Ekim 2006 Arşivi
Türk Dünyası
FST 22 Ekim 2006
Uzun araya gimezden önce bir konuyu daha gündeme getireyim. Akşam haberlerde Kazakistan’da Türk işçilerle Kazak işçilerin çok şiddetli bir kavga yaptıkları, yüzlerce yaralı (hatta bir miktar ölü) olduğundan söz ediliyordu. Olay muhtemelen ekonomik veya gerçekten anlamsız, boş bir sebepten kaynaklanıyor olabilir ama benim aklıma eskiden beri takılan bir konu var. Türk dünyasında Hazar’ın karşı tarafına geçildiğinde, özellikle Kazakistan, Türkmenistan vs. Türk devletlerinde Türkiye ve Türklere karşı ciddi bir antipati olduğuna dair izlenimlerim var. Azerbaycan ise muhtemelen dil ve kültürün çok benzemesi sebebiyle daha yakın, müspet görünüyor. Bilmem bu konuda bilgisi olanlar ne der.
Popularity: 11% [?]
Eğitim Şart mı ve Nasıl Olmalı?
FST 21 Ekim 2006
Uzunca bir süre, belki 10-15 gün yazma imkanı bulamayacağım. Bu sebeple kendimce önemli gördüğüm bir konuyu gündeme getirerek burada yorumlanmasına vesile olmaya çalışacağım. Hatırlarsınız geçenlerde öğretmenlerin ek ders ücreti ile ilgili bir haber sitesinde yer alan yorumları aktarmıştım. Buradaki manzara öğretmenlerin büyük bölümünün artık yegane meşgalesinin maaş, ek dersücreti, kademe, derece, terfi gibi konulara yoğunlaştığını gösteriyordu. Para elbette bir insan için en önemli faktör, bunu inkar edemeyiz ama lafta kutsal bir iş yapan, üstelik çocuklarımızı “zorunlu olarak” teslim ettiğimiz bu kişilerin yer yer tiksindirici bir boyut kazanan para, terfi için sadakat ve yalakalık, tayin için dolap çevirme, öğrencilere eziyet etme gibi davranışlarının da analiz edilmesi gerekiyor.
Popularity: 34% [?]
Seçime Doğru-II: Bir Teklif ve Yeni Oluşum
FST 21 Ekim 2006
Geçenlerde bir yazımda BTP ile Genç Parti arasında tereddütlü olduğumu, vatana hizmet yolunda bunlardan hangisinin kasası sağlam, pardon projesi sağlam ise orada bir nefer olarak hizmet edeceğimi beyan etmiştim. Bazı dostlar “abi sen neden bir parti kurmuyorsun, bak herkes vatana hizmet için yarışıyor, Ali Müfit Gürtuna da meydana iniyor” diyerek kafamı karıştırdıklarında bir müddet sakalımı sıvazlayıp düşünmedim değil. Bu duygu ve düşünceler içinde iken dost ve kardeş blog Ekonomi Türk’e yolum düştüğünde çok ciddi bir teklif ve proje ile karşılaştım. Orada yeni bir siyasi oluşumdan söz edilirken projenin uygulanması sürecinin başına benim geçmemin uygun olacağından bahsediliyordu.
Popularity: 11% [?]
Mübarek Gece
FST 21 Ekim 2006
Ramazan ayında halkımızın önemli bir bölümü türbelere koşar. Kimi yatırların yanında sirkeye ekmek banılır, kiminde yerlerde sürünülür, kiminde oraya buraya ip, bez bağlanır, bazı camilerde sakal-ı şerif tavaf edilir, otobüslerle yurt sathında yayılmış olan kesik baş, Ashab-ı Kehf, baba, dede, dayı, amca makamlarına seferler düzenlenir. Bu işlerin ekonomik bir faydası olduğunu inkar etmiyorum. Türbe çevrelerinde sirke, güllü ve gülsüz yasin, amme, tebareke, balona okunup şişirilmiş hazır sureler satanlar yanında otobüs seferleri, hocalara, mezarlık bekçilerine ödenen paralar da ciddi bir ekonomik canlanma göstergesidir. Peki bu türbe, yatır ziyareti merakı halkımızın sadece fukara kesimine mahsus bir özellik midir? Elbette hayır. Hatta tam tersine özellikle Ramazan ayında sosyetede de ciddi bir hareketlilik gözlenir. Özellikle kandil gecelerinde bu iş zirveye ulaşır.
