FST Ekim 13th, 2006
Son günlerdeki Ermeni patırtısında dikkat ediyorum, olaylar ciddi şekilde Fransa aleyhine dönmüş vaziyette. Sosyalist milletvekillerinin bir ölçüde ahmaklık bir ölçüde de Ermeni oylarına dönük hareketi ciddi bir “salaklık” gösterisi haline geldi. Bu işten zararı görecek olan, Türkiye’deki sadık bendelerinin şaşkın bakışları arasında bu işleri beceren sol milliyetçi Fransa ile aç karnını doyurmaya çalışan kuzey komşumuz Ermenistan olacaktır.
Bütün kozlar şu anda Türkiye’nin elinde. 301. madde ayıbını kaldırıp onikiden vurarak yarım aklınca insan hakları öğretmeye kalkanlara bir ders verebilir. Diğer AB ülkelerinde şu anda kısmi bir mahcubiyet yaşayan demokratlara oynanabilir. Kısmen de olsa ekonomik şantajlar da yapabilirse, hele hele Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerinde inisiyatif üstlenebilirse Ermeni diasporası oyuncağı haline gelen Fransa pisliğe daha çok gömülecektir. Tabii bu arada Cezayir Soykırımı anıtı diktirmek gibi yanlışlara düşmemek gerekiyor. Bu zımnen “biz de soykırım yaptık, siz de, ne haber” diyerek tezin kabulü anlamına gelir.
Tabii burada akılda tutulması gereken nokta rehavete kapılıp Türkiye’deki insan haklarını ayıplarını “bak Fransa’da şöyle imiş” diyerek örtmeye kalkmamak. Bu fırsatı değerlendirip kendi ifade özgürlüğü ayıbımızı da temizlememiz şart.
Ermeni meselesi ile çok yazı yazıldı ben de artık arşivlerde yer almayan bazı değerlendirmeler yaptım. Hala bunların arkasındayım, ortada tanım gereği bir soykırım olmasa bile 1890-1918 arasında gayri müslim azınlıklar ve özellikle Ermenilere dönük bilinçli bir dışlama politikası izlenmiştir. Bu işin tarihçilere bırakılması lafı kaçak güreşmek demektir. Türk, Kürt ve Ermenilerin bu tarihlerde bulaştığı pislik çok, mızrak çuvala sığmaz.
Bugün Ermeni meselesinde iş gelip “Ermeniler giderken arkalarında bıraktıkları mal ve mülkü torunları geri ister mi, tazminat ödemek gerekir mi” noktasında düğümlenmektedir. Kirkor emminin malına konan Kayserili, Çorumlu eşraf hesabı. Yoksa işin insani boyutunun kimsenin umurunda olduğunu zannetmiyorum. Para meselesi olmasa bizimkiler çoktan işi İttihat Terakkinin üstüne yıkar, biz yeni bir ülkeyiz, ne yapalım, olan olmuş derlerdi.
Kısaca, bence Türkiye’nin eli hiç ummadığı şekilde güçlenmiştir, fazla saldırgan milliyetçi tavırlara girilmeden akıllıca süreç yönetilebilirse önümüzdeki dönemde bu işten fukara Ermenistan ve Azerbaycan ile Türkiye kazançlı çıkacaktır.
Eski Fransa Yazıları: Fransa 1, Fransa 2
(Konuyla ilgili Müzmin Anonim kısmen daha AB odaklı bir yazı yazmış, okunması gerekir. Bunun iki sebebi var, birincisi yazı gerçekçi ve isabetli noktalara işaret ediyor, ikincisi ilk defa siyasi bir konuda Müzmin Beyin ne söylediğini -kendi adıma konuşuyorum- açık ve net anlayabildiğimi zannediyorum.)