Mehmetçik Göreve

FST 17 Ağustos 2006

Tahmin edeceğiniz gibi yazının Türk askerinin Lübnan veya başka alakasız bir yere gönderilmesi ile ilgisi yok. Bu manşeti geçen hafta “iktidara yakınlığıyla bilinen” Yenişafak Gazetesi spor sayfasında gördüm. Geçtiğimiz ay “Türk” olan fenerbahçeli futbolcu Mehmet Aurelio’nun Fatih Terim tarafından Milli Takıma alınması üzerine medyada tartışmalar yaşanmış “İstiklal Marşı bilmeyen adam Milli takıma nasıl girer” mealli celallenenler görülmüştü. Ben ise gelişmeyi memnuniyetle izlemiş, DTÖ (Dünya Türk Olsun) örgütünün temennisinin gerçekleşmeye başladığını, bu işin Mehmet ile kalmayacağını ileri sürmüştüm. Nitekim Mehmet Aurelio’ya ilk kardeş BJK’den geldi. “Mert” Nobre de artık Türk oldu. Sırada Yattara varmış. Milliyetçi yazarları anlayamıyorum. Tüm dünya Türk olmak için sıraya girmişken yeni Türklerin milli takıma alınmasında ne mahzur olabilir? Milli Takımı Türk olmayan Piontek gibi şahıslar çalıştırırken ses edilmezken, artık birer Mehmetçik ve Mertçik’e dönüşen Türklere bu çıkış niye? Üstelik çok ilginç bir gelişmeyi de sizlerle paylaşmak isterim. Bakın Toronto’daki Uluslararası AIDS Konferansı’nda konuşan eski ABD başkanı Bill Clinton sünnet ile ilgili ne demiş:

[…] Sünnetin etkili olduğu kanıtlanırsa, AIDS’in yayılmasını önlemek ve hayat kurtarmak için yeni bir yol bulmuş olacağız. O zaman hepimize zor bir görev düşüyor” […] Buradan ayrıldığımızda hepimiz, erkekler üzerinde sersemletici bir etki bırakacak bu işleme yeşil ışık yakmaya hazır olmalıyız, pek kolay olmasa bile”

Siz ne dersiniz bilmem ama ben bu gelişmenin de dünyanın Türk olması lehine olduğunu düşünüyorum. Malum bizde İslamın farz taraflarına pek kulak asılmazken nedense sünnet (cerrahi müdahale anlamındakini kastediyorum) pek önemsenir. Dolayısıyla Türklüğü tanımlarken kullanılabilecek en temel özelliklerden “sünnet olma” tüm dünyada yaygınlaşırsa DTÖ örgütü ve benim çabalarım daha da kolaylaşacaktır.

Tabii bu noktada taze Türklerimiz Mehmet ve Mert’in durumu da kritik hale geliyor. Ali Sami Alkış ve benzeri köşe yazarlarımız bir İstiklal Marşıdır tutturmuşlar ama bence yanlış yoldalar. Kimse Nobre ile Aurelio’nun sünnetini sorgulamıyor. Asıl kınanacak bir şey varsa bu sünnetsiz adamların milli takıma alınması olmalıdır. İstiklal Marşını Türkiye’de 4 yaşındaki garip hareketlerle eğilip bükülen, Ali Kırca dahil herkesi ağlatan(!) küçük kız dışında kimse doğru okuyamıyor zaten (10 kıtasını kastediyorum). Nobre ile Aurelio nereden bilsin.

Türk siyasi hayatında gürültü koparan bir “yumruk” polemiğine imza atan Erman ve Şansal hocaların bir an evvel bu davaya el atıp Milli onurumuzu kurtarmalarını bekliyorum. Mesela Fenerbahçe ve İnönü stadlarında Türk olan futbolcular için toplu sünnet merasimi yapılabilir. Bu sırada da dev ekranlardan küçük kız sürekli bağırtılarak herkesin (yeni Türkler dahil) İstiklal Marşının 10 kıtasını ezberlemesi de sağlanmış olur. Bir taşla iki kuş anlayacağınız.

Ne diyorduk, laf karıştı, evet, “Mehmetçik Göreve”, darısı Mertçik’in başına.

Yorumlar için RSS

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş