Bir Dönemin Sonu: “Ali Topu At”
FST Ağustos 24th, 2006
İlkokullarımızın klasik fişle eğitim sistemindeki beylik cümleleri hepimiz hatırlarız. Ali Topu At, Bak Ayşe Bu At, Cemil Zil Çaldı vs. Şimdi fiş yok galiba ama kitaplarda gene buna benzer cümleler var. Sadece isimler Ali, Ayşe, Cemil yanında Berk, Terke, Barutcan, Hoşmert gibi çeşnilerle biraz daha çağdaşlaşmış o kadar. Tabii bu yazıda ilkokul eğitiminin mevcut durumunu anlatacak değilim, benim derdim Burdur Valisiyle. Burdur valisi Rasih Özberk iki haberle dikkatimi çekti. Birinci haberde “sayın” valinin bir vatandaşa kızıp üzerine saldırdığı, yumruklamasının eşi tarafından engellendiği vs. anlatılıyor. Kısaca şu:
[…] Köylüye derdini soran Özbek, “Tedaş görevlileri, dut ağacımın yarısını kesti. Neden hepsini kesmediler. Benim kesebilecek durumum yok. Kessinler ben de odun olarak kullanayım” yanıtını aldı. Köylünün sert ifadelerine sinirlenen Vali Özbek, Terbiyeli ol. Burası devlet makamı. Hiç kimsenin burada böyle konuşmasına müsade etmem diyerek oturduğu yerden öfkeyle kalktı, köylünün üzerine yürüdü. Vali Özbek’i yumruk atmasına ramak kala eşi Zehra Özbek ve Belediye Başkanı Vedat Eraslan tuttu. Köylü Yıldız korku içinde yerinden kıpırdamazken Vali Özbek tekrar yerine oturdu. Olayın şaşkınlığı yüzünden makamda bir süre sessizlik oluştu.
Valinin makamındaki sessizliğin devamını haberden okuyun. Ama bir cümledeki üslubu derhal yumrukla cezalandıracak kadar devlet otoritesine bağlı, godu muydu oturtma hamlesiyle Erman Toroğlu tarafından alnından öpülmesi muhtemel valinin meğer ilkokullardaki fişlere ilişkin de bir hamlesi varmış. Üstelik “acaba yumruğu ekrandan çıkıp suratımı dağıtır mı” diye halen endişeyle baktığım vali bu fişlerdeki emir kipli otoriter cümleleri beğenmeyip nezaket tavsiye ediyormuş. Haber şöyle:
[…] Çünkü önlerine konan hece fişler sadece emir kipiyle kurulmuş cümlelerden oluşuyor. Bu durumu farkeden Burdur Valisi, ilginç bir projeye imza attı. […] Öğrenciler bir yandan hecelemeyi öğreniyor, bir yandan da emir vermeyi. Ali’ye ata doğru bakma emri veriliyor, Ayşe’ye ise ip atlaması talimatı. Çocukların okumayı öğrenirken emir vermeyi de öğrenmesi Burdur Valisi Rasih Özbek’i düşündürmüş ve ilginç bir projeye imza atmasına yol açmış. Burdur’da minik öğrenciler önümüzdeki yıl rica etmeyi de öğrenecek. Nasıl mı? Yıllardır emir vermeyi öğrenen minik öğrenciler bundan böyle, Ali’ye ata bakar mısın? diyecek. Bu değişim öğrencilerden de büyük destek görüyor.
Meğer dut ağacından dolayı şikayetlenen köylüyü dut yemiş bülbüle çeviren Burdur valisi öğrencilerin emir yanında rica etmesini de dikkate alacak kadar ince ruhluymuş. Bana biraz fazla zıt iki karakter gibi geldi ama devletimizin hem sevip hem de dövmesine bir örnek olması açısından belki de olumlu karşılamak lazım.
Gelelim fişlere. Ne güzel. “Ali Topu Atar mısın?”, “Ayşe Bakınız Bu Toptur”, “Cemil Zil Çaldı Sınıfa Giriniz”, “Barutcan Ata Ot Veriniz” vs. Yahu lafla bunlar öğretilse şimdiye hepimiz nezaketten kırılırdık. Bizim öğrenciler bu laflarla fena halde dalga geçer. Evde, sokakta en hafifinden “Ali, topu at lan”, “Ayşe aha bu top, salak salak bakma”, “Cemil, zil çaldı daha dışardasın hayvan herif”, “Barutcan, koçum atın otunu vermediysen gerisini sen düşün” türü hitaplarla sosyal ortama adapte olan çocuklar fişle nezaket öğrenecekler ha.
Hem de yok yere bir garibanı yumruklamaya kalkan “devletin” valisinin projesiyle. Haydi topluca gülün ağlanacak halimize. Pardon “Haydi gülünüz”…
(Not: Muhtemelen vergisiyle maaşı ödenen atanmış memur karşısında vatandaşın ezik haldeki resmi, yürek burkmasının yanında Antibürokrasi girişiminin ne kadar geç de olsa yerinde olduğunu gösteriyor. Herkesi buraya katkıya davet ediyorum.)