Çin Malına Karşı Nasıl Korunalım?
FST 23 Ağustos 2006
Bu konuda vatandaşın bir korunma derdi yok elbette. Hatta başta benim gibi bilinçsizler olmak üzere “ne koruması, serbest kalsın ucuz alıyoruz, derdim merdim yok Çin malıyla, imalatçı düşünsün” diyenler Çin malına taraftar bile olabilir. Tabii, devletimiz bizim gibi bilinçsiz olmadığı için Çin mallarıyla damping yoluyla mücadele edip Vestel, Arçelik gibi zavallı üreticilerimizi %25 damping ile Çin malı klimaya karşı “koruyor”. Temmuz 2006 tarihli Resmi Gazete kararını okursanız bir örnek görmüş olursunuz. Daha binlercesi Dış Ticaret Müsteşarlığı web sitesinde var. Tümünü okumaya zaman harcamayın, ilk ve son kısmını ben veriyorum:
MADDE 1- Vestel Beyaz Eşya Sanayi ve Ticaret A.Ş. Vesteltarafından yapılan ve Arçelik-LG Klima San. ve Tic. A.Ş. firması tarafından desteklenen başvuru üzerine, Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) menşeli “duvar tipi split klimalar
Popularity: 9% [?]
- Siyaset
- Yorum(10)
- Bu Yazıyı Paylaşın
- PDF olarak kaydedin
Karamsarlık havası yaymanın hiç alemi yok sevgili FST. ÇİN’DEN YAPILAN İTHALATIN MAŞALLAHI VAR! (Bkz: TCMB veri tabanı.) Köklü değişimlerin olduğu yerlerde (ve zamanlarda) birilerinin homurdanmaları da çok doğaldır. Eğer değişimden yana isek, bu homurdanmaları duymazdan gelmek en doğrusudur (1989 Dış Ticaret Darbesi karşısında bizim feryadımıza kulak veren var mı Allah aşkına?). Arçelik ve Vestel gibi sigortalı ve sendikalı işçi çalıştıran (ve iyi-kötü AR-GE faaliyetleri yapan) firmaların (ABD’ye karşı değil ama) Çin’e karşı korunma taleplerine Sn. Levent Kırca’nın deyimi ile “olacak o kadar” deyip geçmeliyiz. Senin haberi okuyan da bunların hala Türkiye’nin hakim-i mutlakları olduğu izlenimine kapılabilir. Bu nedenle “big picture”ı göstermek istedim. Rüzgar artık bizim arkamızdan esiyor, Arçelik’in değil… Sen keyfine bak.
Şirin Hereke’den sevgi ve selamlar,
Murat Aygen
Koç yıllarca bize o dandik kuş isimli arabalarını Mercedes fiyatına sattı. Sattığı klimalar ancak alafranga evlerde bulunabilirdi. Şimdi sorarlar adama: Ne oldu da bunların fiyatı 1/10′una indi? Daha önce ödediğimiz 9 neremize… Öyle bedavaya ağlayıp Çin mallarına karşı bizi koruyun devletluum demekle olmaz. Ne yenilik yaptınız şimdiye kadar bre ütücüler? Müşteriye farklı ne sundunuz ki bizleri Çin malları karşısında tercihe yöneltecek? Dünya düz artık. İnnovasyonu yapan, maliyetlerini düşürüp ucuza satabilen bütün dünyaya satar. Yaşasın klimaları orta direğin evine sokan, fakir fukaranın çocuğuna oyuncak alıp sevindirmesini sağlayan Çin malları !
Keske yuce meclisimiz bu kanunu gecirirken bir de “Fenerbahce’nin Avrupa kupalarinda karsilastigi “haksiz” rekabetle mucadale edebilmesi icin maclara 12 oyuncu ile cikmasina izin verilmistir” ifadesini ekleselerdi. Boylece sigortali ama “sendikasiz” isci calistiran bir kurumumuzu daha korumus olurduk.
Neyse Insallah seneye!!!