Popularity: 15% [?]
Balyoz -III: Biz de Şaşırdık
FST 21 Ekim 2006
Balyoz konusunu kapatacağım ama şu habere atıfta bulunmadan geçemedim. Balyoz nedir, kaça alınır satılır, nerde yapılır çerçevesinde mevzu 3-4 gündür konuşuluyor ama bakalım camı kırılan Mercedes otomobilin üreticileri bu konuda ne düşünüyormuş, ilginç bir nokta değil mi? Bakın Mercedes’in zırhlı araçlar bölümü basın sözcüsü Allner ne demiş:
“Silahla, bombayla arabalarımızı test ettik ama balyozla denememiştik. Aracın görevi içindekini korumak, o görevini yapmış” […] “Tarihimizde bir ilk. 1928′den beri zırhlı araç üretiyoruz, böyle şey yaşamadık. Aracın görevi, içinde bulunan yolcuyu korumak. Ve araç bu görevini yerine getirmiş”
[…]Sözcü, şimdiye kadar balyoz testi gibi bir uygulamaları olmadığını belirterek, bundan sonra da yapmayacaklarını söyledi.
[…]Allner, şirket tarihinde ilk kez bir zırhlı aracın camının balyozla kırıldığına tanık olduklarına dikkat çekti.
Bu daha bir ilk, evet, bekle daha neler göreceksin.
Popularity: 9% [?]
Örümcek Adam
FST 20 Ekim 2006
Gelelim Örümcek Adama. Burası balyoza göre biraz daha karışık, bir defa ortalıkta henüz görünmeyen, ne idüğü belirsiz bir kitap var. Namaz hocası adlı bir kitapta Namaz kılma ve dini bir takım gerici faaliyetler Örümcek Adam üzerinden anlatılıyormuş. Önce “herhalde Örümcek Adam resmini ve karakterini Marvel Comics’in haberi olmadan kullandıkları için Yalçın Bayer telif sebebiyle harekete geçti” diye düşünürken işin arkasında sinsi bir irtica tezgahı olduğunu fark ettim.
Yalçın Bayer’i tanırsınız, kendisi sıkça okur mektuplarına yer verir, bunların da pek aslı astarı var mı diye bakmaz. Özellikle irticaya geçit vermeme üzerine bir yazı ise aslı astarının aranmaması gerektiği gerçeğine binaen bu konu üzerinde fazla durmak istemiyorum. Daha önce kendisine gelen okur mektupları ile ilgili 4-5 yazı yazmıştım. Hatırlanırsa bikiniliye saldıran yobaz meselesi de yine Bayer’e gelen bir mektupla ortaya çıkmıştı. Herneyse, Örümcek Adamlı mektup şu imiş:
Örümcek Adam hidayete mi erdi
GEÇTİĞİMİZ günlerde Diyanet İşleri Başkanlığı, çocuklar için bir namaz kitabı çıkardı; fakat bu kitap hiç de rastladığımız türden değil.
Popularity: 51% [?]
Balyoz-II: Kutsal Emanetler Gerçek mi?
FST 20 Ekim 2006
Dün balyoz meselesinden girip Marvel Comics süper kahramanı Thor üzerine bir senaryo üretmişken, yurt sathında Hürriyet yazarı Yalçın Bayer’e gelen bir şikayet mektubuna binaen Örümcek Adam’ın dindarlığı üzerine tartışma başladığını gördüm. Bu konuyu bir sonraki yazıda ele alacağım ancak daha önce balyoz davasında işlerin sarpa sardığını, Milletvekilinin para ödeyerek aldığını iddia ettiği balyozun orijinal olmadığı, sıradan bir balyoz olduğu gibi haberlere dikkatinizi çekmek isterim. Bakın olayda nasıl gelişmeler varmış:
İnşaatta çalışan Diyarbakırlı işçiler, balyozu Berdibek’e vermediklerini, Güven Hastane Güvenlik Müdürünün, medyanın balyoza olan ilgisinden rahatsız olarak balyozu aldığını söyledi. Diyarbakırlı işçi Zeki Alpyılmaz, “Balyozu satmadık. Bize hastaneden gazeteciler gelip gitmesin, balyozu bize verin dediler. Biz de dün teslim ettik. 3 aydır kullanıyordum, zaten eskimişti” dedi. […] Hastane yetkilileri, “Vekil geldi, balyozu çok istedi. Biz de inşaattan başka bir balyoz verdik” dediler.
