıllarda bir gelişme olmamakla birlikte tarihimizde bunun bazı örnekleri olduğunu gazete bize hatırlatıyor:
1981 yılında, o dönem İkinci Lig’de mücadele eden ve Türkiye Kupası’nı alan Ankaragücü’nün kendi liginde şampiyon olmamasına rağmen Birinci Lig’e alınmasını akıllara getirdi. Dönemin Devlet Başkanı Kenan Evren, Ankaragücü’ne daha önce verdiği sözü tutarak; Türkiye Kupası’nı kazandığı için Birinci Lig’e alınmasını sağlamıştı. Birinci Lig’de küme düşme daha önce 2 kez kaldırıldı. 1962-63 sezonunda (Vefa, Ankara DS, Şekerhilal) dönemin Başbakanı İsmet İnönü, 1986-87 sezonunda da Başbakan Turgut Özal’ın talepleri doğrultusunda ligden düşen takımlar (Kocaelispor, Bursaspor) tekrar lige alınmıştı.
Gazetede şu an özerk bir federasyon olduğu için, eskiden alınan “ol dedim oldu” türü bir kararın FİFA tarafından hiç de sıcak karşılanmayacağından da söz ediliyor. Bunlar normal şeyler. Türkiye’de olup biten işlerin büyük bölümü içinde sıradan bile sayılabilir. Demek istediğim, Diyarbakır küme düşerken birileri çıkıp “efendim düşmüşse ne yapılacak, adam gibi top oynayaydılar” dese o zaman “Ne oluyoruz, ülke nereye gidiyor, kazanımlarımıza dokundurtmayız” türü bir tepki göstermek yerinde olurdu. Tabii işi biraz daha ilginç kılan yerel politika esnafı dışında CHP lideri Baykal’ın da konuyu sahiplenmesi oldu. CHP lideri bu işle ilgili şunları söylemiş:
“Hiç kimse ‘kuraldı, ilkeydi, federasyondu’ demesin. Önemli olan Türkiye’nin barışı ve kardeşliğidir. O barış ve kardeşliğin gerektirdiği düzenleme yapılmalıdır. Spor bir araçtır, amaç değildir […] Teröristlere af çıkaracağınıza, Diyarbakırspor’u lige alın. […] Bu iki takımı sahiplenip, lige taşıyacak bir düzenlemeye CHP olarak katkı vermeye hazır olduğumuzu ilan ediyorum. Diyarbakırspor’u, Samsunspor’u da Türkiye’nin birinci liginde görmeye ihtiyacımız var. Bunun gereği neyse yapılmalıdır. Federasyon üzerine düşeni yapmalıdır. Muhalefet olarak üzerimize düşeni yaparız. Kimse, bize ‘yarışmaydı, kuraldı’ demesin. O kuralları herkesin, nerede, nasıl, niçin ihlal ettiğini çok iyi biliyoruz.”
Yarın bu isteklere iktidarın da destek vereceğini tahmin edebiliriz. Şu an itibariyle toplantılar yapılıyor olabilir. Yalnız sayın Baykal’ın Diyarbakırspor’un ligden düşmesiyle “barış ve kardeşlik” gereği arasında bağ kurmasını tam anlayamadım. Bu vesile ile Samsun ve Diyarbakır kardeş şehir ilan edilecekse bir diyeceğim yok. Ancak, benim bildiğim Diyarbakır’daki futbol maçları bırakın barış ve kardeşliği, ortalığın savaş alanına döndüğü ortamlardır. Deplasmana giden takımların canını kurtarması, hele de galip filan gelmişlerse alınan 3 puandan daha değerlidir. “Teröriste af çıkarmayla” bağlantısı nedir, onu da anlamadım. Diyarbakır zaten senelerdir ligde, iş Diyarbakır’ın ligde olmasıyla çözülseydi şimdiye çözülürdü. Duyan da Diyarbakır’da işler iyiye gidiyor, Diyarbakırspor düşerse daha kötü olacak zannedecek. Sonra bu ayrımcılık nedir? Birinci lig dışındaki liglerde oynayan takımlar niçin aşağılanıyor? Diyarbakırspor ikinci lige düşse, orada anlı şanlı Bursaspor, Antalyaspor, Adanaspor gibi koca vilayet kulüpleri var, hiç de geri bir görüntü vermiyor?
