YÖK’ün Suçu Ne?

FST 18 Eylül 2006

kimya.jpgAkademik camiada dönen dolaplarla ilgili çoktandır birşey yazamıyorum, eski yazılarıma hala yorumlar geliyor bir ara cevaplamaya çalışacağım. Bu vesileyle gözüme takılan bir haber oldu, Türkiye’de torpili olmadığı için araştırma görevlisi olamayan bir arkadaş Oxford Kimya bölümüne doçent olmuş. Bence bu arkadaş ve haberi verenler büyük bir yanılgı içinde. Neden, izah edeyim. Önce habere bakalım:

“Bölüm birincisi olduğum için üniversiteye araştırma görevlisi olabileceğimi düşünüyordum. Benim yerime 4 yıllık bölümü 6 yılda bitiren birini aldılar. Onun torpili vardı, benim yoktu.” Başarılı akademisyen Türkiye’deki sistemin kaliteli öğretim üyelerinin yetişmesine engel olduğunu söylüyor.

[…] Okuduğu üniversiteye araştırma görevlisi olarak giremeyen Ayhan Çelik, daha sonra Kırşehir’de öğretmenliğe başlamış. Kısa süreli öğretmenliği sırasında yurtdışına öğretim üyesi yetiştirilmek üzere Milli Eğitim Bakanlığı’nın sınav yaptığını duyunca, bu sınava girerek başarılı olmuş. Sınav sonrası İngiltere’ye gelen Çelik, Leeds Üniversitesi’nde yabancı dil eğitiminden sonra Hull Üniversitesi’nde 1 yıl gibi kısa sürede lisans üstü eğitimini tamamlamış. Daha sonra biyoorganik kimya alanında Leicester Üniversitesi’nde 3,5 yıl doktorasını tamamlayan Doç. Dr. Çelik Edinburg Üniversitesi’nde 4 yıl araştırma görevlisi olarak çalışmış. Bu yıl dünyanın önde gelen üniversitelerinden Oxford Üniversitesi’ne öğretim üyesi olarak kabul edilen Çelik kendisi için hazırlanan laboratuvarında bilimsel çalışmalar yapıyor.

Hem haberde hem habere yapılan yorumlarda YÖK ve üniversitelerimiz hakkında olumsuz eleştiriler yapılıyor, vay nasıl torpil olur, beyin göçü var vs. Yahu etmeyin. Ya bu adamcağızı KTÜ 6 yılda okul bitiren torpilli yerine araştırma görevlisi olarak alsa ne olacaktı? Muhtemelen şimdi kod adı psikopat olan bir profesörün ibriğini tutma sürecinde debelenen bir zavallı olmayacak mıydı? Tez bitirmek için kaynak bulamayacak, yalakalık yapmasa sözleşmesini uzatmayacaklar, üniversite idaresinin ideolojik görüşünü benimsemese doktora, doçentlik vs. yollarında taş koyacaklardı. Hepsi yoluna girse İngiltere’de kazandığının beşte biri bile olmayan bir paraya talim eden silik bir memur haline gelmeyecek miydi?

Doçent Ayhan Çelik bence serzenişte bulunmasın torpil ve kayırmacılığı prensip edinen YÖK’e dua etsin. Sayesinde İngiltere’de paraya para demez hale gelmiş. Bazen ben de eleştiri yazısı yazıyorum ama YÖK’e biraz haksızlık mı ediyoruz acaba? Yiğidi öldürelim ama hakkını da verelim.

5 Yorum

  1. Enes Reyhan - 18 Eyl 2006 - 10:07 am

    YÖK hakkında espirili olarak gerekli yazıyı yazmıssınız fakat biraz ciddi düşündüğümüzde gerçekten ne olacak bu eğitim sisteminin durumu?

    http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=198966 Radikal’in haberine göre, Yök, MEB’in yurtdışına göndereceği öğrencilere denlik vermeyecekmiş. Kim kurtaracak bizi Yök’ten?

  2. VolkanS - 18 Eyl 2006 - 10:18 am

    izlenimleri hangi kategoriye koymalıyız?

    bence,

    Kara Mizah!

  3. Obur Kedi - 18 Eyl 2006 - 4:56 pm

    Sonuna kadar dogru bir yorum. Sayin Celik’in verilmis sadakasi varmis.

    Bu arada yazi yazmama kararinizi tekrar dusundugunuz ve vazgectiginiz icin tesekkurler.

  4. Afşar ÇELİK - 19 Eyl 2006 - 9:42 am

    Yahu siz YÖK’ün bilimsel yetkinliğini nasıl sorgularsınız? Sittin sene Yard. Doç olarak suyunu çıkardığı insanların yayınlarını bir çırpıda yok sayan bir akademik camianın yetkinliğini kim sorgulayabilir?

    Zaten bilhassa sağlık bilimlerinde gerek malzemesizlikten gerek dil eksikliğinden yılda bir veya iki yayın yapabilen bir sürü akademisyen var.

    Fethi bey’in yazısı ülkeye beyin gerekmediğini göstermektedir. Bizde beyin fazlaığı vardır… Offf saçmalığın neresini nasıl tutcaz abi!?

  5. BirBilgi - 27 Ara 2007 - 8:42 am

    Sitede emegi gecen herkese tesekkurler

    http://www.1bilgi.com

    Sizleride sitemize bekliyoruz

    Nice yillara…

Yorumlar için RSS

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş