“Ekonominin 28 Şubatı”

FST 23 Haziran 2006

Marmara Üniversitesi İktisat Bölümü doçenti İbrahim Öztürk ekonomi ve siyaset alanındaki son gelişmeleri ele alırken “28 Şubat” ve “Balans Ayarı” ifadelerini kullanmış. Bana pek mantıksız gelmedi, ekonomiden anlayanlar bakalım ne diyecek.

[…] Hükümet, sermaye ve ‘derin devlet’ arasında sandviçe dönüşmüş durumda. Kur-faiz operasyonu birinciyi, Danıştay saldırısı ikinciyi ifade ediyor. Başbakan Erdoğan, önceki gün TÜSİAD Başkanı Sabancı, önceki hafta da Genelkurmay Başkanı ile görüşmüştü. Sonuçlarını da aldık sayılır: Bir yandan Terörle Mücadele Kanun Tasarısı komisyondan geçerken, 2006 yılının başında konulmuş olan yüzde 15′lik stopajın da ‘yabancılar’ için kaldırıldığını öğrendik.

[…] Sistemin yeni Süleyman Demirel’i Baykal’ın bir yandan boşluğu iyi görüp yüklendiğini varsaymak mümkün. Ama Baykal esas olarak bir kesimin eline tutuşturduğu listeyi okudu. Hükümet, ekonomi alanında ‘evcilleşerek’ operasyonu durduracağını zannedip ‘yeni tedbirler paketi’ açıklıyor. “IMF anlaşması için de yeni bir anlaşma isteniyor” demiştim. Öyle de oldu. Ancak, ekonomide kimsenin güzel haber satın alacağı yok. Şimdi bir şey daha diyorum: Verilecek en büyük tavizin etkisi de sadece birkaç saat, bilemediniz birkaç gün sürebilir.

Ekonomide hükümetin inisiyatifi çoktan kaybettiğini ve bundan sonra seçimlere kadar geçen zamanın yüreği yanan halkımızın sırtına yeni yükler bindireceğini, 2002′den beri kaydedilen kazanımların tekrar geri gideceğini düşünüyorum. ‘Köprüden önceki son çıkış’ yazımı artık arşive kaldırabilirsiniz. Baykal’ın listesi daha bitmedi. Siyaseti bilmem; ama ekonominin 28 Şubat kararlarının altına imza atılmıştır.

14 Yorum

  1. metin-thePoor - 23 Haz 2006 - 4:13 pm

    Sayın doçentin yazısını tümüyle okumadım daha. Alıntıya ben de imzamı atmakta tereddüt etmem doğrusu. Bence bakış ve tespitler doğru.

  2. Bulent Murtezaoglu - 23 Haz 2006 - 8:12 pm

    Ekonomiden anlamayan olarak sorayim, bu stopajin manasi neydi? Devlete borc veriliyor alt tarafi, once faizi sisirip sonra ‘bak vergi aliyorum’ diye bir kismini geri almaktan baska bir ise yaradi mi bu? Eski duzendeki hikayeyi (belli bir miktardan fazla para kazanirsan bu kagitlardan, o gelirden vergi alirim demek) en azindan oturdugu cerceve icinde anlayabiliyordum. Bu stopaj isini hic anlamadim. Muhasebe hokkabazligi gibi geldi bana hep.

    Kendisini anlmamama ragmen tavizi anlayabiliyorum galiba. Yerli/yabanci ayrimi yapinca disarida vergi mukellefi olmadan parasini disaridan dolastiranlara sifir gelir vergili kazanc oluyor herhalde. Yabanci fonlarin musterileri eger vergi veriyorlarsa sadece mahsup etmekten kurtuluyor olsalar gerek ki bunun buyuk bir zorlugu var miydi bilemiyorum.

    Benim anlayabildigim bu kadar, yanlisim nerede bilen var mi?

  3. Bulent Murtezaoglu - 23 Haz 2006 - 9:11 pm

    Hmm, ben de okumadan yazmistim. Linkli yazinin icinde cozum tavsiyesi de var (teklif demis ama ben tavsiye diyeyim). Buyurun:

    Ortada ahlâksız bir operasyon var ve ekonomi üzerinden siyasal bir balans ayarı çekiliyor. Çözüm olarak da konvansiyonel silahların raftan indirilmesi gerektiğini ifade etmiştim. Bu silahlar; iç borç konsolidasyonu, sermaye çıkışının (tedricen kaldırılacak bir takvime göre) kısıtlanmasını, cumhurbaşkanlığı seçiminin halka havale edilmesini, konuşmak yerine derhal IMF’nin borcunun kapatılıp gönderilmesini, son olarak da derhal erken seçime gidilmesini önermiştim. Bu tekliflerim hâlâ geçerliliğini koruyor.

