Çetin Altan ve Karizmanın Sonu
FST 23 Temmuz 2006
Büyük aktörlerin, siyasetçilerin vs. ünlülerin karizmalarının sıfırlandığı anlar vardır. Mesela Konyalı gençlerin* orijinaline dublaj yaptığı Şeytan’ın Avukatı filminde Al Pacino’yu izleyenler için Al Pacino artık Al Pacino olmaktan çıkmış, Konya’da fiş toplama durumuna düşmüş bir sanayiciye dönüşmüştür. Yine büyük havalarla iş dünyasına liderlik konferansı verirken kovulma haberini telefonla alan Fatih Terim, global meseleler üzerine bir konferans verdikten sonra kürsüden inerken yüzüstü yere uçan Süleyman Demirel de karizma açısından sıfıra yaklaşmış ünlüler olarak sayılabilir. Bu kervana benim açımdan son eklenen Çetin Altan oldu.
Gizemli blogcu Murat Karun son yazısında Çetin Altanı taklit etmiş. Çetin Altan’ı önceden okuyanlar için mükemmel bir eğlence olacağına garanti verebilirim. Tabii Çetin Altan’ın son yazısıyla birlikte (hangisi önce okunsa fark etmez) okunursa ne demek istediğim daha iyi anlaşılır. Murat Karun’un yazısı Çetin Altan’ı bitirmiş, bundan sonraki yazılarını benim için anlamsız hale getirmiştir (eskiden çok anlamlıydı demek istemiyorum elbette).
*Konyalı gençler ile ünlü filmlere dublaj yapan Üsame ve Sadık Ağırbaşlı kardeşleri kastediyorum. Verdiğim linkte 16 adet film var, hepsi Konya ağzıyla seslendirilmiş. Konya ve civarından olanlar, en azından oralarda bir iki sene kalmış olanlar ne demek istediğimi bilir. Diğerleri birkaç defa izlerse çok rahat anlayacaktır. Konya’ya yabancı olanlar için tavsiyem Karın Ağrısı, Tahtasız ve Parti Parti ile başlamalarıdır. Konya yöresine aşina olanlara Ya Nasip derim. Kendilerinin ciddi çalışmaları da var ama o kadar başarılı değil, siz filmlerden şaşmayın.
Popularity: 7% [?]
- Medya
- Yorum(3)
- Bu Yazıyı Paylaşın
- PDF olarak kaydedin
Vallahi ne Murat Karun’dan ne de Çetin Altan’dan haz etmesem de eleman süper kafa bulmuş. Tuttum. Kendisine bir alkış
Sayın Çetin Altan en azından bazı vecizeleri ile klasikleşmiş sayılmalıdır. 1960′lı yıllarda bilgisayar Türkiye’ye ilk teşrif ettiğinde adı “elektronik beyin” idi. “Bilgisayar” sözcüğü daha icat olunmamıştı. İşte tam o günlerde hazret “Allah’ın verdiği beyni kullanmaktan aciz olan bizler Amerika’nın verdiği beyni nasıl kullanacağız acaba?” diye sormuştu. Hatırlanmaya değer.
Saygılarımla,
Murat Aygen
Hahhah haaa çok komik adam hakikaten bu Murat Karun yaa. Osuruğa gülüyom ya sanırım benimde osuruk kadar aklım olmasa gerek.