Kerinçsiz’in Suçu Ne?
FST 21 Eylül 2006
Kemal Kerinçsiz adlı ulusalcı avukatın medyaya sıkça yansıyan eylemlerini ilgiyle izliyorum. Bu adamı takdir ediyorum. Bir sürü özgürlük vaadiyle ortaya çıkan AKP’yi hem Türkiye kamuoyuna rezil ediyor, hem de AB yolunda ulusalcı kanada karşı mahcup ediyor. Ulusalcı bazı hödük yazarlar gibi laf da üretmiyor, iş yapıyor.
Yanlış anlaşılmasın, Kerinçsiz’i AKP’yi madara ettiği için takdir ediyor değilim. Sonuçta AKP’nin lafta icra etmeye çalıştığı şeyler doğrudur. AB yolunda olsak da olmasak da ifade hürriyeti iyi şeydir. (Hindi misali düşünme hürriyeti demiyorum, çoğunluğun, hakim kesimlerin beğenmediği, genel kabullere zıt şeylerin fiilen yazılması, söylenmesini kastediyorum. Herkesin kabul ettiğini söylemek ifade hürriyeti değil malumu ilam veya yerine göre yalakalıktır).Kerinçsiz kendi doğru bildiğini, hatta yapması gerekeni, bilinçli bir ulusalcı olarak görevini iyi yapıyor.
İşte bu Kerinçsiz Elif Şafak’ın Türklüğü Aşağılama davasına da müdahil olmuş, duruşmalara da bir sürü adam toplayıp götürüp nümayiş yaptırıyormuş. Başbakan Erdoğan da bu işten yılmış olmalı ki İstanbul Emniyet müdürüne telefon açmış “şu adama mukayyet olun” mealli şeyler söylemiş. Haberde şöyle yazıyor:
Başbakan Tayyip Erdoğan İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah’ı telefonla arayarak Avukat Kemal Kerinçsiz’in başını çektiği Büyük Hukukçular Birliği üyelerini sokak eylemlerinde görmek istemediğini söyledi. Beyoğlu Adliyesi’nde görülecek duruşma sırasında eylemcilere taviz verilmeyeceği ve müdahale edileceği bildirildi.
Bu ne garip uygulamadır? Asıl suç 301. madde gibi bir ucubeyi uygulamaya koyan hükümette midir yoksa ilgili madde uyarınca şu veya bu niyetle görevini yapan hukukçular mı? Üstelik bu işlerde geri adam atmayacağını göğsünü gere gere ifade eden Cemil Çiçek gibi bir ulusalcı bakanın varken Kerinçsiz aleyhine tedbir almaya kalkmak ne tür bir perhiz turşusudur?
AKP ve başbakan yanlış yolda. Abdullah Gül muhtemelen bunları uyarıyordur (geçenlerde ‘AB görüşmelerinde masa altından ayağına çok tekme attım frenlemeye çalıştım’ diyordu) ama etkisiz kalıyor gibi. 301. madde ve benzerleri durdukça Kerinçsiz daha çok eylem yapar, AKP de daha çok madara olur. Boşa kostaklanmaya gerek yok.
Tayyip Erdoğan’ın yerinde olsam Kemal Kerinçsiz’i bırakır Cemil Çiçek için bir tedbir düşünürdüm. AKP’nin burnuna bakınca kılavuzları hakkında fikir de edinebiliyorsunuz. Ne yapalım sakalım olmasına rağmen danışman kadrosunda değilim, lafım dinlenmiyor. Belki Abdullah Gül’ün tekme yanında tokat, yumruk, elektrik şoku gibi diğer tedbirleri yürürlüğe koyma zamanı geldi de geçiyor.
O halde son söz, devam et Kerinçsiz, samimi olarak arkandayım.
Güncelleme: An itibariyle Kemal Kerinçsiz Adliye önünde ekibiyle gösteriye başlamış bulunuyor, haberde destekçileri sayılıyor ama Cemil Çiçek adını göremedim, acaba ön saflarda değil mi? İstanbul’da olsam ben de yerimi alacaktım ama ne çare.
Popularity: 7% [?]
- Siyaset
- Yorum(2)
- Bu Yazıyı Paylaşın
- PDF olarak kaydedin
Hindi misali düşünme hürriyeti demiyorum, çoğunluğun, hakim kesimlerin beğenmediği, genel kabullere zıt şeylerin fiilen yazılması, söylenmesini kastediyorum. Herkesin kabul ettiğini söylemek ifade hürriyeti değil malumu ilam veya yerine göre yalakalıktır.
Sahalarimizda gormek istedigimiz hareketler, tribunlerden duymak istedigimiz sesler bunlar sayin seyirciler.
Gerci sizinki malumu ilam olmus, benimki de hafif yalakalik ama olsun. Okuyunca hosuma gitti, ses edeyim dedim.
Yabanci basindan:
http://www.cnn.com/2006/WORLD/europe/09/21/turkey.rights.reut/index.html
Cok yazik.