<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress/2.3.1" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>
<channel>
	<title>Comments on: 75 Kuruş</title>
	<link>http://www.izlenimler.net/2006/09/18/75-kurus/</link>
	<description>Memleket Manzaraları</description>
	<pubDate>Fri, 21 Nov 2008 12:32:48 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3.1</generator>
		<item>
		<title>By: FST</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2006/09/18/75-kurus/#comment-7251</link>
		<dc:creator>FST</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Oct 2007 10:27:49 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2006/09/18/75-kurus/#comment-7251</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Burada yorumlar kısmında Tansel’e 10 puan.&lt;/blockquote&gt;

İyidir yorumcularımız, kendilerini buradan saygıyla selamlıyorum. (Bir oy, bir oydur)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Burada yorumlar kısmında Tansel’e 10 puan.</p></blockquote>
<p>İyidir yorumcularımız, kendilerini buradan saygıyla selamlıyorum. (Bir oy, bir oydur)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Mister No</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2006/09/18/75-kurus/#comment-7249</link>
		<dc:creator>Mister No</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Oct 2007 09:59:39 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2006/09/18/75-kurus/#comment-7249</guid>
		<description>Burada yorumlar kısmında Tansel'e 10 puan.

&lt;blockquote&gt;Eger ben de ‘kac lira olursa olsun’ banko satis yapacagimi bildigim devlet dairelerine sahip olsaydim, gazetenin fiyatini elbette artirirdim.&lt;/blockquote&gt;

Bir sorum olacak: Hangi devlet kurumları Cumhuriyet alıyor? ( Belli başlı gazeteleri alan kütüphaneler dışında)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Burada yorumlar kısmında Tansel&#8217;e 10 puan.</p>
<blockquote><p>Eger ben de ‘kac lira olursa olsun’ banko satis yapacagimi bildigim devlet dairelerine sahip olsaydim, gazetenin fiyatini elbette artirirdim.</p></blockquote>
<p>Bir sorum olacak: Hangi devlet kurumları Cumhuriyet alıyor? ( Belli başlı gazeteleri alan kütüphaneler dışında)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: İzlenimler</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2006/09/18/75-kurus/#comment-2089</link>
		<dc:creator>İzlenimler</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Oct 2006 12:37:30 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2006/09/18/75-kurus/#comment-2089</guid>
		<description>Ulaş,

Rejimin bekçisi bir gazetemiz finansal açıdan zor duruma düşmüş, buradan çıkmak için de yalan atmak zorunda kalmış. Ne yapsaydım, yalanı görmezden mi gelseydim? Hem neticede zam kazığı sizin gibi sinirli okurlara giriyor, Atatürkçü adam ahmak olmaz, uyanık olur, hatırlatıvereyim dedim.

Tabii bana hangi konularda yazıp hangilerini yazamayacağımı listelersen belki dikkate alırım. Bir de bu sitenin sana göre olmadığı anlaşılıyor, her girişinde sinir katsayın yükselir maazallah tansiyonun çıkar, başına iş gelir, haberin olsun. Ben sana sağlığın açısından ADD, CUMOK gibi yerleri tavsiye ederim.

En içten dileklerimle.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ulaş,</p>
<p>Rejimin bekçisi bir gazetemiz finansal açıdan zor duruma düşmüş, buradan çıkmak için de yalan atmak zorunda kalmış. Ne yapsaydım, yalanı görmezden mi gelseydim? Hem neticede zam kazığı sizin gibi sinirli okurlara giriyor, Atatürkçü adam ahmak olmaz, uyanık olur, hatırlatıvereyim dedim.</p>
<p>Tabii bana hangi konularda yazıp hangilerini yazamayacağımı listelersen belki dikkate alırım. Bir de bu sitenin sana göre olmadığı anlaşılıyor, her girişinde sinir katsayın yükselir maazallah tansiyonun çıkar, başına iş gelir, haberin olsun. Ben sana sağlığın açısından ADD, CUMOK gibi yerleri tavsiye ederim.</p>
<p>En içten dileklerimle.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Ulas</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2006/09/18/75-kurus/#comment-2088</link>
		<dc:creator>Ulas</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Oct 2006 22:28:45 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2006/09/18/75-kurus/#comment-2088</guid>
		<description>Cumhuriyet 50 Kuruşmuş 75 olmuş, içeriği iyiymiş kötüymüş muhalifmiş veya değilmiş anladıkta tüm bunlar sana niye batıyor ?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet 50 Kuruşmuş 75 olmuş, içeriği iyiymiş kötüymüş muhalifmiş veya değilmiş anladıkta tüm bunlar sana niye batıyor ?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Tansel Güçlü</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2006/09/18/75-kurus/#comment-2087</link>
		<dc:creator>Tansel Güçlü</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Sep 2006 12:04:27 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2006/09/18/75-kurus/#comment-2087</guid>
		<description>Sevgili abicim,

Buradaki yazışmalar tabii ki aramızdaki güzel iletişime hiçbir zaman engel değildir. Başımın üzerinde yerin vardır.

Yukarıdaki yazılarımda birilerine atfen yazmamın yanında kendi fikirlerim de mevcuttur. Örneğin "devlet-egemen toplum" kavramı tamamen bana ait bir kavramdır. Daha önce literatürde "devlet-merkezli toplum" kavramı vardı ancak ben bunu bazı yönleriyle yetersiz buluyordum. Özellikle Türkiye için.

Haklısın. Olaylara bazen genişçe bakmak kimi zaman körlük yaratabilir. Ancak bir tarafıyla da fevkalade gereklidir. Sosyal bilimler bugüne kadar hep bu "uzmanlaşma" yönünde gittiği için ve bu sebeple de özcü açıklamalar getirme eğilimine girdiği için (örneğin insan doğası meselesi) ciddi anlamda kör bir zemine itildi ve hiçbir soruya cevap veremez (yani özcü açıklamalar getirme eğilimi) hale geldi. Bu açıdan ben de "dünya sistemleri analizi" perspektifiyle hareket etmeye mümkün mertebe gayret ediyorum. Yoksa ders vermek haddime düşmez. Eğer böyle anlaşılıyor ise çok üzülürüm. Bunlar yaptığım okumalardan ve incelemelerden çıkarttığım dersler; gerçeği arayış çabasının şimdilik nacizhane ürünleri. Yanlış da olabilirler. Ama dedim ya; şimdilik.

Yüzyüze bir sohbet teklifim her daim geçerlidir Fethi abicim. Tekrardan söylüyorum ki başımın üzerinde yerin vardır. Her zaman.

TG</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili abicim,</p>
<p>Buradaki yazışmalar tabii ki aramızdaki güzel iletişime hiçbir zaman engel değildir. Başımın üzerinde yerin vardır.</p>
<p>Yukarıdaki yazılarımda birilerine atfen yazmamın yanında kendi fikirlerim de mevcuttur. Örneğin &#8220;devlet-egemen toplum&#8221; kavramı tamamen bana ait bir kavramdır. Daha önce literatürde &#8220;devlet-merkezli toplum&#8221; kavramı vardı ancak ben bunu bazı yönleriyle yetersiz buluyordum. Özellikle Türkiye için.</p>
<p>Haklısın. Olaylara bazen genişçe bakmak kimi zaman körlük yaratabilir. Ancak bir tarafıyla da fevkalade gereklidir. Sosyal bilimler bugüne kadar hep bu &#8220;uzmanlaşma&#8221; yönünde gittiği için ve bu sebeple de özcü açıklamalar getirme eğilimine girdiği için (örneğin insan doğası meselesi) ciddi anlamda kör bir zemine itildi ve hiçbir soruya cevap veremez (yani özcü açıklamalar getirme eğilimi) hale geldi. Bu açıdan ben de &#8220;dünya sistemleri analizi&#8221; perspektifiyle hareket etmeye mümkün mertebe gayret ediyorum. Yoksa ders vermek haddime düşmez. Eğer böyle anlaşılıyor ise çok üzülürüm. Bunlar yaptığım okumalardan ve incelemelerden çıkarttığım dersler; gerçeği arayış çabasının şimdilik nacizhane ürünleri. Yanlış da olabilirler. Ama dedim ya; şimdilik.</p>
<p>Yüzyüze bir sohbet teklifim her daim geçerlidir Fethi abicim. Tekrardan söylüyorum ki başımın üzerinde yerin vardır. Her zaman.</p>
<p>TG</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: izlenimler</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2006/09/18/75-kurus/#comment-2086</link>
		<dc:creator>izlenimler</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Sep 2006 05:44:59 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2006/09/18/75-kurus/#comment-2086</guid>
		<description>Merhaba,

Çabadan siz şiddet kastetmiyorsunuz ama iş oraya kaçınılmaz olarak geliyor. Bu sadece komünistler için geçerli bir durum değil. İnsanları veya belli bir toplumu topyekün kurtuluşa ulaştırmaya gayret eden tüm iddiaların geleceği yer burası. Mesela, burjuvazi ve egemen sınıflar için söyledikleriniz de aslında bir tür aba altından sopa gösterme gibi yorumlanabilir.