Neyse, bu söylediklerim boş. Baykal haklı “kural nedir ki”, teröriste af çıkaracağına Diyarbakır için af çıkar daha kolay. Ben kendisine katkı olsun diye bir iki ekleme yapayım:
1. Diyarbakır kümede kalsın, yalnız terörle mücadele amacıyla Siirt, Şırnak, Hakkari, Mardin, Tunceli gibi vilayet ve Şemdinli gibi ilçelerimizin takımları da 1. lige çıkarılsın. Böylece terör meselesi bitmekle kalmaz artıya da geçeriz.
2. Samsun ve düşecek diğer takımımızın vilayeti de kurtarılacaksa adaletsizliği gidermek için tüm vilayet takımlarımız 1. lige çıkarılsın. Ligin adı “Türkiye Ulusal Ligi” olarak değiştirilsin ve büyük şehirlerin muhtelif sayıdaki takımlarının da icmasıyla 150 takımlık bir lig haline getirilsin.
3. 150 takımlık lig FİFA nezdinde saçma bulunabileceği ihtimaline binaen emperyalist güçlere bir tokat olması da dikkate alınarak Ulusal Ligimiz Avrupa kupalarından da çekilmelidir. Üstelik böylece İsviçre maçında olduğu gibi rezillikler de yaşanmaz kendi yağımızla kavrulur gideriz. Emperyalist güçlere karşı ekonomik korumacılık savaşı verilir de spor savaşı verilemez mi? Bal gibi olur, hem de İmparatorumuz bile hazır.
4. Türkiye Futbol Federasyonu mevcut haliyle kalabilir ancak bu kurumun başına Deniz Baykal onursal başkan olarak atanmalıdır. Federasyona Samsun Valisi, Diyarbakır Ticaret Odası Başkanı, Denizli Marangozlar Odası Başkanı ve İzlenimler site yöneticisi de üye olmalıdır.
5. 10 Mayıs tüm yurtta, Kıbrıs’ta, Azerbaycan’da ve dost ülke Pakistan’da Türk Futbolunun Kurtuluş Bayramı olarak kutlanmaya başlanmalıdır.
Konuyla ilgili ekonomik bir değerlendirme için Ekonomi Türk ve farklı bir bakış için Bekir Beyin yorumuna müracaat edilebilir. Hepinizin 10 Mayıs Futbol bayramını tebrik eder saygılar sunarım.
Popularity: 12% [?]
- Siyaset
- Yorum(19)
- Bu Yazıyı Paylaşın
- PDF olarak kaydedin
Kenan Evren Ankaragücü’nü kurtardı, Süleyman Demirel Bursaspor için ligdeki takım sayısını 16′dan 18 yükselttirdi, Mesut Yılmaz Hasan Şaş’ı F.Bahçe’ye transfer olmak üzereyken 6.Saray’a aldı. Şimdi de bu olay. Türkiye’deki hiçbir kurumun özerk olamayacağının da kanıtıdır aynı zamanda.
Zaman Gazetesi Son Dakika’dan Alıntı;Diyarbakırspor Basın Sözcüsü Aziz Gölcük, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın Diyarbakırspor’un ligde kalması yönündeki önerisini doğru bulmadığını söyledi. Diyarbakırspor’un ligde kalması için gerekli maçları kazanamadığını vurgulayan Gölcük, Baykal’ın önerisinin Diyarbakırspor’un imajına zarar verdiğini kaydetti.