    Ben iktisatci degilim, ama ‘konsolidasyon’dan kasit TC’nin sattigi ic borc kagitlarinda sozunden donmesi olsa gerek, IMF’in ‘yollanmasi’ birsey degistirmeyecek cunku disarida borclanilmaya calisildigi dakika yine icab edecek (ic borca onu yapan devlete de vatandas ancak nasihat verir herhalde), diger ikisi dalgalanmadan siyasi cikar saglayip fatura AKP’ye cikmadan asil ‘kazanim’lari konsolide etmeye yarar gibi geldi bana. Yanlisim nerede?

    Ben iktisatci degilim, tekrar soyleyeyim, ama kendimce webden bakabildigim kadariyla Brezilya’da da erken secim filan lazim, ayni ahlaksizligin biraz kucugu ayni tarihlerde orada da yapilmis. Hatta Guney Afrika’ya da konsolidasyon lazimmis. En azindan bu resim senkronize derin komployu acikca gosteriyor[1]. Bakin resimlerde belli, mayista ‘dugmeye basilmis.’

    Bizde biraz daha sert olmus bu ‘derin komplo’nun etkisi. Herhalde bizim bir farkimiz var. Mesela iktisatcilarimiz filan firsat bu firsat boyle makaleler yaziyorlar, okuyuculari da zaten begenmedikleri cevreleri iyice insan ustu guclere sahip seytanlar gibi gormeye basliyor. Asil sebep olmasa bile bizdeki kirilganligin asil kaynaginin bir semptomu da odur herhalde.

    [1] Orada cikan grafikler TL, Brezilya parasi ve Guney Afrika parasinin amerikan dolarina karsi son iki sene icindeki degisimini gosteriyor. Becerip dogru linki koyabildiysem ve yahoo yani sekilde calismaya devam ederse tabii. Porno filan cikarsa benden bilmeyin, ben koydugumda grafikti valla.

  4. izlenimler - 23 Haz 2006 - 9:59 pm

    Bülent Bey,

    Konsolidasyon ve IMF’nin kovulması -Cumhurbaşkanlığını saymıyorum, o işi artık biz blogcular yürütüyoruz- meselelerini bilerek alıntılamadım, hocanın teklifleri pek akıl işi değil.

    Ancak, ben işin balans ayarı tarafını özellikle de Süleymen Demirel-Deniz Baykal eliyle yürütülmeye çalışılan bir projenin ekonomik ayağı olabileceği gerekçesiyle, bir ölçüde makul buldum. Tabii, birileri 28 Şubat kararı aldı diye bu süreç ille de başarıya ulaşacak değildir.

    Konuyla ilgili eleştiri getiren bir yazı Ekonomi Türk sitesinde var. Aslında daha önceki bir yazılarında

    “Bu karar yabancilarin ulkeden kacisini yavaslatmak icin alinmis bir karar. Hukumetin elinin ne kadar zayif oldugunu gostermesi acisindan onemli. Piyasadaki kurtlar da kan kokusunu aldi ki…”

    demişlerdi. Kan kokusu alan kurtları Demirel başkanlığındaki bir heyetin beslemeye çalışması bence çok mantıksız bir şey değil.

    Selamlar.

    FST

  5. Bulent Murtezaoglu - 23 Haz 2006 - 10:23 pm

    Ancak, ben işin balans ayarı tarafını özellikle de Süleymen Demirel-Deniz Baykal eliyle yürütülmeye çalışılan bir projenin ekonomik ayağı olabileceği gerekçesiyle, bir ölçüde makul buldum.

    Hakli olabilirsiniz, ama durup dururken bunlarin olmadigi, dunyada da birseyler oldugu acikken ben bunu tamamen ice baglamayi — nasil desem de asil demek istedigimi demesem? — sIk bulmuyorum. Okuyucunun aklina ek fikirler de sokuyor bu vesileyle. Bu firsat ortaya cikmisken hizaya getirmeya calisiyorlar demek baskadir, bu firsatin da belli guclerce yaratildigini soylemek baska.

    Insanlar akademik unvanlariyla imza atacaklarsa koselerde, biz de okuyucu olarak akademik titizlik bekleriz elbette.

  6. izlenimler - 23 Haz 2006 - 10:44 pm

    Bu firsat ortaya cikmisken hizaya getirmeya calisiyorlar demek baskadir, bu firsatin da belli guclerce yaratildigini soylemek baska

    Evet, “hocanın” yazısında global gelişmelere herhangi bir atıf yok. Halbuki ünvanını “ingilizce iktisat” diye belirtme ihtiyacı hissettiğine göre gelişmeleri mutlaka takip ediyordur.

    Herhalükarda “bizimkiler” bu fırsatı değerlendirmeye çalışacaklardır, eh bu da onların hakkı aslında. Bu zamana kadar gelişmeler iyi-kötü AKP lehineydi. Muhalefet biraz soluklansın bakalım.

  7. ece - 24 Haz 2006 - 1:02 pm

    Fethi bey,
    Soros’un parmağı var mıdır?