Eski milletvekili ve Hastane Başhekimi de olan hastane sahibi Dr. Ahmet Küçükel ise olaya çok şaşırdığını belirtti. Milletvekilinin kendilerinden balyoz rica ettiğini ve çalışanların da eldeki balyozlardan birini verdiğini anlatan Küçükel, “Hastaneden balyoz satılması kesinlikle mümkün değil. Zaten Berdibek’le hiç karşı karşıya gelmedik. Bu balyoz o balyoz değil. Rasgele bir balyoz vermişler” dedi.
Bu arada bir başka yetkili balyozun parayla satılmadığını ileri sürüyor ama dünkü haberde milletvekilinin “verdiğim parayı söyleyemem” dediğini hatırlıyorum. Yani ya hastane para aldı ve bunu söylemiyor, ya da milletvekili doğru konuşmuyor. Burası detay, esas nokta yine dünkü haberde “sapının çatlaklığı” vurgulanan balyozun muhtemelen başbakanı “ölümden kurtaran” kutsal balyoz olmayıp sıradan bir inşaat balyozu olma riski. Tabii “canım ne önemi var, sanki Topkapı Sarayındaki kutsal emanetlerin gerçek olduğunu kim biliyor, varsın bu balyoz gerçek kabul edilsin, mühim olan manevi değeri” de denebilir. Orasını artık balyoza önem atfedenler düşünsün.Balyoza önem atfeden demişken, Anadolu Ajansı gündeme balyoz gibi inen konuda teknik ve ticari bilgileri de aktarmış. Şöyle deniyor:
Çelik döküm olarak üretilen balyozlar, 3, 4, 5, 6, 8 ve 10 kiloluk olarak gruplanıyor. Kilosu 3.5 YTL’den satılan balyozların fiyatı ağırlığına göre 10.5-35 YTL arasında değişiyor. Nalburluk yapan Cemal Üngür, “Ağırlığı üç kilodan az olanlar çekiç sınıfına girer. Sağlam olması için çelik döküm olarak üretilen balyozların üzerinde ağırlığının ne kadar olduğu yazılıdır. Türkiye’de balyoz üreten birçok firma var ama en iyi balyoz Denizli’de yapılıyor. Piyasada en çok Denizli balyozu tutuluyor” dedi.
Bakalım balyoz işinden daha neler öğreneceğiz.
Popularity: 9% [?]
Thor
FST 19 Ekim 2006
Başbakanın hastane önünde arabada kilitli kalması üzerine gelişen olaylar malum. Taş, tuğla gibi geleneksel kırma yöntemleriyle cama güç yetirilemeyince yandaki inşaata müracaatla önce bir keserle şans denenmiş. Keserin tersi de zırhlı araca işlemeyince iş balyoza düşmüş. Hasan isimli bir inşaat kalfası balyoz gücüyle camı kırıp başbakanı kurtarmış, olaylar da böylece gelişmiş. Bu hikaye bana Marvel Comics’in ünlü kahramanı yıldırım tanrısı Thor’u hatırlattı bir anda. Aslında Thor’u hatırlamamda olaydan ziyade bir AKP milletvekilinin para ödeyerek inşaat ustasından çekici satın alması ve bu çekiçle bir resim çektirmesi oldu. Habere göre Bingöl Milletvekili Feyzi Berdibek’in çekici alma macerası şöyle yaşanmış:
Popularity: 19% [?]
Picasso-II: Rabbim bana fırsat verdi
FST 18 Ekim 2006
Yaptığı resimler TBMM lokantasına asılan AKP milletvekili ile ilgili yeni gelişmeler var, işe Bülent Arınç ve yorumcu bir doçent de karışmış. Ben konunun takipçisiyim, işin içinde ödenen vergilerden harcandığı iddia edilen 20 Milyar var. Torbalı belediyesinin heykele ödediği 150 Milyarı da unutmuş değilim elbette. Herneyse, haber şöyle:
Popularity: 9% [?]