Tabii bu konularda ufak tefek birşeyler okuyorum ama bilime şüpheyle yaklaştığımdan da olabilir, ünlü bazı fildişi kule erbabı tarihçi ve sosyologlar ile bunlardan fazlaca etkilenen iktisatçıların analizleri gerçek dünyadan kopuk gibi geliyor bana. Senin de belirttiğin gibi "söylediklerimin pek bir şey ifade etmemesi" bu büyük sosyal bilimcileri anlayamamamla ilgili olabilir. Zaten benim ilgi ve yazı alanım büyük sosyal teoriler değil günlük basit olaylar.

Keşke sen de bu kadar geniş perspektiften olaylara bakmaya uğraşıp zor durumlara düşmesen de daha ayakları yere basan işlerle uğraşsan. Bunları bilmiyorsun demiyorum, sadece ben de az buçuk biliyorum, tekrara gerek yok demeye getiriyorum. Sen ders verir tarzda yazdıkça biz öğrencilikten zaten bıkmış olanlar biraz sinirlenebiliyoruz. Öte yandan bu tavrın asistan ve ileride öğretim üyesi olman için olumlu puandır fakat beni en azından şu sanal camia öğrenci yoklama listesinden çıkarsan memnun olurum.

Daha basit ve anlaşılır, mümkünse birilerinin yazdıklarına atfen değil kendi kanaatini içeren yorumlarını beklerim. Buradaki ufak tefek atışmaların İzmir'deki ağırlama programına bir etkisi olmayacağı kanaatiyle selamlar.

FST</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba,</p>
<p>Çabadan siz şiddet kastetmiyorsunuz ama iş oraya kaçınılmaz olarak geliyor. Bu sadece komünistler için geçerli bir durum değil. İnsanları veya belli bir toplumu topyekün kurtuluşa ulaştırmaya gayret eden tüm iddiaların geleceği yer burası. Mesela, burjuvazi ve egemen sınıflar için söyledikleriniz de aslında bir tür aba altından sopa gösterme gibi yorumlanabilir.</p>
<p>Tabii bu konularda ufak tefek birşeyler okuyorum ama bilime şüpheyle yaklaştığımdan da olabilir, ünlü bazı fildişi kule erbabı tarihçi ve sosyologlar ile bunlardan fazlaca etkilenen iktisatçıların analizleri gerçek dünyadan kopuk gibi geliyor bana. Senin de belirttiğin gibi &#8220;söylediklerimin pek bir şey ifade etmemesi&#8221; bu büyük sosyal bilimcileri anlayamamamla ilgili olabilir. Zaten benim ilgi ve yazı alanım büyük sosyal teoriler değil günlük basit olaylar.</p>
<p>Keşke sen de bu kadar geniş perspektiften olaylara bakmaya uğraşıp zor durumlara düşmesen de daha ayakları yere basan işlerle uğraşsan. Bunları bilmiyorsun demiyorum, sadece ben de az buçuk biliyorum, tekrara gerek yok demeye getiriyorum. Sen ders verir tarzda yazdıkça biz öğrencilikten zaten bıkmış olanlar biraz sinirlenebiliyoruz. Öte yandan bu tavrın asistan ve ileride öğretim üyesi olman için olumlu puandır fakat beni en azından şu sanal camia öğrenci yoklama listesinden çıkarsan memnun olurum.</p>
<p>Daha basit ve anlaşılır, mümkünse birilerinin yazdıklarına atfen değil kendi kanaatini içeren yorumlarını beklerim. Buradaki ufak tefek atışmaların İzmir&#8217;deki ağırlama programına bir etkisi olmayacağı kanaatiyle selamlar.</p>
<p>FST</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Tansel Güçlü</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2006/09/18/75-kurus/#comment-2085</link>
		<dc:creator>Tansel Güçlü</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 Sep 2006 16:44:23 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2006/09/18/75-kurus/#comment-2085</guid>
		<description>Şimdi farkettim. "Liberalizm özünde böyle bir ideoloji olmasa da (kendi iç çelişkilerini bir tarafa bırakıyorum) tekellerin dünya üzerindeki egemenliğine ve sözde demokrasi ihraçlarına ve dolayısı ile emperyalizme bir alet olarak pekala "kullanımıyor.""