Gölcük, şöyle konuştu:
”Bu girişimi doğru bulmuyorum. Takımın siyasete alet olması hoş değil. Küme düşme Diyarbakırspor’un sorunudur. Eğer Diyarbakırspor yeniden birinci lige yükselmek istiyorsa güçlü bir ekip oluşturur ve yeniden birinci lige döner. Ancak UEFA’nın ligdeki takım sayısını artırılması yönünde uygulaması varsa buna saygı duymak lazım. Bunun dışında Diyarbakırspor için böyle bir şey yapılmamalıdır. Bu tartışmaların sona ermesini istiyorum. Bu tartışmalar gündemde kaldığı sürece en büyük zararı Türk futbolu görecektir.” Sayın Aziz Gölcük, Baykal’ın bu girişimiyle sizin 3.maddede de belirttiğiniz sonuçlara ulaşacağımızı görememektedir. Bu girişim yalnız Diyarbakırspor için değil Türk futbolu için çok büyük bir adım olacak.
Diyarbakırspor’u ligde tutmakla yetinmek yetmez; adını da derhal değiştirip Cumhuriyetçimillilaiktürkdiyarbakırspor yapmakta fayda var. Samsunspor’un da adı değişmeli; Ondokuzmayıstabandırmavapurununlimanayanaştığısamsunspor olabilir mesela -teklif benden, kabul yüce Meclis’ten.
Meclise söylesek, ortalama Türk ömrünü de bir yasayla uzatabilrler mi acaba?
Yahut artık Türk erkeklerinin prostattan çekmemeleri için prostatı yasaklayamazlar mı?
Sonra meselâ lodos istanbul’da çok hasara sebep olur. Bu ülkede devlet yok mudur lodosu yasaklayacak?
Şahsen ben enginarın nasıl yeneceğini de bilmem ve yüce meclisten enginar yenmesine bir kısıtlama getirilmesini talep ediyorum… Aksi takdirde enginar yemeyen biri olarak kısıtlandığımı, özgürlüğümün tehlike altında olduğunu düşünüp dağa çıkacağım! Nedir kardeşim bu! Kahrolsun enginar yemeyi bilen sınıfların olanaksal koşullu yadsımalı orta düzey kamu personeli sınav bildirgesi!
Izlenimler,
Bir taraftan Cumhurbaskaligi, Basbakanlik, Rejim vs kupasi gibi esasen burokrasinin Jakoben izlerini belirginlestiren odullerin verilmekte oldugunu gozardi eden, diger taraftan da cogulcu demokratik katilimi elestirmek gibi hem Turkiye gerceklerinin bu derece yoksayildigi hem de milletce saglanabilecek huzur ve sukunun onemsizlestirildigi boyle bir yaziya burada rastlayacagimi hic ummazdim.
Herzamankinden daha fazla birlik ve beraberlige muhtac oldugumu boyle anlarda, kalbi ulkesinin askiyla yanan gencligimizin mumtaz birer temsilcisi olan sizlerden, ben de (sayin Baykal gibi) kural filan gibi teferruata takilmaksizin yapici oneriler beklerdim.
Bunlarin basinda da, mesela, Kritik Mahaller Ligi gibi bir seyin kurulmasi sayilabilirdi. Ama, heyhat… bunun yerine, 150 takimlik bir ligin pratik sorunlarindan bahsediliyor..
Efendi, efendi! Bu millet isterse yelkenlerini atlastan, halatlarini ibrisimden, formalarini da ipekten yapabilir… bizi boyle enften puften teferruatlarla korkutmaga calismak da ne curettir…
Size ne kadar yabanci gelse de, evet, 10 Mayis’in Futbol Bayrami olarak ilan edilmesini destekliyorum.
Daha da otesi, 10 Mayis’tan baslayip 19 Mayis Cagdas Mini Etek ve Sort Bayrami dahil 10 gunun sokaga cikma yasagi ile birlestirilmis bir tatil olmasini da ayrica teklif ediyorum.
Huzur ve guvenim bilhakkin tesisi icin aziz milletimize bu kadarcik istirahati cok gormemeliyiz.
