İstem
FST Eylül 16th, 2006
Geçenlerde taşınma sebebiyle bir devlet okuluna çocukları naklen kaydettirdim. Her yıl olduğu gibi bu yıl da para almadılar. Üstüne kitapları da bedava dağıtıyorlar. 3-4 senedir okula ödediğim bağış, tebeşir, dergi parası, kıl, tüy 100 YTL’yi bulmaz. Önlük, çanta vs. de bayağı ucuz 10-15 YTL’lik şeyler (Örümcek Adam ve Barbie’nin saldırısını bertaraf edebilirseniz elbette). Seyahat ettiğim trendeki seyyar satıcıdan 1 YTL’ye 25 adet kurşun, keçe, tükenmez karışık kalem, iki kutu pastel boya ve bir de resim defteri içeren paket alarak kırtasiye işini de büyük ölçüde hallettim. Artan paraya semt pazarından beheri 50 Kuruştan ikişer çorap almayı da ihmal etmedim.
Okula para ödememekten biraz rahatsız oluyorum, arada utanıp müdüre biraz para mı teklif etsem diyorum, sonra garip kaçar diye vazgeçiyorum. Yine geçenlerde hastaneye yolum düştü, bir alay gereksiz tahlil yapıldı, kuruş ödemedim. Yarısını kullanmadığım 3-4 kutu ilaç da yazdılar. Bir faydasını görmedim ama sonuçta yeşil kart, herhangi bir güvenlik belgesi vs. varsa bunları da ya bedava alıyorsunuz ya da % 10-20 gibi az bir para ödüyorsunuz.
Bunları niye mi anlatıyorum? Anadolu Ajansının haberine göre bir memur sendikası parasız eğitim “istemiyle” stand kurup açıklama yapmış. Ben Eğitim-Sen 2 Nolu Şube Başkanı Özgür Bozdoğan tarafından yapılan açıklamayı dikkatle okudum, kafam karıştı. Acaba bir yerlerde yanlışlık mı var diye buraya da ilgililerin beyanatını aktarayım ki siz karar verin:
”Devletin eğitim ve sağlıktan hızla elini çektiğini” savunan Bozdoğan, eğitim ve sağlık masraflarının önemli bir bölümünün vatandaşlar tarafından karşılandığını ileri sürdü. ”Kamusal hak alınıp satılamaz” diyen Bozdoğan, bu hizmetlerin kamu tarafından karşılanmasını sağlamaya yönelik etkinlikleri sürdüreceklerini kaydetti. Bozdoğan, kampanya çerçevesinde toplanan imzaların, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nde TBMM’ye verileceğini bildirdi. Bozdoğan’ın konuşmasının ardından, sendika üyeleri, ”parasız, nitelikli eğitim hakkı” istemini içeren dilekçeleri imzaladılar.
Yahu bu ülkede mecburi olmayan lise ve üniversite eğitimi bile devlet eliyle bedava verilmiyor da benim mi haberim yok? Üniversitelerin normal bölümlerinde yıllık 400-500 YTL (aylık 40-50 YTL) bir harç alınır, onun karşılığında da muhtaçlara yine devletçe başbakanlık bursu, okul bitiminde ödenmek üzere harç kredisi vs. verilmez mi?
Eğer ülkede paralı eğitim varsa, ben neden çocukların eğitimi için para ödemiyorum? Mahalledeki ilkokulda, semtteki lisede, ilçedeki yüksekokul ya da fakültede çaktırılmadan yöneticilerce sızdırılmaya çalışılan derneğe bağış adlı komik ödemeler dışında devlet okullarında ne gibi bir paralı eğitim varmış anlayamadım. Ha, “özel okul var, paralı, ne haber” diyeniniz çıkabilir. Anladım da özel okula niye göndereceksiniz ki? Zorlayan yok, bakın ben göndermiyorum, bedava okutuyorum. Özel okuldan şikayet edene tavsiyem tüm okulların %99′unu teşkil eden parasız devlet okullarını tercih etmeleridir.
Bir de “parasız, nitelikli eğitim” lafı geçiyor, tabii o sendikanın palavrasından ibaret. Devlet okullarında eğitim parasız ve bu sendika üyeleri de parasız okulda memur olduğuna göre versinler “nitelikli” eğitimi, tutan mı var? Haftada 2-3 gün ders veriliyor, diğer 4-5 gün öğretmenevinde okeye döneceğine daha nitelikli ders anlatmak için çalışsınlar, geçen sene devlet bir sürü laptop dağıttı. Öğretmene de ADSL kıyağı yaptı. Okul açılırken de her öğretmene maaşa ilave 425 YTL para veriyor. Daha ne olsun.
Sendikadan ve mensup öğretmenlerden “istemim” kafa ütülemeyi bırakmaları. Vatandaştan da bir istemim var, her ahmakça lafa, ağlayan sendika başkanına yüz vermeyi bırakmazsak bunları daha çok yazarız burada.