Orada "kullanımıyor" değil "kullanılıyor" olacaktı. Kastedilenler açıktır.

Abicim söylediklerin pek birşey ifade etmedikleri için uzatmaya gerek görmüyorum. Şu insan doğası meselesi ise tam bir safsatatır, yazılarıma da link verdim, oradan okuyabilir başka kaynaklardan da inceleyebilirsin.

Çabadan kastımı şiddet olarak kastetmediğimi iyi biliyorsun. fakat şunu da belirtelim ki tarihte burjuvazi veya egemen sınıflar ihtiyaç duyduklarında hiçbir zaman şiddet kullanmaktan da kaçınmamışlardır. Terör meselesini kendinize yontarak değil de biraz da tersten okumak gereklidir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Şimdi farkettim. &#8220;Liberalizm özünde böyle bir ideoloji olmasa da (kendi iç çelişkilerini bir tarafa bırakıyorum) tekellerin dünya üzerindeki egemenliğine ve sözde demokrasi ihraçlarına ve dolayısı ile emperyalizme bir alet olarak pekala &#8220;kullanımıyor.&#8221;"</p>
<p>Orada &#8220;kullanımıyor&#8221; değil &#8220;kullanılıyor&#8221; olacaktı. Kastedilenler açıktır.</p>
<p>Abicim söylediklerin pek birşey ifade etmedikleri için uzatmaya gerek görmüyorum. Şu insan doğası meselesi ise tam bir safsatatır, yazılarıma da link verdim, oradan okuyabilir başka kaynaklardan da inceleyebilirsin.</p>
<p>Çabadan kastımı şiddet olarak kastetmediğimi iyi biliyorsun. fakat şunu da belirtelim ki tarihte burjuvazi veya egemen sınıflar ihtiyaç duyduklarında hiçbir zaman şiddet kullanmaktan da kaçınmamışlardır. Terör meselesini kendinize yontarak değil de biraz da tersten okumak gereklidir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: İzlenimler</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2006/09/18/75-kurus/#comment-2084</link>
		<dc:creator>İzlenimler</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Sep 2006 18:53:42 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2006/09/18/75-kurus/#comment-2084</guid>
		<description>Tansel,

Sol çözümü "sınıfsız toplumda görmüştür" dediğinize göre solculuk=komünistlik diyebiliriz. O halde doğrudan sol diyeceğimize komünist diyelim ki, kendisine sol sıfatı veren başka gruplarla karıştırılma riski kalmasın. Herhalde burada yanılmıyorum.

Kapitalizmde devletin tabii ki önemli bir rolü vardır, Wallerstein bunu göstermek için boşa mürekkep ve zaman harcamış, zaten belli bir şey. Anarşist toplum ile komünist toplum aynı şey demişsiniz, anarko kapitalistler, radikal liberteryenler gibi komünizm karşıtı özel mülkiyetçi anarşistlerin komünizmle bir alakası var mıdır?

Osmanlı ile ilgili analiziniz pek basit olmuş, bir de ben kimseyi "sol" diye adlandırmıyorum, bahsi geçen kimseler kendilerini sol olarak tanımlıyor.

&lt;i&gt;"Neticede gerçekten özgürlükçü ve eşitlikçi bir topluma ulaşma çabası bile bence değerli bir çabadır."&lt;/i&gt;

Bu çabada silahlı mücadele ve devrim adıyla bir sürü masum insan katledilecekse, üstelik de sınıfsız bir toplum insan doğasına aykırı bir durum olduğundan öyle süreçle filan da gerçekleşmeyeceğinden insanlığa felaket dışında birşey getirmeyecektir. Bu tür hümanist görüntülü laflar pratikte, fiili uygulamada düpedüz terörizme dönüşür. O sebeple benim insancıl, sınıfsızlık, eşitlik vs. vaat eden laflara karnım toktur.