Tarihte yanılabilirim, 1948 yılında İdil Biret ve Suna Kan için, yurtdışında sanat eğitimi almaları maksadıyla özel olarak kanun çıkarılmıştır. Üstelik bu iki ismin adı sanı direkt olarak kanunda geçti ve bu haliyle de resmi gazetede yayımlandı. Serbest çağrışım yaptı da
Söz konusu yasayla ilgili hikayeye buradan bakabilirsiniz…
Hmmmm… Kurcaladıkça neler çıkıyor.
AKP Diyarbakır milletvekili İrfan Yazıcıoğlu, Mehmet Ali Şahin’e bir yazı gönderip Diyarbakırspor’un Süper Lig’ten düşürülmemesini istedi ve bir de çözüm yolu gösterdi…
AKP D.Bakır milletvekili İrfan Yazıcıoğlu Başbakan Yardımcısı M.Ali Şahin’e bir yazı gönderip Diyarbakırspor’un düşürülmemesini istedi. Yazıcıoğlu, kulübün bölge halkı için önemine dikkat çekerek, “Bu sezonluk düşme kaldırılsın, lig 21 takımla devam etsin” dedi.
kaynak: http://www.sporsitesi.net/read_news.php?nID=69860
Afsar Bey,
Clinton’un deyimi ile “acinizi paylasiyorum”! Benimde yasaklanmasini istediklerim listesi uzun. Ama ben sizin gibi yanlis yere dilekce vermiyorum. Ornegin ben uc bes kurus dolar cinsinden birikimimin degersizlesmesi uzerine meclise degil asker emeklisi dostuma muracaat ettim; darbe degilsede muhtira cinsinden bir iyilik yapsanizda birkac gunlugune olsun dolar ciksada…cinsinden. “meclis” in ilaci olsa idi kendi basina surerdi. Daha dun Meclis’in kurulus yildonumunde ‘meclsin mana ve ehemmiyetinden bahsetmek kustahligini gosteren Bulentinecad’in basina gelenleri duymadinizmi? Reis-i Cumhur’umuzun gizli bas danmismani Ilhan Agabey’imzin dostu ile “anayasa sinirlari dahilinde olma sarti ile” gerektiginde(?) meclisteki butun muhalefet partilerini sine-i millete dondurmek, ve sonrada Anayasa’nin 104. maddesinin kendsine verdigi yetkiyi(?) kullanarak meclisi feshetme konusunda mutabakata vardigi soylentilerini duymadiniz galiba. Ya her gun secilmislere haddini bildiren danistay’dan albaylara kadar atanmislar, ve kendini atamislar?
Size tavsiyem, yasaklanmasini istediginiz seyler listesini generallere, danistaya, yargitaya, Reis-i Cumhur’a , YOK Baskani’na, rektorlere, Baba’ya, barolar birligine verin ama Meclis’e asla!
Bekir L. Yildirim
Spor özürlü CHP Ercan Guven Milliyet
Futbola “12 Eylül darbecisi” gibi yaklaşmak yakıştı mı CHP’ye?..
Hele “Ana Muhalefet” olarak, iktidarı denetlemek ve ülkeyi “kurallar çerçevesinde yönetmesi” için baskı yapması beklenirken, “kuralların ihlal edilmesini” teklif etmek?
Samsun’a göz kırparken, Diyarbakır’ı siper etmek?
Yakıştı mı?..
Bütün bu gafletin altında yatan, sporu bilmemek…
Sporun gücünü, etkisini, değerini hesaplayamamak.
İktidar partisi, Futbol Federasyonu Başkanlığı’ndan, Top Toplayıcıları Derneği seçimlerine kadar her türlü sportif birime “adamlarını” yerleştirmeye çalışıp ülkedeki büyük futbol ivmesi ile gücüne güç katmaya uğraşırken, futbolu bu kadar küçümsemek “kavrayışlı” bir davranış mı?
Her hali ve tavrı ile askeri vesayeti savunan CHP ye halbuki bu yaklaşım yakışmıştır garip karşılayanları garipsediğimi yazıp kimseleri üstüme sıçratmadan kenara çekiliyorum.
Hakikaten de CHP’ye yakışanı yapmıştır Antalyalı Baykal Bey.
