Proje Aldatmacası
FST 5 Haziran 2006
Çağdaş ve laikliğinden asla kuşku duymadığımız YÖK şaşırtıcı bir karara imza atmaya hazırlanıyor. İnsanın aklına bin türlü şüphe düşüren “son kale de elden gidiyor mu” dedirten bir uygulamaya dikkatinizi çekmek isterim. Habere göre YÖK rektör seçimlerinde bildiğimiz kriterler dışına çıkacak, projeye filan bakacakmış. Şöyle cümleler var:
YÖK üyeleri geçtiğimiz günlerde aldığı bir kararla en yüksek oy alan rektörleri yakından tanıma kararı aldı. Karara göre adaylar 10’ar dakikalık süreler içinde YÖK üyelerine rektör olmaları halinde yapacakları projeleri anlatacak. […] İlk olarak Marmara Üniversitesi’nin rektörlük seçiminde uygulanacak yönteme göre, adaylar tek tek YÖK üyelerine kendilerini ve projelerini anlatan sunum yapacak. YÖK üyeleri de böylece daha önceden sadece kağıtlardan ve kulis bilgilerinden tanıdıkları rektör adaylarını yakından tanıma şansı bulacak. Sorular sorup aday hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olacaklar.
Aramızda bolca bulunan saf dostlar “bunda ne var, çok hoş, projeye bakılacakmış, tam da bilime uygun” diyebilir. Tabii benim gibi artık “leb” dendiğinde “cumhuriyet kazanımları elden gitmektedir”i anlayan uzmanlar için bu haber çok manalıdır. Bizim bildiğimiz, hiç de şikayetçi olmadığımız kriter, bir rektörün seçilebilmesi için gerek ve yeter şart kendisinin ödünsüz bir rejim muhafızı, kazanımlardan asla vazgeçmeyecek bir çağdaşlık abidesi olmasıydı. Ortada proje lafı da yoktu. Tabii haberde yüreğimizi ferahlatan, işin aslında saçma bir aldatmacadan ibaret olduğunu gösteren bir iki ayrıntı da yok değil, “adaylar 10 dakikada projesini anlatacak” deniyor mesela. Koca bir üniversite rektör adayının projesini 10 dakikada anlatacak olması ne ölçüde ciddidir orası gafil kamuoyunun takdirine ait ama ben 10 dakikada anlatılacak örnek bir proje aktarayım, izleyenimiz rektör adayı yoktur ama belki ahbapları filan iletir, sevap alırız:
Örnek Proje: Prof. Dr. Çağdaş Çılgıntürk, Marmara Üniversitesi kazanımları koruma ve çağdaş uygarlık düzeyinin aşılması üzerine bilim ve teknoloji projesi
1. Öğrenci ve öğretim elemanlarının zihnini okuyacak manyetik bir tanıma, fişleme ve ışınlama cihazı tasarımı. Kampus girişlerine monte edilecek bu cihazlar dinci ve Fethullahçıları daha kapıda tanıyacak, tehlike derecelerine göre Arabistan ile Andromeda içlerine doğru ışınlayacaktır. (Takdim süresi 4 Dakika)
2. Ultra etkili teleskop geliştirme. Fişleme cihazını bir şekilde geçebilen, okul dışında başını örtmeye çalışanları, sakalını kestiği halde gizli din taşıyanları ev içinde, sokak aralarında tespit etmeye yarayan bu cihaz boş zamanlarda astronomik gözlemler için de kullanılabilecektir. (4 Dakika)
3. Standart proje unsurları kapsamında mesela tüm fakülte ve yüksekokullarda sabahları 10. Yıl Marşı eşliğinde portakal suyu içilmesi, tüm fakülte personel ve öğrencilerine Nutuk dağıtılması, haftalık Ankara Anıtkabir turları düzenlenmesi vs. (2 Dakika)
Son bir tavsiye de YÖK’e. Bırakın bu proje saçmalığını. Kimse sizden şu anda üstlendiğiniz görev dışında bir şey beklemiyor. Enerjinizi ahmakça konular üzerinde harcayıp dikkatinizi dağıtmayın. Danıştay olayını unutmayın. İşin arkasında Sauna çetesi, Hamam Dörtlüsü, Göbektaşı triosu, Vadideki Natırlar ve Tellaklar gibi aldatmalarla kendini gizleyen dinci örgütler olduğu gerçeğini buradan hatırlatmak isterim. Bulanık ortam hazırlayıp cumhurbaşkanlığı kalesini düşürmek isteyen AKP’nin sinsi oyununa gelmeyelim. Bu vesileyle en yakın tarihi semt hamamına gidip bir kese yaptıralım, hafifleriz.