Sonra "insanlar kendi geleceğini inşa ederken" gibi sözler de benim için maalesef bir mana ifade etmiyor, boş edebiyat bunlar. Benim tanıdığım insanlar genelde kendi menfaat ve doğrularını muhayyel, sözde bir "toplumunkine" tercih ediyorlar. İyi niyetli, insancıl solcular (komünistler mi diyelim) aksini düşünüyorsa masa başı entel sosyologların kitapları yerine biraz sağa sola baksınlar derim.

Son paragrafta liberalizmle ilgili söylediklerinizden birşey anlamadım, dolayısıyla birşey diyemeyeceğim.

FST</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Tansel,</p>
<p>Sol çözümü &#8220;sınıfsız toplumda görmüştür&#8221; dediğinize göre solculuk=komünistlik diyebiliriz. O halde doğrudan sol diyeceğimize komünist diyelim ki, kendisine sol sıfatı veren başka gruplarla karıştırılma riski kalmasın. Herhalde burada yanılmıyorum.</p>
<p>Kapitalizmde devletin tabii ki önemli bir rolü vardır, Wallerstein bunu göstermek için boşa mürekkep ve zaman harcamış, zaten belli bir şey. Anarşist toplum ile komünist toplum aynı şey demişsiniz, anarko kapitalistler, radikal liberteryenler gibi komünizm karşıtı özel mülkiyetçi anarşistlerin komünizmle bir alakası var mıdır?</p>
<p>Osmanlı ile ilgili analiziniz pek basit olmuş, bir de ben kimseyi &#8220;sol&#8221; diye adlandırmıyorum, bahsi geçen kimseler kendilerini sol olarak tanımlıyor.</p>
<p><i>&#8220;Neticede gerçekten özgürlükçü ve eşitlikçi bir topluma ulaşma çabası bile bence değerli bir çabadır.&#8221;</i></p>
<p>Bu çabada silahlı mücadele ve devrim adıyla bir sürü masum insan katledilecekse, üstelik de sınıfsız bir toplum insan doğasına aykırı bir durum olduğundan öyle süreçle filan da gerçekleşmeyeceğinden insanlığa felaket dışında birşey getirmeyecektir. Bu tür hümanist görüntülü laflar pratikte, fiili uygulamada düpedüz terörizme dönüşür. O sebeple benim insancıl, sınıfsızlık, eşitlik vs. vaat eden laflara karnım toktur.</p>
<p>Sonra &#8220;insanlar kendi geleceğini inşa ederken&#8221; gibi sözler de benim için maalesef bir mana ifade etmiyor, boş edebiyat bunlar. Benim tanıdığım insanlar genelde kendi menfaat ve doğrularını muhayyel, sözde bir &#8220;toplumunkine&#8221; tercih ediyorlar. İyi niyetli, insancıl solcular (komünistler mi diyelim) aksini düşünüyorsa masa başı entel sosyologların kitapları yerine biraz sağa sola baksınlar derim.</p>
<p>Son paragrafta liberalizmle ilgili söylediklerinizden birşey anlamadım, dolayısıyla birşey diyemeyeceğim.</p>
<p>FST</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Tansel Güçlü</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2006/09/18/75-kurus/#comment-2083</link>
		<dc:creator>Tansel Güçlü</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Sep 2006 14:55:09 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2006/09/18/75-kurus/#comment-2083</guid>
		<description>Fethi abicim öncelikle birkaç şeyi açığa kavuşturmak istiyorum.

Bunlardan birincisi ekonomik "özgürlük" meselesidir. Bir kere bence üretim araçları üzerindeki özel mülkiyet insanlar arasında tahakküm ilişkisi yarattığından özgürlük meselesi epey tartışmalıdır.

Bahsi geçen kesimlerin neden sol olmadığına gelince bir iki kelam da ona edelim. Sol, geçmişinden beri meseleleri tahlil ederken problemi kapitalizmle birlikte derinleşen sınıf ve toplumsal sistemler arası çelişkiler babından almıştır. Çözümü ise sınıfsız toplumda görmüştür. Esasında Marx'ın da ifade ettiği gibi "devlet" olgusu sınıflı toplumun olgusudur. Özellikle son dönemde Wallerstein'ın çalışmalarıda göstermiştir ki kapitalizm de bahsi geçen bir devletler sistemidir ve bu durum da kapitalizme içseldir. Özellikle sanayi devrimi sonrasından beri süreci ele alırsak kapitalizmin ortaya çıkışı ve yayılmasında merkez ülke devletleri oldukça belirleyici bir role sahip olmuşlardır. Çevre ülkeler açısından da devletin birçok işlevi vardır. Kapitalizm tahliline bunları iyi oturtmak gerekir. Komünistler devlet karşıtıdırlar. Otorite karşıtıdırlar. Zaten anarşist toplum ile komünist toplum aynı şeylerdir. Şimdi bu kadar açıklamadan sonra Türkiye özeline dönebiliriz.