Sayın Blue: V.Koç’un yakın çevresine şöyle dediği rivayet edilir: “Türkiye’de buzdolabı, çamaşır makinası, binek otosu v.b. üretmek bizim kişisel tercihimiz değildir. Bunları üretmemizi bizden devlet istedi. Şayet ‘tarım plantasyonları kurun’ demiş olsa idi, biz onu da yapardık”. Azgelişmişliğin barbarlığını Koç’a maletmek bence doğru olmaz. Şöyle düşünmekte yarar olabilir: Şayet Koç “exportable” buzdolapları, çamaşır makinaları, binek otoları üretmiş olsa idi, (bir döviz darboğazına girilmeyeceğinden) hiç bir güç 80-öncesi Türkiye’sini piyasa ekonomisi uygulamaya icbar edemezdi. Bilmem anlatabiliyor muyum?
Sayın Ekonomi Türk: Bir maddi hatanızı tashih etmeme izin verin. Ortada bir kanun değil, bir tebliğ var. Yani Çin klimalarının ithalini engelleyen yasama organı değil, yürütme organı. Türkiye’de ithal ikamesi taraftarları parlementoyu sistematik olarak by-pass etmişlerdir. Sizi temin ederim: TBMM’DEN ŞER SADIR OLMAZ!
Saygılarımla,
Murat Aygen
Den den.
Muhterem Müzmin Anonim dostum,
“Evet, Koç’a bu tesisler kurDURtulmuştur” diyorsunuz. Doğru! Ancak bu “kurDURtan”ın emperyalizm olduğunu düşünmüyorsunuzdur umarım. Uluslarlarası otomotiv tekelleri bu ülkeye “cezb” değil, “celp” edilmişlerdir. Bu hususu Prof. Y. Küçük’e sınıfta teyit ettirmiş olduğumu bugün gibi hatırlarım. Saptamalarınız için “yanlış” demiyorum, dikkat buyurun. Ancak aynı “matters of fact” ile farklı teoriler kurulabileceğini de unutmayın.
Saygılarımla,
Murat Aygen
Murat bey,
Emperyalizm her niyetle yenebilen bir sey.. Baris cubuguna ne koyup cektigimize bagli olarak, gumruk duvarlarinin da bize [belli bir gelir seviyesine erismemis bir nufusun kimsenin isine yaramyacagindan hareketle] emperyalizm tarafindan dayatildigini dusunebiliriz.
Arkasina yeteri kadar analiz koyarsak isabetli olacagini da kabul ederim –bundan kasdim, bu sadece ham bir komplo teorisi iddiasi degil gibi gorunuyor. Yani, anlamli olabilir.
Dediginiz dogrudur, otomotive (ve baska bir cok sanayi dali) icin bu ulke yalvar yakar olmustur. Isin aci tarafi yalvar yakar olanlar ile bunun kaymagini yiyenler, yani simdilerde BilmemNeSIAD’larda ahkam kesenler, ayni kisiler degil.
O kucuk memurlar, kader utansin ki, liyakatsiz birileri adina yalvar yakar oldular. Daha sonra da, az da olsa elde ettigimiz pazarlik gucumuzu bu liyakatsiz tipler kulliyyen heba ettiler.. ustelik, bunu da yaparken, o kucuk memurlari tukaka ede ede..
Bu ulke bu kadar da mi muhendis fakiridir ki, kici kirik bir klimayi dahi uretemeyip taa bilmemnerelerden tedarik edip yeniden paketliyoruz?
Now that they have also jettisoned the bank (even the name has gone), if you ask me, they are a complete waste of resources –past, present and future.
Teknik bir duzeltme:
“Evet, Koc’a bu tesisler kurDURtulmustur” demedim, “Evet, Koc’a bu tesisler kurDURulmustur” diyorum.
Cunku, ‘Koc’dan kasdim sadece bir (ya da lucky sperm club member bir kac) kisi degil, grubun tamamidir.
Bordrolular kartelini desteklediginizi bilmiyordum..