FST Eylül 18th, 2006
Cumhuriyet Gazetesi fiyatını arttırıyormuş. 50 kuruş yerine 75 kuruşa çıkan gazetenin zam oranı yüzde 50. Ben almadığım için tabii bu gelişmeden etkilenmeyeceğim (yanlış anlaşılmasın, pahalı olduğu için almıyordum). Benim gençliğimde belli bir yaşın üstünde hergün sinekkaydı traş olmuş ciddi insanlar bu gazeteyi kollarının altında taşırdı. Üniversite gençliği içinde de Cumhuriyet ciddiyetine yakışır şekilde yüzü gülmeyen bazı tiplerin de bu gazeteyi okuduğunu görürdüm. Ömrü hayatımda herhalde 2 defa para verip aldım. Genelde tercihimi ucuz olmaları yanında daha eğlenceli yazarları olan gazeteler yönünde kullanıyorum. Mesela Sabah’tan Hıncal Uluç, Emre Aköz, TV sayfasını hazırlayan Yüksel Altuğ, Bugün’den Aykut Işıklar, Y. Şafak’tan Kürşat Bumin, Taha Kıvanç, Akşam’dan Engin Ardıç ve Serdar Turgut, bir ara Baskın Oran için Birgün, Vatan’dan Selahattin Duman tercihimde etkili olabiliyor. Bir de gazetelerin spor sayfalarına, eklerine bakıyorum, hangisi daha renkli ve çok sayfalı ise onu seçiyorum. Elbette bu gazetelerin hepsinin internet sitesi olduğu için gazeteyi fiilen satın almam pek nadir gerçekleşiyor.
Bu seviyesiz kriterleri dikkate alan bayağı bir adamın Cumhuriyet gibi “ciddi” bir gazeteyi almaması elbette normal karşılanacaktır. Ama inanın fiyatı 25 kuruş olsa arasıra alıp Mustafa Balbay, Hikmet Çetinkaya gibi üstadları okumayı çok isterdim. İnternet siteleri de yok, daha doğrusu paralı olarak var, kağıdına 50 kuruş vermeyen internete niye para ödesin mantığı gereğince bunlardan mahrum kalıyorum. Herneyse, Cumhuriyet fiyatını arttırırken duygu dolu bir de mesaj vermiş, ben ağlamamak için kendimi zor tuttum, yalnız kendimi sıkarken şöyle bir yer de dikkatimi çekiverdi:
Yapısı bozulan medya dünyasında Cumhuriyet’in Cumhuriyet olarak süregelmesi ve devam edebilmesi için bu zor kararı almaktan kaçınmak olanağı yoktu.
Günümüzde dinci basının tüm ülkede bedava dağıtımı geçerlidir ve büyük holding sermayesine dayanan gazetelerin de özel koşulları biliniyor.
Cumhuriyet’in okurlarından başka dayanağı yoktur.
İlginç, daha geçenlerde Antibürokrasiye de yansıyan bir haberde şu ifadeler geçiyordu: “CHP’li Muzaffer Eryılmaz’ın başkanlığını yürüttüğü Çankaya Belediyesi’ne ait araçlar ve şoförler, kapı kapı dolaşıp ücretsiz olarak ‘Cumhuriyet Gazetesi’ dağıtıyor.” Bence Cumhuriyet palavra atmak yerine ilgili cümleyi şöyle düzeltmelidir:
“Günümüzde dinci basının -estek köstek-, sermaye dayanan -falan filan- yanında biz Cumhuriyet sırttımızı bilumum devlet daireleri, kütüphaneler, CHP’li belediyelere dayamakla birlikte bu dahi çarkı çeviremediğinden 25 kuruş zam yapıyoruz”
Peki netice? Cumhuriyet yalanı bıraktığı takdirde kendilerini desteklemek için en az bir defa Cumhuriyet gazetesi alabileceğim vaadini buradan veriyorum. Sonra bu gazetemiz bugün fiilen tersaneleri işgal edilmiş ülkemizin Milliyet ve Hürriyetten farklı olarak “muhalif ses barındırmayan” yegane müdafii değil midir? İnternette, televizyonlarda gür sesleriyle ortalığı yıkan ulusalcı camia niçin Cumhuriyeti sahiplenmemektedir? Bu gazete CHP belediyelerinin beleş dağıtmasına rağmen 50 Bin satmayı hak edecek bir kıymet midir? Çılgın Türkler kitabı Türkiye nüfusundan fazla satış yaparken Cumhuriyet gazetesi neden iplenmemekte, okuyana müstehzi ifadelerle bakılmakta, hatta kimi zaman kendini tutamayanlar seslice gülmektedir?
Cumhuriyet ekibi solcu olduğu için kapitalist ekonomiden hazzetmeyebilir ama ben bir tüyo vereyim. Şunca zamanlık hukukumuz var, bırakın zammı, fiyatı 50 kuruştan 10 kuruşa düşürürlerse inanılmaz satış patlaması yaşarlar. Böylece de oto galericileri, emlakçılar, TV kanalları, bankalar vs. reklam vermek için kendilerini tercih eder, gazete de ihya olur. Üstelik ulusalcı fikirlerden daha geniş kitleler nasiplenmiş olur. Hatta bir çok fakir Anadolu’da soba tutuşturmada kullanacağı için sosyal adalete de faydası olur. Bir taşla bir sürü kuş anlayacağınız.
Bir not da resimdeki laptop-gazete-ulusalcı kız kombinasyonuna edelim. Eğer bu şahıs parası olmadığı için Cumhuriyeti internetten okuyamayıp gazeteden haberi alıp yorumlayan bir blogcu ise fevkalade başarılı olmuş, bilgi çağına sol bir yorum getirilmiş derim. Yok Cumhuriyet yazar kadrosunun çağdaş Türk genci imajı için oluşturduğu bir kreasyon ise pek tutmayacağına eminim. (Mesela o bankın bulunduğu parkta kablosuz bağlantı var mı?) Ha, gazeteyi yağmur başladığında laptopu korumak için kullanacaksa ayrı.
Lafı uzatmayalım, pamuk eller cebe, Cumhuriyet için elele…