Türkiye'de ise Osmanlı döneminden beri gelen ve kökleşmiş bir devlet geleneği vardır. Bizim toplumumuz kendi tabirimi kullanırsam devlet-egemen bir toplumdur. Yani kapitalizmin bizim toplumsal sistemimizdeki gelişimi merkez kapitalist ülkelerdeki klasik gelişiminden farklı olmakla birlikte birçok geç kapitalistleşmiş ülkeden de farklı koşullar içerirler. Özellikle de Türkiye'de egemen kesim devlet içindedir. Bahsi geçen ulusalcı kesimler ise özellikle devletin yanında yer alıyorlar. Yani özünde sınıfsız bir toplumu ifade edenin sol olması gerekirken siz basbayağı bir sınıf iktidarının arkasında duran kesimleri "sol" diye adlandırıyorsunuz. Metin beyin de ifadesi ile bunlar sol sosuna bulanmışlardır. Hatta şunu da hatırlatmak yerinde olur ki bir zamanlar birileri de "komünizm gelecekse onu da biz getiririz" diyenler şimdi aynı "sol"u kendileri getiriyorlar. Dikkat buyumak gerekir.

Bir de komünist veya anarşist, gerçek manada özgürlükçü bir toplumun olup olamayacağı gibi bir tartışmayı yersiz görüyorum. Neticede gerçekten özgürlükçü ve eşitlikçi bir topluma ulaşma çabası bile bence değerli bir çabadır. Üstüne üstlük bu bir süreç işidir. İnsanlık birçok şeyi kendi geleceğini birlikte inşa ederken öğrenecektir. Bu durumu böyle algılamalıyız.

Tabi bu Fethi abicim, açıklamalarınızda liberalizmi sağdan da soldan da soyutlamış yani faşizmden de soyutlamışsınız. Liberalizm özünde böyle bir ideoloji olmasa da (kendi iç çelişkilerini bir tarafa bırakıyorum) tekellerin dünya üzerindeki egemenliğine ve sözde demokrasi ihraçlarına ve dolayısı ile emperyalizme bir alet olarak pekala kullanımıyor.  Tabi yeni pazarları fethetmenin itici gücünün özel mülkiyetten ve devletlerin başat olduğu toplumsal sistemler arası çatışmalardan ve sınıf çatışmalarından geçtiğini de eklemeli. Liberalizm doğası gereği bunu ihmal ediyor. Faşizm meselesini de böyle atlayalım.

Bir de insan doğası meselesine takıldım ki esasında sosyal bilimlerdeki en kör tartışmalardan birisidir. Onun için de aşağıdaki yazılarımın linki yeterlidir.
http://iktisatcigozuyle.blogspot.com/2006/03/insan-doas-ve-doal-dzen-zerine.html
http://iktisatcigozuyle.blogspot.com/2006/04/sosyal-bilimlerin-nn_06.html

Aşağıdaki yazılarım ise Türkiye sistemine yönelik olan yazılarımdır;
http://iktisatcigozuyle.blogspot.com/2006/05/tmy-getirir-mi-gtrr-m.html
http://iktisatcigozuyle.blogspot.com/2006/05/neler-oluyor.html

Saygılar.

