Neden Düşünülmez?
FST 31 Ağustos 2006
Herkes “Doğu Perinçek islami kesime rampalamaya çalışıyor, ne iş” diye derin analizler yaparken benim gözüme daha enteresan bir haber çarptı. Milli takımımız imparatore Fatih Terim önderliğinde çıktığı iki fırsat maçında istediği sonucu elde edemediği için malum Dünya kupasına katılamamış, maç sonunda bazı olaylar çıktığı için de birkaç maç seyircisiz oyanama cezası almıştı. Bu bazı olaylara kısaca rakip milli marşı ıslıklama, hırçınlıkla ilk dakikada penaltıya sebebiyet verip oyunun seyrini bozma, maç sonunda yenilince Türk usülü yöntemlerle rakip futbolculara tekme tokat girişme, yerine göre uçan kafa atma, hakem odasının kapısını tekmeyle kırmaya tam teşebbüs vs. örnek verilebilir. Elbette bu olayların abartacak yönü yoktur, bize verlen ceza ağırdır. AB, Haçlı, Hristiyan, Batılı, Osmanlının intikamını almak isteyen kafirler vs. ittifakla bize oyun oynamıştır. Herneyse, işte bu seyircisiz oynanacak maçın birine şöyle yaratıcı bir çözüm önerilmiş:
Almanya’nın Frankfurt kentinde Commerzbank Stadı’nda oynanacak maç için dev bir seyirci görüntüsü hazırlatan firma, böylece Milli Takım’a moral vermeyi amaçladı. 60 metreye 80 metre olarak hazırlanan ve 1800 metrekare yer kaplayan seyirci görüntüsünün üzerinde ayrıca dev bir de pankart yer alacak. Pankartta, “Seni yalnız bırakır mıyız sandın?” yazısı bulunacak. Bu pankart, ay yıldızlı futbolcuların sahaya çıkacağı kapının tam karşısındaki tribünde yer alacak ve futbolcularımızı motive ederken, Malta takımını da şaşırtmaya yönelik olacak.
Malta takımı bu işe ne kadar şaşırır bilmem, zaten takımlarının büyük bölümü Malta’da esnaf çıraklığı, kasap yamaklığı,emekli memur gibi futbol heveslilerinden oluşuyor zannedersem. Haydi Malta’yı şaşırttık, verdiği müjdeyle gözleri yaşartan Coca Cola acaba detayları da dikkate aldı mı? Misal koydukları ses efektleri içinde 90 dk. boyunca hakemin, rakip oyuncunun, yerine göre “ulusal” oyuncunun ana, avrat, ata, sülalesine koro halinde yaratıcı küfürler etme bandı var mı?
Maçta istenmeyen bir netice (evet, ben “Ulusal” takımın Malta’yı dahi yeneceğinden şüpheliyim) alınırsa sahaya atlayacak, bozuk para, şişe, çakmak, cep telefonu fırlatacak robotik insanlar düşünüldü mü? Eğer düşünülmediyse ben düşündüm. Honda’nın robotu Asimo ile Arçelik’in robotu Çelik bu iş için biçilmiş kaftan. Sustalı çakı, döner bıçağı, yatağan ve şam çeliğinden saldırmalarla mücehhez 1000 tane Asimo, 1000 tane de Çelik Malta esnafının hakkından rahat gelir. Üstelik iki şirketten sponsorluk parası da alınır, bedava olacak hali yok ya. Slogan da şöyle olur:
Honda ve Arçelik Ulusal Takıma Başarılar Diler.
Popularity: 12% [?]
- Güncel , Toplum
- Yorum(13)
- Bu Yazıyı Paylaşın
- PDF olarak kaydedin
Seyyy.. tabii ki ben de Honda ve Arçelik Ulusal Takımlarina Başarılar Dilerim.
Doğu Perinçek’in son hamlesiyle ilgili yazayım derken konunun bugün Nuh Gönültaş, Serdar Turgut, Ahmet Kekeç ve bir iki yazar yanında ziyaret ettiği Zaman gazetesinde ele alındığını gördüm. Yazılacak fazla birşey kalmadığı için bir cümlecik atıfla yine de hatırlatmış olmak istedim. Ne de olsa Doğu Bey eski misafirlerimdendir.
Aslına bakarsanız bu cümle Veysel Aratlıoğlu ve Müzmin Anonim’e bir pas olarak da düşünülebilir.