Bu arada Muzmin Anonim dostumun Kritik Mahaller Ligi fikrini destekliyor ve ben de bu fikre katkı sağlamak babında Diyarbakırspor kulüp başkanlığına da İlhan Selçuk’un atanmasını öneriyorum -teklif benden, gereğinin ifası yüce Meclis dışında Bekir Bey’in aklına gelen gelmeyen tüm otoritelerden.
Deniz Baykal avucunu yalamaya başlayabilir…
http://www.hurriyet.com.tr/spor/4394492.asp?gid=53
Recep Bey’in verdigi linke tikladim. Spordan Sorumlu Devlet Bakani mehmet Ali Sahin Baykal’in teklifine ” o zaman diger dusen kulupler ‘bizim basimiz kelmi’ der ve lig 100 takim olur” demis (mealen Recep Bey):). Noolurmus yani “baris ve kardeslik” icin vede olmayan “kurt sorunu” nu daha da olmamasi, ve orta karadeniz, dogu Ege, orta-dogu ic anadolu, uzak dogu gibi bolgelerimizin uniter devlet ve misak-i milli sinirlarimiz icinde tutulmasi icin lig 100 takim olursa? Birde tutturmus “FIFA, UEFA ne der” diyerek teslimiyetciligini ilan etmezmi! Ekonomiyi IMF’ye teslim ettiniz goz yumduk, milyarlarimizi uce dorde katladik diye ama sporumuzu emperyalist Bati’ya teslim ettirmeyiz efendi! Ustelik bu ugurda ligi 150 takima cikarak mulkiyeliler oldugunu duydum biyerlerden vede ona destek cikan digerati olmayanlar
Neyse bizler kendi kendimize gelin guveyi oluyoruz gibi geliyor bana. Simdi benim nefesinmi tutarak cevabini bekledigim soru: Peki “asker” ne diyor bu ise?
Asker, vaktinde Gençlerbirliği’ni destekleyerek diyeceğini demiş zaten
Artık, pilavdan dönenin kaşığı kırılsın mı der, yoksa kol kırılır yen içinde kalır mı der, bilemem 
Aziz Yıldırım için açlık grevi
Fenerbahçe’de, görevi bıraktığını açıklayan Aziz Yıldırım’ı geri döndürme çabaları sürüyor.
Serkan Kuş
Hatay’dan gelen Serkan Kuş adlı Fenerbahçe taraftarı, başkanın geri dönmesi için kulüp binası önünde açlık grevine başladı.
27 yaşındaki Serkan Kuş, beraberinde getirdiği dövizle birlikte kulüp binasının önünde Fenerbahçe bayrağı açarak, Aziz Yıldırım görevine dönene dek açlık grevini sürdüreceğini söyledi.
Serkan Kuş’un beraberinde getirdiği dövizde şu ifadeler yer alıyor:
“100. yıl sensiz olmaz başkanım. Ömrümüz bir 100. yıl daha görmeye yetmez. Verdiğin söz bu muydu başkanım? Yalnız değilim. Dönmen için çarpan tüm Fenerbahçelilerin yüreğini aldım yanıma. Verdiğim sözden dönmem diye gurur yapma başkanım. Aşkta gurur olmaz. Hele bu Fenerbahçe ise hiç olmaz başkanım. Başkanım sen dönmeden açlık grevim bitmeyecek. Seni çok seviyoruz. Kalplerimizi aydınlat. Benim gibi düşünen tüm Fenerbahçeliler adına, Serci.”
İSTANBUL (A.A)
Sitede emegi gecen herkese tesekkurler
http://www.1bilgi.com
Sizleride sitemize bekliyoruz
Nice yillara…
Bence o kadar uzun olmasaydı.Çünkü öğretmen bana bunu ödev olarak vermişti.O yüzden ben başka sitelere girmeyi düşünüyorum.
Aslı,
Aman ödevini buradan yapayım deme, öğretmenlerin başına iş açabilir. Sen ansiklopedi, wikipedi gibi yerlere bak.
Selamlar.
süreyyaaslı