TG</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Fethi abicim öncelikle birkaç şeyi açığa kavuşturmak istiyorum.</p>
<p>Bunlardan birincisi ekonomik &#8220;özgürlük&#8221; meselesidir. Bir kere bence üretim araçları üzerindeki özel mülkiyet insanlar arasında tahakküm ilişkisi yarattığından özgürlük meselesi epey tartışmalıdır.</p>
<p>Bahsi geçen kesimlerin neden sol olmadığına gelince bir iki kelam da ona edelim. Sol, geçmişinden beri meseleleri tahlil ederken problemi kapitalizmle birlikte derinleşen sınıf ve toplumsal sistemler arası çelişkiler babından almıştır. Çözümü ise sınıfsız toplumda görmüştür. Esasında Marx&#8217;ın da ifade ettiği gibi &#8220;devlet&#8221; olgusu sınıflı toplumun olgusudur. Özellikle son dönemde Wallerstein&#8217;ın çalışmalarıda göstermiştir ki kapitalizm de bahsi geçen bir devletler sistemidir ve bu durum da kapitalizme içseldir. Özellikle sanayi devrimi sonrasından beri süreci ele alırsak kapitalizmin ortaya çıkışı ve yayılmasında merkez ülke devletleri oldukça belirleyici bir role sahip olmuşlardır. Çevre ülkeler açısından da devletin birçok işlevi vardır. Kapitalizm tahliline bunları iyi oturtmak gerekir. Komünistler devlet karşıtıdırlar. Otorite karşıtıdırlar. Zaten anarşist toplum ile komünist toplum aynı şeylerdir. Şimdi bu kadar açıklamadan sonra Türkiye özeline dönebiliriz.</p>
<p>Türkiye&#8217;de ise Osmanlı döneminden beri gelen ve kökleşmiş bir devlet geleneği vardır. Bizim toplumumuz kendi tabirimi kullanırsam devlet-egemen bir toplumdur. Yani kapitalizmin bizim toplumsal sistemimizdeki gelişimi merkez kapitalist ülkelerdeki klasik gelişiminden farklı olmakla birlikte birçok geç kapitalistleşmiş ülkeden de farklı koşullar içerirler. Özellikle de Türkiye&#8217;de egemen kesim devlet içindedir. Bahsi geçen ulusalcı kesimler ise özellikle devletin yanında yer alıyorlar. Yani özünde sınıfsız bir toplumu ifade edenin sol olması gerekirken siz basbayağı bir sınıf iktidarının arkasında duran kesimleri &#8220;sol&#8221; diye adlandırıyorsunuz. Metin beyin de ifadesi ile bunlar sol sosuna bulanmışlardır. Hatta şunu da hatırlatmak yerinde olur ki bir zamanlar birileri de &#8220;komünizm gelecekse onu da biz getiririz&#8221; diyenler şimdi aynı &#8220;sol&#8221;u kendileri getiriyorlar. Dikkat buyumak gerekir.</p>
<p>Bir de komünist veya anarşist, gerçek manada özgürlükçü bir toplumun olup olamayacağı gibi bir tartışmayı yersiz görüyorum. Neticede gerçekten özgürlükçü ve eşitlikçi bir topluma ulaşma çabası bile bence değerli bir çabadır. Üstüne üstlük bu bir süreç işidir. İnsanlık birçok şeyi kendi geleceğini birlikte inşa ederken öğrenecektir. Bu durumu böyle algılamalıyız.</p>
<p>Tabi bu Fethi abicim, açıklamalarınızda liberalizmi sağdan da soldan da soyutlamış yani faşizmden de soyutlamışsınız. Liberalizm özünde böyle bir ideoloji olmasa da (kendi iç çelişkilerini bir tarafa bırakıyorum) tekellerin dünya üzerindeki egemenliğine ve sözde demokrasi ihraçlarına ve dolayısı ile emperyalizme bir alet olarak pekala kullanımıyor.  Tabi yeni pazarları fethetmenin itici gücünün özel mülkiyetten ve devletlerin başat olduğu toplumsal sistemler arası çatışmalardan ve sınıf çatışmalarından geçtiğini de eklemeli. Liberalizm doğası gereği bunu ihmal ediyor. Faşizm meselesini de böyle atlayalım.</p>
<p>Bir de insan doğası meselesine takıldım ki esasında sosyal bilimlerdeki en kör tartışmalardan birisidir. Onun için de aşağıdaki yazılarımın linki yeterlidir.<br />
<a href="http://iktisatcigozuyle.blogspot.com/2006/03/insan-doas-ve-doal-dzen-zerine.html" rel="nofollow">http://iktisatcigozuyle.blogspot.com/2006/03/insan-doas-ve-doal-dzen-zerine.html</a><br />
<a href="http://iktisatcigozuyle.blogspot.com/2006/04/sosyal-bilimlerin-nn_06.html" rel="nofollow">http://iktisatcigozuyle.blogspot.com/2006/04/sosyal-bilimlerin-nn_06.html</a></p>
<p>Aşağıdaki yazılarım ise Türkiye sistemine yönelik olan yazılarımdır;<br />
<a href="http://iktisatcigozuyle.blogspot.com/2006/05/tmy-getirir-mi-gtrr-m.html" rel="nofollow">http://iktisatcigozuyle.blogspot.com/2006/05/tmy-getirir-mi-gtrr-m.html</a><br />
<a href="http://iktisatcigozuyle.blogspot.com/2006/05/neler-oluyor.html" rel="nofollow">http://iktisatcigozuyle.blogspot.com/2006/05/neler-oluyor.html</a></p>
<p>Saygılar.</p>
<p>TG</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: izlenimler</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2006/09/18/75-kurus/#comment-2082</link>
		<dc:creator>izlenimler</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Sep 2006 10:51:33 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2006/09/18/75-kurus/#comment-2082</guid>
		<description>Merhaba,