- Eğitim , Siyaset
- Yorum(2)
- Bu Yazıyı Paylaşın
- PDF olarak kaydedin
Bahsettiğiniz bolca saf arkadaşların yanında onlar kadar saf olmayan ve onların saflığını kullananlar da var.
Bir gazete yöneticisi, hadi adını da verelim Ertuğrul Özkök danıştay baskınıyla ilgili yazdığı bir yazıda şöyle diyor : “Hepimizi enayi yerine koyan bu kadar salakça bir oyun oynandı. Yani kargaların önüne atsan, kahkahadan kırdırıp geçirecek bir senaryo uygulandı.Düşünebiliyor musunuz, ‘Müthiş bir çete ortaya çıkarıldı’ ve bu çeteyle ilgili belgeler, herhalde bunu yutacağı veya bile bile kullanacağı tahmin edilen gazetelere sarı zarflar içinde servis yapıldı.”
Herşey kabak gibi ortadayken asıl milleti enayi yerine koyup böyle bir yazı yazan gazetecinin saf olduğunu kim düşünebilir. Sanki andıç kuşu olan kendisi değil…
Son olarak Prof.Dr.Çağdaş Çılgıntürk Hocamıza rektörlük seçiminde başarılar diliyorum. Çok iyi hazırlanmış. Sunumu dinleyen YÖK üyelerinin favorisi olur eminim.
Saygılar
Prof. Cagdas Cilginturk’un (gercekten Kursad Bumin gibi bende hep meral etmisimdir bizde profesorler neden ayni zamanda doktordur. Neden prof.doc.dr degilerdir ulkemizdeki saglik personeli acigi ile ilgilimidir gibi mevzulari) projesi gercekten takdire sayandir. Eminim YOK bendenizden gelen bu “endorsment” i dikkate alacaktir “proje degerlendirmesinde”. Bilndigi uzre yillardir ulkemizin guzide bilim yuvalai imkansizliklar icinde kivranmaktadir. Bunlarin basinda ise “kimin nurcu oldugunu” tesbit etmekte kullanilabilecek aygitlarin yetersizligidir. Bu imansizliklain bu bilim yuvalarimizin dunya siralamasinda ilk 500 arasina girememesinin biinci musebbibi oldugu izahtan varestedir.
Ornek:
Haber kupuru:
“Yüksek Öğretim Kurulu, Dumlupınar Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Adem Tatlı’yı 14 yıl önce yazdığı “Yaratılış ve Evrim” kitabı nedeniyle üniversiteden ihraç etmiş. Habere göre, YÖK, Prof. Tatlı’yı “irticai akımlara destek vermek” ve “öğrencilerine laiklik karşıtı görüşleri empoze etmek”ten suçlu bulmuş.”
Ve daha once kendisini “basortusu ULKENIN GERCEK SAHIPLERI ICIN CASUS BELLI (SAVAS SEBEBIDIR) deklarasyonu ile tanidigimiz sahibin bu mevzuudaki yorumu:
“Bahsi geçen öğretim üyesinin kitabını okumadım, ancak okumak isterdim. Eğer ki bugüne kadar okuduğumuz yaratılışçı safsatalara benziyorsa, herhangi bir bilimsel değer taşımadığından zaten okutulmasında bir fayda yok hatta zarar var demektir.
ZATEN SAYIN HOCAMIZIN RESMINDEN SANKI NURCU OLDUGU IZLENIMI EDINDIM”
Yazan: Yilmaz Tarih: May 26, 2006 07:56 PM (kaynak www.mustafakyol.org).
Eminim Prof.Doc.Dr. Cilginturk’un atanmasi garantidir. Genede ben fair-play kurallari geregi rakipleri icin birkac proje fikri vereyim:
-Basi acik okula gelen ogrenci ve ogretim gorevlilerinin baska mekanlarda baslarini ortup ortmediklerini tesbit eden bir sac bozulmusluk - basinc altinda kalmislik dedektoru gelistirme projesi.
-Ogretim gorevlilerinin odalari duvarlarina asili Ataturk posterleriine yaklastiklarinda hayati isaretlerini uzaktan olcen “pseudokemalist polygraph device” (ingilizce isim arti puan kazandirirabilir).
Digerleri icin kendi patent muraccatlarim oldugu icin paylasamayacagim. Birazda baskalari ellerini tasin altina koysunlar.