Archive for Haziran 23rd, 2006

“Sıcak paracıların vergilerini sıfırlayacağınıza…”

FST Haziran 23rd, 2006

uuksoly.jpgEkonomi Türk yazarı Ekonomix’in eski bakanlardan Ufuk Söylemez’in bir beyanatı üzerine bayağı asabı bozulmuş, kendi fırçası yetmemiş olacak ki işin kalan kısmını bana havale etmiş. Ben de dost ve kardeş sitelerden gelen istekleri genelde kıramadığım için haberi şöyle bir inceledim. Öncelikle Ufuk Söylemez kimdi diye hafızamı biraz zorlamak durumunda kaldım. Demirel, Çiller dönemine ait bir sima ama belleğimde bir şey kalmamış. Şu anda ne iş yaptığını da bilmiyorum. Acaba ne demiş ki bu kadar kızdırmış diye habere baktım, yabancılara stopajı kaldıran hükümete “yüklenmiş”, bu kısım Ekonomi Türk sitesinde de alıntılanmış.

Continue Reading »

“Mutlu Yıllar”

FST Haziran 23rd, 2006

nurergn.jpgTürkiye’de en korkulan 10 kabadayı diye bir liste varmış. İstatistik konusunda detaylı çalıştığımız anlaşılıyor. Gerçi haberde isimler sayılmamış, belki başka yerlerde vardır, DİE sitesine (TÜİK oldu artık) bakılabilir. Herneyse, buna göre listedeki ünlü isimlerden Nuri Ergin 43. yaşını kutlamış. Peki burada ilginç olan nedir. Haber şöyle:

Continue Reading »

Sauna Çetesi

FST Haziran 23rd, 2006

sauna.jpgİsmi ilgimi çektiği için arada atfılarda bulunduğum bir konu haber olmuş. “Sauna Çetesi Hakim Karşına Çıkıyor” başlıklı habere baktım, bir sürü isim sayılıyor, olayla ilgili bilgiler veriliyor. İşin özeti şu cümlede “Sauna Çetesi operasyonu sırasında fişleme bilgileri, Özel Kuvvetler Komutanlığı’na ait devletin kozmik bilgilerini içeren CD’ler ile Milli Güvenlik Siyaset Belgesi ele geçirilmişti.” Devletin kozmik bilgileri ne demek bilmiyorum ama uzay çalışmalaryla ilgili olabileceğini tahmin ediyorum. Bir de Milli Güvenlik Siyaset Belgesi ele geçirildi deniyor. Geçenlerde Danıştay bu belgeyi Hükümetten resmi yazıyla istiyordu, ne gerek var, bakın bir tane çetede varmış, oradan fotokopi alıp bakarsınız, ne lüzumsuz bürokrasi.

Son olarak, ifadelerin daha gerçekçi olması, ortamın aslına uygun hale getirilmesi için duruşmaların da adı geçen sauna yahut Ankara’da tarihi bir hamamda yapılması şık olurdu.

“Ekonominin 28 Şubatı”

FST Haziran 23rd, 2006

Marmara Üniversitesi İktisat Bölümü doçenti İbrahim Öztürk ekonomi ve siyaset alanındaki son gelişmeleri ele alırken “28 Şubat” ve “Balans Ayarı” ifadelerini kullanmış. Bana pek mantıksız gelmedi, ekonomiden anlayanlar bakalım ne diyecek.

[…] Hükümet, sermaye ve ‘derin devlet’ arasında sandviçe dönüşmüş durumda. Kur-faiz operasyonu birinciyi, Danıştay saldırısı ikinciyi ifade ediyor. Başbakan Erdoğan, önceki gün TÜSİAD Başkanı Sabancı, önceki hafta da Genelkurmay Başkanı ile görüşmüştü. Sonuçlarını da aldık sayılır: Bir yandan Terörle Mücadele Kanun Tasarısı komisyondan geçerken, 2006 yılının başında konulmuş olan yüzde 15′lik stopajın da ‘yabancılar’ için kaldırıldığını öğrendik.

[…] Sistemin yeni Süleyman Demirel’i Baykal’ın bir yandan boşluğu iyi görüp yüklendiğini varsaymak mümkün. Ama Baykal esas olarak bir kesimin eline tutuşturduğu listeyi okudu. Hükümet, ekonomi alanında ‘evcilleşerek’ operasyonu durduracağını zannedip ‘yeni tedbirler paketi’ açıklıyor. “IMF anlaşması için de yeni bir anlaşma isteniyor” demiştim. Öyle de oldu. Ancak, ekonomide kimsenin güzel haber satın alacağı yok. Şimdi bir şey daha diyorum: Verilecek en büyük tavizin etkisi de sadece birkaç saat, bilemediniz birkaç gün sürebilir.

Ekonomide hükümetin inisiyatifi çoktan kaybettiğini ve bundan sonra seçimlere kadar geçen zamanın yüreği yanan halkımızın sırtına yeni yükler bindireceğini, 2002′den beri kaydedilen kazanımların tekrar geri gideceğini düşünüyorum. ‘Köprüden önceki son çıkış’ yazımı artık arşive kaldırabilirsiniz. Baykal’ın listesi daha bitmedi. Siyaseti bilmem; ama ekonominin 28 Şubat kararlarının altına imza atılmıştır.

Cumhurbaşkanlığı Seçiminde Son Sözüm

FST Haziran 23rd, 2006

cankaya.jpgCumhurbaşkanı kim olacak tartışması siyasi gündemi daha meşgul edeceğe benziyor. Baykal, Sezer ile görüşmüş, bugün de Isparta’ya gidip Demirel ile görüşecek, büyük ihtimalle YAŞ sonuçlarına göre aday olacakmış. AKP’nin de kendi içinde planları olduğu düşünülebilir. Peki ülkenin bu suni krizden çıkmasının bir yolu yok mu? Bence var.

Cumhurbaşkanlığı makamı için seçim yapılmaz, orası ilelebet Atatürk hayattaymış gibi boş bırakılır. Neticede kimse o mevkiyi Atatürk kadar dolduramayacaktır. Bu önerim tüm tartışmalara noktayı koyacak, herkes dönüp kendi işiyle uğraşmaya başlayacaktır.

Alın size çözüm, tüm tarafların bu önerimi alkışlayacağından şüphem yok. (Az önce ombudsmanlık kanununa baktım, hakikaten süper imkanlar sağlanıyor, üstelik bir değil beş kişi atanıyor, önerimin kabulü halinde burada şans daha yüksek görünüyor, neme lazım.)

Kapat
E-posta ile paylaş