Tarzınızdan siz olduğunuzu anlamıştım, merak etmeyin. Öncelikle, lütfen işinizi gücünüzü ikinci derecede önemli işler için bırakmayın, bunların acelesi yok.

Muhtemelen siz kendi sitenize bir boş zamanınızda yazarsınız ama dediğim gibi bence zurna ekonomik özgürlük konusunda zırt diyor. Misal Türkiye'de Mustafa Erdoğan, Atilla Yayla gibi liberal isimlerle mesela Kürşat Bumin, Ahmet İnsel gibi sol isimler ekonomi dışı konularda yüzde yüz hemfikir iken, ekonomide yüzde yüz farklı düşünmektedirler. Benzer durum Fethi ile Metin için de söz konusu. Elbette kişilerin kendisine "sol", "liberal", "sağ", "islamcı" gibi isimler takması ile içerik birbirinden farklı olsa gerek.

Son sorunuza gelince, özel mülkiyete izin vermeyen sosyalist devlet sistemi ile devleti mümkün olan son noktaya kadar sınırlamış kapitalist sistem arasındaki yelpazede ne kadar orta noktaya gidilirse o kadar problem artar diye düşünüyorum.  Bilmiyorum ehil iktisatçı ve sosyal bilimci dostlarımız bu görüşüme ne der. Tabii, devletin tamamen ortadan kalktığı mülkiyete izin veren ya da vermeyen anarşist sistemlerin çok küçük topluluklar dışında işlemesini en azından bugünün ve yakın geleceğin dünyasında imkansız gördüğüm için konu dışı ediyorum.

Selamlar.

FST</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba,</p>
<p>Tarzınızdan siz olduğunuzu anlamıştım, merak etmeyin. Öncelikle, lütfen işinizi gücünüzü ikinci derecede önemli işler için bırakmayın, bunların acelesi yok.</p>
<p>Muhtemelen siz kendi sitenize bir boş zamanınızda yazarsınız ama dediğim gibi bence zurna ekonomik özgürlük konusunda zırt diyor. Misal Türkiye&#8217;de Mustafa Erdoğan, Atilla Yayla gibi liberal isimlerle mesela Kürşat Bumin, Ahmet İnsel gibi sol isimler ekonomi dışı konularda yüzde yüz hemfikir iken, ekonomide yüzde yüz farklı düşünmektedirler. Benzer durum Fethi ile Metin için de söz konusu. Elbette kişilerin kendisine &#8220;sol&#8221;, &#8220;liberal&#8221;, &#8220;sağ&#8221;, &#8220;islamcı&#8221; gibi isimler takması ile içerik birbirinden farklı olsa gerek.</p>
<p>Son sorunuza gelince, özel mülkiyete izin vermeyen sosyalist devlet sistemi ile devleti mümkün olan son noktaya kadar sınırlamış kapitalist sistem arasındaki yelpazede ne kadar orta noktaya gidilirse o kadar problem artar diye düşünüyorum.  Bilmiyorum ehil iktisatçı ve sosyal bilimci dostlarımız bu görüşüme ne der. Tabii, devletin tamamen ortadan kalktığı mülkiyete izin veren ya da vermeyen anarşist sistemlerin çok küçük topluluklar dışında işlemesini en azından bugünün ve yakın geleceğin dünyasında imkansız gördüğüm için konu dışı ediyorum.</p>
<p>Selamlar.</p>
<p>FST</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