FST
Sevgili FST,
VA olarak yazmaya tövbe etmiştim, bu gelişme karşısında suskunluğumu bozmak zorunda kaldım. Bakın ne demişim:
http://izlenimler.wordpress.com/2006/04/03/korku-filmi/
Sn.Perinçek’ten ümit etmiş olduğum feyzi görmenin mutluluğunu yaşıyorum. Gerçekten de bir MLhM hakim sınıfların borusunun ötmediği iki mekandan biri olan camiye (diğeri TBMM’dir) sığınan vatandaşa (sümme-haşa) “karayobaz” demez, dememelidir. Bekle ki daha neler olacak.
Saygılar,
VA
Doğu Perinçek, siyasette akla, mantığa, sağduyuya hakaretin timsalidir. Sokaktaki adama yol ve yön gösterme iddiasındaki mürekkep yalamış ve siyasete soyunmuş zümrenin nasıl da kişilik, değer ve kalite yoksunu olduğunun ibretlik bir manzarasıdır. İnsan bu manzarayı seyrederken içi kalkıyor.
Metin bey dostum,
Bu sabah Kadıköy’e geldim. Bir hafta buradayım. Ara da seni Aydınlık dergahının sırlarına inisiye edeyim.
Saygılar,
Veysel A.
Veysel bey,
Oynamiyorum. Metin beye taninan bu ayricalik onun zimnen var olan aidiyeti reddetse de –yani, hersey ragmen– Mulkiyeli olusundan midir?
Benim inisiye olmam mumkun ve gerekli degil midir yani?
Müzmin bey kardeşim, siz adı-üstünde “müzmin anonim” değil misiniz? Vakti ile sizden değil bir randevü, bir “private mail account” bile alamadığımı iyi anımsıyorum. Görüşmek isterseniz ben varım. Adresim veyselaratlioglu@yahoo.com dur. Görüşmek dileği ile selamlar, saygılar. V.A.
Veysel bey,
Zaman hangimizi degistirmiyor ki.. Ben size yaptigim kabaligi pek hatirlamiyor olsam da –tabii ki, yapmadim anlamina gelmiyor bu; bilakis, yapmisimdir anlaminda soyluyorum– daha sonralari email adresim bilinir oldu..
Ben, size, en iyisi bu yazinin birebir koyasi olan bir email atayim da, email adresimi vermemis olmak kabaligimi telafi etmis gibi kabul ettiginizi soylemenize vesile olmaga calisayim.
Su siralar, sesi guzel arkadaslarimizdan fasil ve/ya siragecesi ekibi kurmaga calisiyorum. Ekip bir olussa, anonimligimi feda etmek niyetindeyim
Gerçi ben meramımı kendimce anlatmaya çalıştım şurada ama, durumun fitbol açısından böyle elem verici hallere gelmesinde, saçma sapan promosyon kampanyalarının ve irrasyonel taktiklerin de etkisi var herhal.
2006′da durum böyleymiş ve 2007′de de hiç bir şey değişmemiş anlaşılan.
Sayın Hz. Hubble,
Nasıl ki uzayda olup bitenleri gök cisminin yerden uzaklığına bağlı olarak binyıllar veya milyonyıllar sonra öğrenebiliyorsak, bu memlekette olup-bitenleri de ancak onyıllar sonra öğrenebiliyoruz. “2006′da durum böyleymiş ve 2007′de de hiç bir şey değişmemiş anlaşılan” saptamanız bence çok erken yapılmış bir saptamadır. Nasıl ki rahmetli Özal’ın en radikal icraatlarını ancak bugün ve kendi kişisel gayretlerimizle öğrenebiliyorsak, bu hükümetinkileri de -ömrümüz vefa ederse- on seneye kalmaz öğreniriz inşaallah.
Kendinize böylesine anlamlı bir kod-adı seçmiş olmasaydınız şu aşağıda okuyacaklarınızı yazmaya zahmet etmezdim
Saygılarımla,
Murat Aygen
Sayın Aygen,
Sanıyorum mesajlar ya da yorumlar karışmış. Çünkü benim cevap yazdığım konu Milli takım’ın durumu ile ilgili mesajdı. Hükümetin ya da hükümetlerin icraatları konusunda herhangi bir fikir beyan etmemeye çalışıyorum normalde.
Ama sanıyorum Milli Takım ya da Futbol gibi konularda olduğu gibi, Türkiye’nin çoğu sorunu konusunda insan çok rahat bir şekilde “bugün böyle yarın da böyle olacak çünkü dün de böyleydi” hükümlerde bulunabilir.