  8. izlenimler - 24 Haz 2006 - 10:29 pm

    Merhaba Ece,

    İzleyebildiğim kadarıyla Soros genelde açık konuşur, saman altından su yürütmez. Bizdeki mesele de zaten bir kişinin oynayabileceği bir oyun gibi görünmüyor, çok da büyütülecek bir şey olmama ihtimali yüksek.

    Soros’un parmağından ziyade Süleyman Demirel ve şürekasına bakalım derim. Isparta’daki neşeli üçlüye eklenecek Mesut Yılmaz ile kare as tamamlanacaktır ama bu “yeni” ekip sağ ve solda özlenen oluşum ise bize yeni bireğlence çıkacak demektir. Aslına bakarsanız sağda ve solda birşeyin özlendiğini de zannetmiyorum ya.

    Selamlar.

    FST

  9. Muzmin Anonim - 25 Haz 2006 - 9:22 am

    İzleyebildiğim kadarıyla Soros genelde açık konuşur, saman altından su yürütmez. Bizdeki mesele de zaten bir kişinin oynayabileceği bir oyun gibi görünmüyor, çok da büyütülecek bir şey olmama ihtimali yüksek.

    Parmagi var mi yok mu konusunda ben de bir sey bilmiyorum. Ama, acik konusmasi konusunda o kadar emin degilim.

    Sonucta ona bu topraklarda, bir toplantida, yuzune, ‘Beyefendi, cevreniz ne kadar genis olursa olsun, nihai tahlilde 7.65 mm.dir’ denmisti diye biliyorum..

    Boyle durumlarda insan bazan acik konusmakta mutereddit olabilir.. :)

  10. izlenimler - 25 Haz 2006 - 10:21 am

    Olabilir, Soros ile ilgili neredeyse hiç bilgim yok, sadece medyaya yansıyan eski beyanatlarında “filanca ülkeye darbe için şu kadar ayırdım, ondan sonra sırada şurası ve şurası var” dedikten sonra Türkiye’de de “başörtüsü işini sizin çözemeyeceğiniz ortada, gelip bir el atacağım” türü şeyler söylemesine binaen “açık konuşur” dedim.

    Hatta eski bir yazımda da böyle açık konuşmasını ilginç bulduğumu belirtmiştim.

    Halkımıza özlü sözüm:
    Tutarlılık bir yöneticide bulunması gereken asli özelliktir, FST.

  11. ece - 26 Haz 2006 - 8:45 pm

    Ekonomiden hiç anlamam ama,turuncu devrimlerden sonra Soros un nasıl bir yol izlediği konusunda biraz araştırma yapmıştım..
    Bu günlerdeki gelişmelerle direkt ilişkili olmasa da taşeron kullanmış olabileceğini zannediyor(d)um..(komplo teorilerine bayılırım :))
    Bir ülkenin ekonomisini, bir gecede tepe taklak yapmak, sıcak para giriş- çıkışıyla hiç de zor olmasa gerek..
    (Bilgi üniversitesinin faaliyetlerini de takip etmenizi öneririm çünkü bizzat SOROS’la bağlantılıdır..)

    saygılarımla

  12. izlenimler - 26 Haz 2006 - 8:54 pm

    Ece,

    Biz pek tepetaklak olmadık, aslında hala çok ciddi bir problem olduğunu düşünmüyorum. Fazlaca dövizle yatıp kalkıyoruz, 3-4 yıldır da özlemişiz herhalde döviz çıktı düştü meselesini. Biraz onun etkisi var.

    Sonra Soros’un Türkiye ile bir zoru mu var ki durduk yerde bizi batırmak istesin? Bilgi Üniversitesinden arada faaliyetlerle ilgili mesaj gelir, benim dikkatimi hiç çekmemişti.

    “Biraz araştırma yapmıştım” demişsiniz, önemli sonuçları paylaşırsanız memnun olurum(z). Veya sitenizde bir Soros yazısı yazabilirsiniz, neden olmasın.

    Selamlar.

    FST

  13. ece - 27 Haz 2006 - 1:43 am

    Fethi bey,
    bana gözdağı verildi gibi geldi..
    Hükümetin ekonomide başarılı olduğu herkes tarafından az çok telaffuz edilince -sanırım- çok az da olsa kaos yaratıp suyu bulandırmak istemiş olabilirler diye düşünüyorum..
    Enflasyonun tek rakama inmesi,altı sıfır atılması,ihracaat rakamlarının yükselmesi derken eskiyle kıyaslayınca en azından bu alanda hükümete paye veriliyordu..
    Danıştay komplosu tutmayınca bunu denemiş olabilirler:)
    Tabi bunların hepsi ECEMİCE yorumlar:))
    sevg&sayg.

  14. Fethi Sipahi Tan - 27 Haz 2006 - 11:32 am

    Neden olmasın, bunlar tabii ki çokca zikredilen şeyler, olayların açıklanmasında tamamen gözardı edilemez.

    Katkılar için teşekkürler.

    FST

Yorumlar için RSS

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş