İrticaya Kesin Çözüm

FST 1 Ekim 2006

[…] Evet, irtica azmıştır, daha doğrusu azgınlığı 80 senedir hiç dinmemiştir. Peki ne yapacağız? Şu kadar zamandır elde ettiğimiz kazanımları bir avuç yobaza pabuç bırakarak kayıp mı edeceğiz? Bugün gemi azıya almış bedhahlar çağdaşlığın simgesi olan öğretmenevleri, diskolar ve tekel bayilerini gözlerine kestirmiş görünüyorlar. Ulusal direniş hareketiyle üniversitelerden püskürtülen ayak takımı, demokrasi nimetinden ve çağdaş kesimin gafletinden faydalanarak azınlık diktatörlüğü kurmuş vaziyettedir.

Genel başkanımız Baykal isabetli olarak gidişatın İran ve Humeyni ile ilişkisine dikkat çekmiş, İzmir’de gayretli milletvekillerimiz AKP milletvekillerine zorla şarap içirmeye çalışarak görevlerini yerine getirmeye çalışmıştır. Öğretmenevlerindeki içki yasağının ülke tarımına zararı vurgulanmış, iktisat ikinci sınıf öğrencilerinin danışmanlığıyla çıkmaza bir çözüm aranmaya başlanmıştır. Uzun zamandır bu konuda tefekkür eden biri olarak irtica ile mücadelede yol almamızı sağlayacak bazı noktaları not ettim, belki faydası olur. Yalnız, öncelikle şunu vurgulamak isterim, bence yobaz takımına biraz yumuşak davranılıyor, demokrasi gibi laflar altında prim yapmalarına imkan veriliyor. Bazı emekli paşalarımızın ve köşe yazarlarımızın belirttiği gibi Menemen Hadisesinin cereyan ettiği “asrı saadet” devrindeki özlenen sert ve sopalı yöntemlerin icrası çözümü daha kolay getirecektir. AKP’nin “AB” maskesiyle bilinçsiz kitleleri aldattığı insan hakları, ifade özgürlüğü gibi masalları boşvermek lazımdır. İşte aspirin gibi kesin tesirli önerilerim:

-Öncelikle, İstiklal Mahkemeleri canlandırılmalıdır. Tabii bunun için kaldırılan idam cezasının “birinci tehdit ola irtica hariç” ibaresiyle revize edilmesi gerekir. Ortalama bir celsede 35-40 kellenin altında işleyen mahkemeye istiklal mahkemesi denmesi söz konusu olamaz. Tabii, her sene Menemen hadisesi yıldönümünde Kemalizm adına bir yobazın kafasının kör bıçakla kesilmesi de düşünülebilir, bazılarımızın yüreği ancak soğur ama tepki çelebilir. Belki yobaz yerine bir Kurban Bayramı ihdas edilerek koç da kesilmesi daha uygun olur. Koçun derisi tabii ki THK’ya bağışlanmalıdır.

-Ordumuz derhal İran ve Suudi Arabistan’a savaş ilan etmeli, irtica kaynağından kurutulmalı, Türkiye’deki sivrisineklerin beslenmesi önlenmelidir. Elbette bu büyük savaşta kendisine itimat edilmesi mümkün olmayan Hilmi Özkök yerine emekli paşalarımızdan Tuncer Kılıç başkomutanlığı almalı, kurmay heyetin başına da fahri general rütbesiyle Emin Çölaşan getirilmelidir.

-Bütün hırsızkapitalistlere ait özel kuruluşlar kapatılmalı, kamulaştırılmalı, başlarına çağdaş insanlar, mümkünse emekli öğretmen ve paşalar getirilmelidir. Milli kaynaklarımız değerlendirilmeli, ABD’nin betonla ağzını kapattığı petrol kuyuları derhal açılmalı, elimizden zorla alınan ve şu anda dünya ekonomisine yön veren Bor madeni, bizde bolca bulunan ama dış güçlerce kullandırılmayan Uranyum, Plütonyum, Neptünyum gibi ne olduğunu bilmediğim, muhtemelen ilgili gezegenlerde bulunduğunu tahmin ettiğim şeyler devlet eliyle harekete geçirilmelidir.

-Yurt çapında “Yeşilay Cemiyeti Kapatılsın”, “İçkiye Evet”, “Alkole Uzanan Eller Kırılsın” temalı mitingler yapılmalı, alkole sevgi seli kampanyaları açılmalıdır. Tekel bayileri bayraklarla donatılmalı, iktisat fakültelerinde “Türk Tarımında ve Genel Ekonomisinde Alkol ve Meze Tüketiminin Etkileri” başlıklı sempozyumlar tertip edilmelidir.

-Başörtülüler, tavşan kulaklı, babaannemizin, ninemizin, anamızın demeden tüm kamusal yerlerden tecrit edilmelidir. Bunların ve çember sakallıların oy kullanma hakkı derhal kaldırılarak CHP’nin iktidar yolu açılmalıdır. CHP üyesi ailelerin yeni doğan bebeklerine kadar oy hakkı verilmeli, açık oy, gizli tasnif sistemine geri dönülmelidir.

-Cumhurbaşkanlığı gibi detay tartışmaların sona erdirilmesi için çağdaşlığından kuşku duyulmayan sayın Sezer ölene kadar bu mevkide kalmalı, ardından yerine kimin geçeceğine Hürriyet ve Cumhuriyet yazarlarından oluşan bir kurul karar vermelidir.

-Göztepe ve Taksim’e cami lafını ağızlarına alma ahmaklığını gösterenlere inat Süleymaniye, Sultanahmet ve Yeni Camiler derhal çağdaş müzik ve resim etkinlikleri veren yerlere dönüştürülmelidir. İlk resim sergisini Bedri Baykam açmalı, ilk konseri askeri bando vermelidir.

-Türkiye’de gericiliğin tek sebebi olan İslam diniyle ilgili tüm faaliyetler yasaklanmalı, bir türlü ne olduğu anlatılamayan “dinci ile samimi dindar” ayrımı ortadan kaldırılmalı, “samimi dindarın” potansiyel bir köktendinci olduğu gerçeği gözden kaçırılmadan problem kökten halledilmelidir. Gereği için bkz. Madde 1.

-Dinci yayınevleri kapatılmalı, Nutuk, Şu Çılgın Türkler, Metal Fırtına gibi kitaplar dışındakilerin basım yayını durdurulmalıdır. Evler tek tek aranıp çağdaş eserler dışındakiler kâğıt fabrikalarına gönderilmeli, çevreye ve ormana dost olunduğu mesajı da verilip bir taşla iki kuş vurulmalıdır.

-Günlük konuşmalarda Arapça ifadeler ola Teşekkür, Selam, Estağfirullah, Hamd, şükür, İnşallah, Maşallah lafları yasaklanmalı, bonjur, mersi, bye, iyi günler, kendine iyi bak dostum türü sözler yaygın olarak kullanılmalıdır.

-Tüm sivil toplum örgütleri derhal kapatılarak tümü aynen 1930’larda olduğu gibi CHP bünyesinde temsil edilmelidir (bkz. Masonluk ve Türk Ocakları). Atatürk’ün partisi mevcutken başka parti ve örgütlere gerek var mıdır?

-Atatürk’ün gönüllerde yaşatılmasının yetersizliği açıktır. Geçenlerde kafasına berberde kazıtan bir gencin uygulaması yaygınlaştırılmalı, hatta ameliyatlarla kalp pili şeklinde insanların kalbine Atanın resmi aktarılmalıdır. Soyut kavramlar somutlaştırılmalıdır.

-İstiklal marşında bir sürü gerici ifade geçtiğinden hem beste hem de güfte açısından daha çağdaş olan 10. Yıl Marşı ulusal marş olarak benimsenmelidir. Safahat piyasadan toplatılmalı ve yakılmalıdır.

Bazı yerler ağırınıza mı gitti, oha be diyen var mı, kışkırtıcı olduğunu mu düşünüyorsunuz? Çevrenizde yazılıp çizilenlere, haber gruplarında uçuşan mesajlara bir bakın, tekrar bir daha düşünün. Benim bu önerilerimin ne kadar masum kaldığını görürsünüz. Ne yapalım biraz yufka yürekliyim, o da benim kusurum.

Popularity: 8% [?]

2 Yorum

  1. devam - 08 Eki 2006 - 8:20 am

    oldür en kolayından olmaz mı

  2. Recep Yılmaz - 12 Kas 2007 - 6:35 am

    Olmaz…

Yorumlar için RSS

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş